Rus kozmonot Oleg Artemev, ayın batışını görüntüledi

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda görevli Rus kozmonot Oleg Artemev, sosyal medya hesabında görenleri büyüleyen bir video yayınladı.

Resmi Twitter hesabından yayınladığı videoda Oleg Artemev, Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan çektiği ‘Ay’ın batışı’na ait anları takipçileriyle paylaştı.

Söz konusu video çekimi ile, Ay’ın batımı ilk kez bu kadar net bir şekilde gözler önüne serildi.

Dünya’nın ufuk çizgisindeki mavilik içinde yavaş yavaş kaybolan Ay’ın görüntüleri sosyal medyada hızla yayıldı.

#Луна заходит за горизонт… Попробовал первый раз видео снять.
.
So I tried to make video of #moonset for the first time. pic.twitter.com/LrJY6N4Dag

— Oleg Artemyev (@OlegMKS) May 4, 2018

Instagram’da ‘paralı dönem’ geliyor

Aktarılan bilgilere göre; Instagram‘a çok yakında uygulama içi satın alma seçenekleri eklenecek. Bu özellik sayesinde firmalar, Instagram hesapları üzerinden kredi kartı ile satış yapabilecek.

Instagram, test etmeye başladığı yeni özellik ile akıllara Instagram paralı mı olacak sorusunu getirdi? Peki, Instagram’ın yeni özelliği ile kullanıcılar paralarını ne yönde harcayacak?

Facebook’un bünyesinde yer alan Instagram, son dönemde yaptığı yenilikler ile Snapchat’i adeta piyasadan silmeyi başarmıştı. Hikayeler özelliğine eklediği portre modu ile tek kameralı telefonlarda portre fotoğraf çekmeye imkan sağlayan Instagram, şimdi de yeni özelliğini test ediyor.

Kullanıcılar; Instagram’a kredi kartlarını kaydettikten sonra, firmaların Instagram hesaplarında paylaştıkları gönderilerde yer alan ürünleri çok kolay bir şekilde satın alabilecek. CNN Türk’ten Ecevit Bıktım’ın aktardığı habere göre, bu özelliğin sadece isteğebağlı olduğunu, Instagram’ın eskisi gibi ücretsiz olarak kullanılacağını belirtiliyor.

Şimdilik belli başlı kullanıcılar üzerinde test edilen bu özelliğin, yaz aylarında ilk olarak Amerika’da kullanıma sunulması bekleniyor. Instagram‘ın bu satışlardan henüz ne kadar komisyon alacağı bilinmiyor.

Bankacılık işlemleri tüzüğünden dolayı; ülkemizde şimdilik kullanımasunulmayacak olan bu özellik, Instagram‘ı sosyal medya platformundan alışveriş platformuna dönüştürecek gibi görünüyor.

Instagram’ın uygulama içi satışlardan oldukça fazla kar elde etmesi bekleniyor.

Dijital dünya ve iş imkânları

TİMUR AKKURT – @timurakkurt
[email protected]

Bu haftanın yazı konusunu düşünürken bana gelen mesajlar, mailler, DM’ler (özel mesaj) aklıma geldi. Çok fazla iş imkânlarıyla alakalı başvuru yapılıyor. Bunların neredeyse hepsi dijital dünya için çalışmak üzerine. Özellikle de YouTube içerik üretimi odaklılar. İmkanım oldukça onlara cevap vermeye çalışıyorum. Buradan da genel anlamda bilgilendirme olması açısından yazmak istedim. Üstelik sadece kameranın önü veya prodüksiyon şirketlerinde değil, çalışacak çok fazla alan olduğunu söyleyeyim. Bu yazıyı okuyan anne babalar, gençlerimiz malum okumayı pek sevmiyor. Siz okuyarak en azından onlara özet geçebilirsiniz. Çocuğunun geleceği için endişelenen, hatta kendi geleceği için endişelenen eminim pek çok kişi var. Pek çok kişiye, kuruma maalesef yabancı olan bu yeni sektörü size elimden geldiğince anlatmaya çalışayım.

Öncelikle bu alanda tek bir eğitim almak mümkün değil. Maalesef üniversitelerde ‘Yeni Medya’ vs gibi bölümlerde verilen eğitim çok yetersiz. Bunun en büyük sebebi eğitmenlerin konuya hakim olmaması. Başka alanda uzman olan bu eğitmenler kimi zaman mecburen, kimi zaman fırsatları değerlendirme adına bu görevi kabul etmekte. Bu alanda yetişmiş eğitmen bulmak neredeyse imkansız. Mazisi taş çatlasın 15 yıl olan bir konu ‘yeni medya’ klasik iletişim ile pek çok ayrıştığı yer olduğu için bunların doğru harmanlanması ve öğrencilere aktarılması gerekmekte. Üniversitelerimizden doğru eğitimi almış, kendini geliştirmiş olmalılar ki iş hayatına geçtiklerinde kendilerinden faydalanılabilsin. İlk zamanlarına göre gelişme gösterse de alınması gereken daha çok yol olduğunu söyleyebilirim. İletişim çok ama çok ciddi bir iş. İnsanları ciddi yönlendirmek, karar almalarında etkili olmak bu alanı iyi kullananlar için mümkün. Ciddiye alınması gereken önemli bir bölüm ‘Yeni Medya’

Şimdi bu alanda iş olarak neler yapılabilir? Kendimizi nasıl yetiştirmeliyiz? Onlardan bahsedelim…

Öncelikle YouTuber olma konusunda biliyorum herkes çok hevesli. Herkes YouTuber olmak istiyor. Bu düşünceyi kafadan çıkartmak lazım. Ana hedef olarak YouTuber olmayı unutun. Çok özel bir yeteneğiniz varsa, maddi endişeleriniz yoksa, bu işi gerçekten yapmak istiyorsanız zaten yaparsınız.

‘YouTube işine ben de gireyim’ dedikten sonra ‘ne yapsam acaba?’ dediğiniz anda yapamayacağınızı söyleyebilirim. O iş olacaksa zaten oluyor ve yapıyorsunuz.

YouTube’a içerik üretmek için YouTuber olmanız gerekmiyor. YouTube dinamiklerine hakim olmanız, neyin sevilip sevilmeyeceği, etik değerleri olan, yenilikleri çabuk kavrayan, uygulamak için beklemeyen bir karakteriniz varsa bu alanda iş bulma şansınız var. Pek çok YouTube kanalında sizin gibi yaratıcı akıllara ihtiyaç var. Bunun için nasıl bir eğitim almış olmalısınız? Sinema-TV, iletişim, görsel iletişim tasarım, yeni medya gibi bölümleri tercih edebilirsiniz. Sinema sektöründe, TV sektöründe çalışmak çok zor. Hedefi sadece orası olarak koyacaksanız bilin isterim. Bu arada söylemeye gerek yok ama reklam, sinema, TV’de çalışma koşulları gerçekten çok ağırdır. Çok zor bir yer edinebilirsiniz. Bu yıpranmalara hazırsanız, yapabilirim diyorsanız sıkıntı yok. Bunu söylerken YouTube ya da başka alanlarda dijital içerik üretmek çok kolaydır anlamı çıkmasın. Buranın zorlukları daha bile çok. O kadar çok hızla değişen, değişken var ki inanamazsınız. Bugün doğru olan yarın tamamen yanlış olabilir.

Dijital dünya kendini çok hızlı değiştirebilen, adaptasyon sorunu olmayan, yeniliklere açık, fikir üretebilenlerin dünyasıdır. Sinema, TV, gazete gibi konvansiyonel alanlarda kurallar daha net ve sabittir. Yapısal olarak nereye uygun olduğunuza karar vererek eğitiminize, çalışmak istediğiniz sektöre hazırlanın.

Geçelim bir de masanın diğer tarafında. Kurumsal dünya hiç olmadığı kadar dijitalden anlayan elemana ihtiyaç duyuyor. Artık şirketlerin içindeki dijital birimler kurulmaya başladı. Yakındır, dev bir şirkette beyaz yakalı yönetmenler, YouTuber’lar, dijital uzmanlar görmeye başlarız. Bazı şirketlerde bir süredir profesyonel birimler var. Sayılarının hızla artacağını söylemek için falcı olmaya gerek yok. Yeni dünya gerçeklerinden bir tanesi bu.

Bir başka iş imkanı olan alana geçelim. Rakamlarla aranız iyiyse dijital dünya sizi çok sevecektir.

Dijital dünyanın bıraktığı izleri iyi okuyan, iyi hesaplayan kısacası iyi analiz eden ve bundan sonuçlar çıkartabilen biriyseniz size bu alanda büyük ihtiyaç var.

Dijital dünya rakamlarla arası iyi olanların, iyi analiz yapanların dünyası. Çünkü somut tek çıktısı burada alınacak rakamlar ve onların iyi analiz edilmesi üzerine kurulu bir düzenden bahsediyoruz. Üstelik bu ham, mekanik bilgilerin üzerine duyguyu, saha yansımalarını ekleyebiliyorsanız tebrikler, müdür oldunuz! Şaka yapmıyorum. En büyük ihtiyaç bunların hepsini yapabilen, yönetebilen, uygulamaları sahaya iyi yansıtabilen, çıkan sonuçlardan yeni stratejiler çıkartabilen, dijital dünyanın baş tacıdır. En azından bana göre öyle olması gerekiyor.

Son bölüme geçelim, inanın anlatacak çok fazla detay var ama yerimiz belli. Hem kimse uzun yazı okumadığı için toparlamam icap ediyor.

Hukuk, halka ilişkiler, sosyoloji, psikoloji, finans okuyarak dijital dünyaya hizmet edebilirsiniz. Bu alanlarda okumanız, dijital dünya, uzmanlaştığınız kendi pencerenizden bakarak büyük faydalar sağlayabilir. Önemli olan sizin yaklaşımınız ve bunu uygulayabilecek yeteneklere yatkın olmanız. Dijital dünya sadece video içerik üretmek değildir. Bunu sakın unutmayın. Dijital dünya için düşünüp yazabilirsiniz, strateji geliştiren olabilirsiniz, raporlamalar ile sonuçlar çıkartabilirsiniz, yasalar ile dijital dünyayı koruyabilir, sosyolojik yaklaşımlarla toplumsal eğilimler doğrultusunda şirketinizi, müşterileriniz yönlendirebilir, yönetebilirsiniz. Bu konu eğer ilginizi çektiyse ilerleyen haftalarda da devam ederiz. Bu konuda bana sosyal medya üzerinden rahatlıkla ulaşır, sorularınız, yorumlarınızı benimle paylaşabilirsiniz. Keyifli haftasonları…

Hemşireler: Tükeniyoruz!

BURCU CANSU [email protected] @burcu_cansu

Hemşireler, 12-18 Mayıs arasında kutlanan Hemşireler Haftası dolayısıyla, sorunlarını BirGün’e anlattı. Gazetemize konuşan hemşirelerin ortak çığlığı “Tükeniyoruz” oldu.

Hemşireler, karşılaştıkları sorunları, “Ağır işyükü, uzun çalışma süreleri, riskli çalışma koşulları, ücretlerin yetersizliği, mesleğin statü sorunları, işin fiziksel ve zihinsel güçlüğü, şiddet ve mobbing” olarak sıralarken, “Bir de bunlara şiddet ve angarya eklendiğinde mesleğimiz neredeyse yapılamaz hale geliyor” ifadelerini kullandı.

‘Tek çare kendinizi odanıza kilitlemek’
İşten atılma korkusu nedeni ile adlarının açıklanmasını istemeyen hemşirelerin anlattıkları ise hemşirelerin çok zor şartlar altında çalışmak zorunda bırakıldığını ortaya koyuyor. İşte birkaç örnek:

»“Özellikle üniversite hastanelerinin acil servislerinde personel yetersizliğinden dolayı çok ciddi angarya ile muhatap oluyoruz. Danışma, sekreter, temizlik personeli, destek personeli ve teknik servis olmaması sebebiyle birçok iş bizlerin omzuna yükleniyor.”

»“Üniversite kampüslerinde öğrencilere ciddi şiddet uyguladığını televizyonlardan gördüğümüz güvenlik görevlilerinin, hastanede kapıları tekmeleyen, sağlık personeline küfür eden, vuran, personelin üzerine yürüyen problemli kişilere dokunma yetkisi yok.”

»“Hastane çalışanlarının güvenliğini sağlamak amacıyla tanımlanmış olan ‘Beyaz Kod’ uygulaması sadece bir tutanaktan ibaret. 155’i aradığınızda da polis size ‘Darp var mı? Fiziksel bir şey yaşadınız mı?’ diye soruyor. Kimsenin müdahil olamadığı o gerginlik anında tek çareniz kendinizi odanıza kilitlemek. Beyaz Kod sonrasında il sağlık müdürlüğünden ‘olayın araştırılmasına gerek duyulmadı’ diyen ve o mail sosyal medya veya basınla paylaşılırsa ‘cezalandırılacağımızı’ söyleyen bir mail geliyor.”

‘Cihaz tamiri de yapıyoruz’
»“Hekimin istediği tahlilleri anlamayan, reçetesini okuyamayan, doktoruna soru sormaya çekinen, nereye gideceğini bilmeyen, hastasının nerede yattığını bilmeyen bizlere soruyor. Klinik içerisindeki bozulan cihazlardan, tuvaletlerin kirli veya temiz olmasından, malzeme eksikliğinden, hasta güvenliğinden, çarşaf veya nevresimlerden, elektrik panosundan, teknik arızalardan, asansörün bozulmasından, yerlerin silinmesinden, personelin göreve gelmemesinden, eczane kayıtlarından, ilaçların yedeklenmesinden, hatta acil servis kapısına uygunsuz park edilen araçtan bile sorumlu tutuluyoruz. Gerekli organizasyonları yapmakla yükümlüyüz.”

Merkel’den, Erdoğan ile görüşen Özil ve Gündoğan’a tepki

Almanya Başbakanı Merkel, sözcüsü aracılığıyla yaptığı açıklamada Özil ve Gündoğan’ın Erdoğan ile buluşmasını eleştirdi. Merkel görüşmeyi, “yanlış anlamaya davet çıkaracak” bir durum olarak niteledi.

Deutsche Welle Türkçe’nin aktardığına göre, Alman Milli Futbol takımı için forma giyen Mesut Özil ve İlkay Gündoğan’ın Londra’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile buluşmasına yönelik tepkiler sürüyor.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, sözcüsü aracılığıyla yaptığı açıklamada, Özil ve Gündoğan’ın Erdoğan ile buluşmasını eleştirdi. Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert, Berlin’deki olağan basın toplantısında yaptığı açıklamada, “rol model milli takım oyuncularının” Erdoğan ile buluşmasının “soru işaretleri yaratan ve yanlış anlamaya davet çıkaracak” bir durum olduğunu belirtti.

Gündoğan ve Özil’in konuya ilişkin açıklama yapmalarını da memnuniyetle karşıladıklarını belirten Seibert, Alman Futbol Federasyonu (DFB) içinde de konunun gündeme geleceğinden emin olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Özil ve Gündoğan ile Londra’da buluşmasında çekilen fotoğrafların Adalet ve Kalkınma Partisi’nin sosyal medya hesaplarında yayınlanması Almanya’da tepkiyle karşılanmış ve Erdoğan’a seçim desteği olarak değerlendirilmişti. Hükümet Sözcüsü Seibert, “Merkel de bunu gizli bir seçim desteği olarak mı değerlendiriyor?” şeklindeki soruyu ise yanıtsız bıraktı.

Demirören: Futbola siyaset karıştırmak hata

Özil ve Gündoğan’ın Erdoğan ile buluşmasını eleştirenlerden biri de Alman Futbol Federasyonu (DFB) Başkanı Reinhard Grindel olmuştu.

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Yıldırım Demirören, yaptığı yazılı açıklamada, Grindel’in sözlerini eleştirerek, “Erdoğan hakkında yapmış olduğu karalayıcı açıklamalardan derin üzüntü” duyduğunu belirtti.

“DFB başkanının ifade ettiği düşüncelerin hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini” belirten Demirören, “eski bir futbolcu ve tutkulu bir futbolsever” olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türk asıllı oyuncularla görüşmesinin “son derece olağan bir durum olduğunu” ifade etti. “Hangi milletten olursa olsun, bir ülkenin devlet başkanı tarafından görüşmeye davet edilen futbolcuların, bu çağrıya icabet etmesi çok normaldir” diyen Demirören “Almanya Futbol Federasyonu başkanı örneğinden görüleceği üzere, futbola siyaset bulaştırmak korkunç bir hatadır” ifadesine yer verdi.

DFB Başkanı Grindel Twitter üzerinden yayımladığı mesajda, “futbol ve DFB’nin, Sayın Erdoğan tarafından yeterince dikkate alınmayan değerleri savunduğunu” belirtmiş ve “Bu nedenle milli futbolcularımızın (Erdoğan’ın) seçim kampanyası için istismar edilmesi iyi değil” ifadesini kullanmıştı.

Ümit Özat gazeteciyi tehdit etti; hakkında suç duyurusu

Gençlerbirliği teknik direktörü Ümit Özat’ın takımın bir manada küme düşmesi garantilendikten sonra Klasspor Genel Yayın Yönetmeni Bülent Atlas’ı hedef alan açıklamaları ve daha önce söyledikleri sözler üzerine Cumhuriyet Savcılığına koruma talepli suç duyurusunda bulundu.

Özellikle son günlerde yoğunlaşan tehditler üzerine avukatı aracılığı ile suç duyurusunda bulunan Bülent Atlas “Yaklaşık 1 senedir Gençlerbirliği Teknik Direktörü Ümit Özat ve takımın durumu hakkında görüşlerimi Klasspor’da paylaştım. Tamamen gazetecilik sınırları içerisinde yaptığım bu eleştirilere düzenlenen basın toplantılarında hakaret ve tehdit içeren cevaplar aldım. Arkadaşı olduğunu belirten kişilerden tehdit içeren mesajlar gönderdi. Katıldığı televizyon programında ‘Gazeteci dövülmez diye kanun mu var?” diyen Ümit Özat, Sivasspor maçı sonrası düzenlenen basın toplantısında da attığım bir twiti örnek göstererek “Bu mesajdan dolayı normalde adam vurulur” demişti. Evimin, iş yerimin tespit edildiği, gezdiğim yerlerin hepsinin sürekli listelendiği arkadaşlarım tarafından bana iletilmiş, takip edildiğim söylenmiş, gecenin geç saatlerinde zilimin kim olduğunu bilmediğim kişiler tarafından çalındığını sosyal medya hesaplarımdan duyurmuştum. Gençlerbirliği’nin küme düşmesinin bir manada kesinleşmesi ardından 2 günde sayısız “Kendine dikkat et” mesajı almaktayım. Can güvenliğim konusunda duyduğum endişeden dolayı konuyu koruma talepli olarak Cumhuriyet Başsavcılığına ilettim. Gençlerbirliği’nde yaşananları yazmamı engellemek için yapılan bu girişimlere rağmen yazmaya devam edileceğinin bilinmesini isterim” dedi.

Prekazi: Twiti ben atmadım ama ben de özgürlüklerden yanayım

CAN UĞUR

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önceki gün “Millet Tamam derse kenara çekiliriz” açıklamasının ardından 2 milyona yakın yurttaş sosyal medya kanalı Twitter’dan ‘T AM A M’ yazdı. Mesajlar dünya listelerinde en çok konuşulanlar listesine girdi. Birçok tanıdık sima da ‘Tamam’ diyenler arasında yer aldı.

Galatasaray’da 80’li yılların ortalarında forma giyen efsane futbolcu Yugoslavya doğumlu Cevad Prekazi’nin adının bulunduğu bir hesaptan da ‘Tamam’ yazılı mesaj paylaşıldı. Prekazi’ye ‘Tamam’ mesajını ve Türkiye’ye dair düşüncelerini sormak için ulaştık. Telefonun ucunda heyecanlı ve biraz da sert bir sesle bizi karşılayan Prekazi, ‘Tamam’ mesajını kendisinin yazmadığını, bir sosyal medya hesabının olmadığını söylüyor ama hemen ekliyor: “Özgürlük ve eşitlik söz konusuysa ben de ‘tamam‘ derdim.”

Prekazi sözlerine şöyle devam etti: “Siyaseten nerede durduğumu herkes bilir. Devrimci önder Che Guevara’nın yolundan giden onun düşüncelerine sahip biriyim. Dünya’da her yerde özgürlüğün olmasını istiyorum. Bu dünyada herkes doğduğu andan itibaren özgürlüğü tatmalı ve yaşamalıdır. Bugün her yerde demokrasiden bahsediliyor ama bunun bir gerçekliği bulunmuyor. Kapitalist sistem dünyayı yok ediyor. Ben politikacı değilim ama bir sosyalistim özgürlük için mücadelemi sürdürüyorum. Hırsızlığın olduğu, insanların katledildiği bir yerde demokrasiden bahsedilemez. Özgürlüklere saldıranlar demokrasi getiremez.”

Prekazi, kazanmak için birlikte hareklet etmek gerektiğinin de altını çizerek tarihten örnekler verdi: “2. Dünya Savaşı’nda faşistlere karşı biz kazandık ama maalesef İspanya İç Savaşı’nda kaybettik. Bugün faşizm dünyada yükseliyor ve ben de faşizme karşın birisi olarak herkesin de antifaşist olmasını isterim. Birlik olmak gerekiyor.”

Türkiye’ye mesajın nedir diye sorduğumuzda ise Prekazi sorumuzu şöyle yanıtladı: “Televizyonların, gazetelerin kapatıldığı bir ülke özgür değildir. Basına müdahalenin olduğu bir yerde fikirler de insanlar da gelişemez. Gazetelerden, televizyonlardan yalanlar yayılırken basının özgür olması beklenemez. Faşizme karşı özgürlüğü ve eşitliği savunmak gerekir. Türkiye tarihinden örnek vermek gerekirse Deniz Gezmişler NATO’ya, Amerikan emperyalizmine karşı oldukları için faşizme karşı savaştıkları için asıldı. Bunun mücadelesini verdi. Türkiye’de yaşayanlar bunu unutmamalı.”

Prekazi, görüşlerini futboldan örnekler vererek noktaladı: “Futbolda da tablo farklı değil ki. Herhangi bir dine ya da inancı mensup futbolcular kendilerini rahatça gösterebiliyor. Ama Maradona’nın Che sevgisinden yola çıkacak olursak bunun önü kesildi. Maradona’nın düşüncelerini rahatça ifade etmesini engellediler. Futbolda da aynı hikaye söz konusu.”

İnsan Hakları Merkezi yeniden açılıyor

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin kapatılan İnsan Hakları Merkezi, yeni yeri Mülkiyeliler Birliği’nde açılıyor. Mülkiyeliler Birliği, sosyal medya hesabından açılışının 12 Mayıs saat 15.00’te gerçekleştirileceğini duyurdu ve açılışa herkesi davet etti.

Açılış töreninde Cem Eroğul ve Fazıl Sağlam “İnsan Hakları Merkezinin kuruluşu ve ilk yılları” Kerem Altıparmak ile Feray Salman da “İnsan Hakları Merkezinin üçüncü dönemi ve kapanışı” başlıklı konuşmalar yapacak ve ardından merkezin tabelası yeni yerine asılacak. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin İnsan Hakları Merkezi, rektörlüğe bağlanarak denetimin doğrudan rektöre ve YÖK’e geçmiş ve fiilen kapatılmıştı. Hukukçu, Yrd. Doç. Kerem Altıparmak, görevli olduğu merkezin tabelasını Kasım 2017’de kapıdan kaldırmıştı.

Cumhurbaşkanı adaylığı gündeminde sosyal medyada kim ne kadar

Cumhurbaşkanlığı adaylığı için resmi başvuruda bulunan ve aday olması konuşulan isimler, sosyal medyada konuşulmaya devam ediyor.

Medya Takip Merkezi’nin (MTM) sosyal medya çözümü DigiLUP verilerine göre; ilk sırayı Recep Tayyip Erdoğan var. Geçen hafta 1 milyon 667 bini aşan veri sayısıyla sosyal medyada yer bulan Erdoğan, son 1 haftada 2 milyonu aşkın sosyal medya iletisine konu oldu.

Adayı belirsiz olsa da Kılıçdaroğlu 2. sırada

CHP’nin cumhurbaşkanlığı adaylığı için resmi bir açıklaması olmadı. Ancak, CHP adaylığı için birçok isim öne çıkmakta. Bu süre zarfında, sosyal medyada en fazla konuşulan 2. İsim CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu oldu. Her ne kadar kendi adaylığını açıklamamış olsa da Kılıçdaroğlu, sosyal medyaya yansıyan 300 bini geçen veri sayısı ile 2. sırada yer aldı.

Resmi adaylar ilk sıralarda

Resmi adaylığını açıklayan parti liderleri de sosyal medyada konuşulmaya devam ediyor. İyi Parti adayı Meral Akşener’den 272.558, HDP adayı Selahattin Demirtaş’tan 59.377 ve adaylığını 1 Mayıs’ta açıklayan Saadet Partisi başkanı Temel Karamollaoğlu’ndan ise 103.808 sosyal medya paylaşımında bahsedildi. Bu sonuçlarla, resmi olarak adaylığını açıklayan siyasetçiler, sosyal medyada en çok konuşulan isimler oldu.

A Haber’de seçim süreci başladı: Mehter’ci Erkan Tan’dan İzmir

Havuz medyası kanalı A Haber’de Sabah Ajansı programını sunan Erkan Tan, “Bizi marşlar üzerinden bölemeyecekler” diyerek İzmir Marşı çaldı.

2 Mayıs Salı günü yayınlanan programda İzmir Marşı çalarak, “Memlekette kutuplaşma var diye bağıranlar asıl kutuplaşmayı yaratanlar. Biz marşlar üzerinden bile bölücülük yapılmasına izin vermeyeceğiz Allah’ın izniyle, inşallah. İzmir Marşı da bizim, Mehter Marşı da bizim, Onuncu Yıl Marşı da, ellinci yıl marşı da bizim” dedi.

Kameralara yansıyan o anlar sosyal medyada da gündem oldu. Sosyal medya kullanıcıları “AKP gidici” yorumunu yaptı.

a-haber-de-secim-sureci-basladi-mehter-ci-erkan-tan-dan-izmir-marsi-guzellemesi-459170-1.

İşte o anlar:

Orjinal Stag Geciktirici Sprey porno 64 türk porno