Kanada üzerinde dolunay

Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA), Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan (ISS) çekilen bir Ay fotoğrafını yayımladı.

NASA’nın internet sitesinde yayımladığı fotoğrafta, dünyanın tek doğal uydusu, Kanada’nın doğusundaki Newfoundland kıyıları üzerinde dolunay halinde görülüyor.

Dünyanın 354 kilometre üzerinde saatte 27 bin 700 kilometre hızla seyreden ISS, dünya çevresindeki bir turu 92 dakikada tamamlıyor. İstasyonda görev yapan astronotlar bu sayede her gün 15-16 kez gün doğumuna ve gün batımına tanık oluyor.

NASA, Rusya Federal Uzay Ajansı, Japonya Uzay Araştırma Ajansı, Avrupa Uzay Ajansı ve Kanada Uzay Ajansının ortak projesi olan ISS’de farklı ülkelerin astronotlarından oluşan 6 kişilik mürettebat görev yapıyor.

Rusya’dan Kudüs açıklaması

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, ABD büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınması hakkında konuştu. Zaharova, Moskova’nın tutumuna göre Kudüs’ün hem Filistin hem de İsrail’in başkenti olması gerektiğini söyledi.

Rusya’nın Kudüs’le ilgili tutumunun değişmediğini belirten Zaharova, “Kent, hem Filistin hem de İsrail’in başkenti olmalı ve tek tanrılı üç dinin inananları için açık olmalı” dedi.

“Rusya, diyaloğu esas alan yaklaşımını sürdürecek. Şiddet sarmalının sona ermesi için BM Güvenlik Konseyi ve BM Genel Kurulu ile Arap Barış İnisiyatifi’nin kararları temelinde kapsamlı ve sonuç odaklı müzakere süreci en kısa sürede başlatılmalı” diye devam eden Zaharova, şöyle konuştu:

‘ULUSLARARASI TOPLUM ADİL BİR DÜNYA İÇİN ÇALIŞMALI’

“Uluslararası toplumun rolü, iki devletli çözümün uygulanması için gerekli koşulların oluşmasını engelleyen tek taraflı adımlar atmak değil, Filistinlilere ve İsraillilere uzun vadeli adil ve her iki tarafın çıkarlarını gözeten bir dünya kurmaya yöneltmektir.”

Rusya, Kudüs’ün statüsü konusunda BM kararlarına bağlılığını koruyor. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Nisan 2017’de yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullanmıştı: “Doğu Kudüs’ün statüsünün Filistin devletinin başkenti olarak ele alındığı BM’nin çözümün ilkeleriyle ilgili kararlarına bağlılığımızı teyit ediyoruz. Bununla birlikte, Batı Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak gördüğümüzü de belirtmeliyiz.”

Haziran 2017’de İsrail yönetimi, Rusya’ya büyükelçiliğini Kudüs’e taşımasını önermişti. Ancak Moskova, Filistin ve İsrail arasında ilişki tesis edilinceye kadar bu yönde adım atma niyetinde olmadığı yanıtını vermişti.

ABD Senatosu’ndan Rusya soruşturması kararı

ABD’de Rusya soruşturmasını yürüten Senato İstihbarat Komitesi, Rusya’nın 2016 ABD Başkanlık seçimlerine müdahale girişiminde bulunduğu ve ABD Başkanı Donald Trump’ın seçimleri kazanması amacını güttüğü kanaatine vardığını açıkladı.

ABD Senatosu İstihbarat Komitesi, Rusya soruşturmasıyla ilgili kararını, yazılı bir açıklamayla duyurdu. Komite Başkanı Cumhuriyetçi Kuzey Carolina Senatörü Richard Burr, “Hiç şüphe yok ki Rusya, 2016 seçimlerine müdahale edebilmek için benzeri görülmemiş bir çaba içine girmiştir. ABD İstihbarat Topluluğu’nun bu yöndeki kanaatine karşı çıkmak için hiçbir nedenimiz yok.” açıklamasını yaptı.

Anadolu Ajansı’nın aktardığına göre, Komite Başkan Yardımcısı Demokrat Virginia Senatörü Mark Warner da “Rusya’nın çabası kapsamlı ve sofistikeydi; doğrudan Devlet Başkanı Putin’in talimatıyla Donald Trump’a yardım etmek ve Hillary Clinton’a zarar vermek için yapılmıştı.” değerlendirmesinde bulundu.

Komite Başkanı Burr, komitenin soruşturmayla ilgili son çalışmalarını tamamlayarak nihai raporu ağustos ayında kamuoyuna sunacaklarını da bildirdi.

Temsilciler Meclisi ile çelişti

Öte yandan. Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Senato İstihbarat Komitesi’nin Rusya soruşturmasıyla ilgili vardığı kararın, Kongrenin diğer kanadı olan Temsilciler Meclisi’ndeki İstihbarat Komitesi ile çelişmesi dikkat çekti.

ABD’de Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi’nin yürüttüğü Rusya soruşturmasıyla ilgili 27 Nisan tarihli nihai raporda, ABD Başkanı Trump’ın seçim kampanya ekibi ile Rusya arasında herhangi bir gizli iş birliği olduğuna yönelik bir delilin bulunamadığı bildirilmişti.

Mueller soruşturmaları sürüyor

Diğer yandan, Senato Adalet Komitesi’nin yürüttüğü ayrı Rusya soruşturması ise halen devam ediyor. Bununla birlikte ABD Adalet Bakanlığı tarafından geçen yıl soruşturmaya atanan Özel Yetkili Savcı Robert Mueller’in takip ettiği Rusya soruşturması da sürüyor.

Rus savaş gemileri Akdeniz nöbetinde

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Suriye’deki terör tehdidi nedeniyle Kalibr füzesiyle donatılmış Rus savaş gemilerinin Akdeniz’de aralıksız olarak nöbet tutacağını söyledi. Soçi’de askeri üretim faaliyetlerinin ele alındığı bir toplantıda konuşan Putin, “Suriye’deki uluslararası teröristlerin saldırı tehdidinin devam etmesi nedeniyle Kalibr füzeleriyle donatılmış gemilerimiz, Akdeniz’de aralıksız olarak görev yapacak” dedi.

Putin, başta Akdeniz, Kuzey Atlantik ve Asya-Pasifik olmak üzere son yıllarda Rus donanmasının varlık gösterdiği coğrafyanın belirgin şekilde genişlediğine dikkat çekti. Rus lider, donanmanın yüksek savaşa hazırlık durumunun ve etkinliğinin ülkenin ekonomik güvenliğinin sağlanması, stratejik eşitliğin korunması açısından en önemli faktör ve ulusal çıkarların gözetilmesi açısından kritik bir araç olduğunu vurguladı.

Bu arada Putin, Rus donanmasının nükleer caydırıcılıktaki rolünü artırmak için stratejik nükleer kuvvetlerin deniz bileşenlerini güçlendirmeye devam edeceklerini ifade etti. Putin, bu amaç doğrultusunda donanmayı en yeni silah, irtibat, istihbarat ve hedef tespit sistemleriyle donatmaya devam edeceklerinin altını çizdi.

ABD, Deyr ez Zor’da üs kuruyor
Öte yandan ABD’nin, Suriye’nin kuzeyindeki Deyr ez Zor kentinde yeni bir askeri üs daha kuracağı bildirildi. Sputnik’e konuşan SDG Deyr ez Zor bölgesi basın sorumlusu Mehdi Kobani, ABD’nin Deyr ez Zor kenti kırsalında bir askeri üs daha kurmaya çalıştığını söyledi. ABD’nin Deyr er Zor’da 2, Suriye kuzeyinde ise 20 askeri üssü var. Konuyla ilgili Sputnik’e konuşan SDG’den üst düzey bir yetkili, ABD’nin bu bölgede yeni bir askeri üs kurmaya çalıştığını belirterek, şöyle dedi: “ABD daha önce birlikte IŞİD’den aldığımız Hekul Omer bölgesinde bir askeri üs kurmuştu. Şimdi ise Behra bölgesinde bir askeri üs kuruyor. Yeni kurulacak üs Suriye-Irak sınırında yer alıyor. Üssü Behra bölgesinde kuruyor. Kajine kasabası ve Bahoz köyüne yakın. Üssün içinde şimdi ABD askerleri ve araçları bulunuyor. IŞİD bölgeye yakın olduğu için güvenlik gerekçesi nedeniyle üssün içinde ABD bayrakları bulunmuyor. ABD’nin Deyr er Zor bölgesinde artık 3 askeri üssü bulunuyor. ABD daha önce Hekul Omer ve Teneke bölgesinde üs kurmuştu. ABD bölgedeki askeri varlığını artırıyor.”

SDG’nin Deyr ez Zor bölgesi basın sorumlusu Mehdi Kobani de Sputnik’e yaptığı açıklamada Deyr ez Zor kenti kırsalında IŞİD’den aldıkları yerde yeni bir askeri üs kurulacağını doğruladı. Sputnik’e konuşan DSG’ye bağlı Deyr ez Zor Askeri Meclisi Genel Komutanı Ahmed Ebu Hewla da ABD’nin IŞİD ile mücadele kapsamında bölgedeki askeri varlığını artırdığını söyledi.

ABD, Suriye’nin kuzeyinde daha önce PYD’nin elindeki Derik, Tabka, Rimelan, Hol, Şedadi, Kobani, Eyn İssa, Menbiç, Rakka, Haseke ve Tel Abyad’da askeri üsler kurmuştu. Fırat Nehri’nin batı kıyısında yer alan ve bir petrol üretim merkezi olması nedeniyle ülkenin doğu kesimlerindeki en önemli kent sayılan Deyr ez Zor birkaç ay önce Rusya savaş uçaklarının hava desteğiyle Suriye ordusu tarafından IŞİD’den temizlenmişti. Deyr ez Zor’un doğu kırsalındaki birçok bölge ise SDG güçlerinin elinde bulunuyor.

Rusya’dan İran ve İsrail için itidal çağrısı

İsrail ordusunun, İranlı güçleri işgal altındaki Golan Tepeleri’ni vurmakla suçlayıp, Suriye’de İran’ın askeri mevzileri olduğunu söylediği noktaları vurmasının ardından Rusya’dan taraflara itidal çağrısı geldi.

Sputnik’in aktardığı habere göre, Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov, İsrail, İran ve Suriye’yi kastederek, “Tarafların her biriyle irtibat kurduk. Hepsini gerçekten itidalli olmaya çağırıyoruz” dedi.

‘OLANLAR ÇOK KORKUTUCU’

Bogdanov, İsrail ve İran arasında artan gerilimin Rus tarafını endişelendirip endişelendirmediği sorusuna, “Elbette endişelendiriyor. Olanlar çok korkutucu” yanıtını verdi.

Rus Dışişleri Bakan Yardımcısı, Rusya’nın uzun zamandan beri İsrail ile İran arasındaki gerilimin sona ermesi için girişimlerde bulunduğunu da kaydetti.

İsrail, Suriye’deki ‘İranlı milis güçlerini’ Golan Tepeleri’ne füze saldırısı düzenlemekle suçlayıp gece boyunca Suriye’de İran’a ait olduğunu söylediği askeri mevzilere saldırılar düzenlemişti.

İsrail ordusu sözcüsü Jonathan Conricus İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Kudüs Gücü tarafından Golan Tepeleri’ndeki İsrail mevzilerine yaklaşık 20 füzenin atıldığını söylemişti.

İsrail’in ‘İranlı milisleri’ hedef aldığını söylediği saldırılar, İsrail’in Suriye topraklarına 2011’den beri düzenlediği en ağır saldırılardan biri olarak kayıtlara geçmişti.

Ermenistan’da Paşinyan’ın talebi ile iki isim görevden alındı

Ermenistan’da Paşinyan dönemi istifa ve görevden almalar ile başladı. Bu hafta içerisinde meclis tarafından Başbakan seçilen Nikol Paşinyan’ın talebi doğrultusunda Ermenistan Cumhurbaşkanı Armen Sarkisyan, Milli Güvenlik Servisi Başkanı Georgy Kutoyan ve Polis teşkilatının başındaki isim olan Vladimir Gasparyan’ı görevden aldı. Kutoyan 2016 yılından bu yana, Gasparyan ise 2011’den beri görevdeydi. Paşinyan, iki ismin görevden alınması için Cumhurbaşkanına imzalı bir dilekçe gönderdiğini duyurmuştu.

Deutsche Welle Türkçe’nin haberine göre, Erivan’dan bir istifa haberi de geldi. Rus haber ajansı RIA da vekaleten maliye bakanlığı görevini yürüten Vardan Aramyan’ın yeni hükümetin kurulmasından önce görevinden istifa ettiğini bildirdi. Aramyan, Serj Sarkisyan’ın cumhurbaşkanlığı döneminde maliye bakanı olarak görev yapmıştı.

Ermenistan’da iki dönem cumhurbaşkanlığı yaptıktan sonra görev süresi dolan Serj Sarkisyan’ın başbakan seçilmesi, protestolara neden olmuştu. İki haftayı aşan protestoların ardından Sarkisyan istifa ettiğini açıklamıştı. Protestolara öncülük eden muhalefet lideri Paşinyan, Sarkisyan’ın istifasının ardından parlamento tarafından başbakan seçildi.

42 yaşındaki Paşinyan’ın kabinesi önümüzdeki günlerde netlik kazanacak. Ancak Paşinyan yeni hükümette zengin işadamlarının yer almaması gerektiğini ve bakanlardan bazılarının da görevde kalmalarının mümkün olduğunu söylemişti.

Ermenistan’ın yeni seçilen Başbakanı Paşinyan, Rusya devlet Başkanı Vladimir Putin’le Soçi’de bir araya geleceğini de açıkladı. Görüşmenin 14 Mayıs’ta gerçekleşeceği belirtildi.

Lavrov: ABD’nin anlaşmayı bozması BMGK kararıyla tezat

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD’nin İran ile P5+1 ülkeleri arasında imzalanan nükleer anlaşmadan çıkmasının BM Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarıyla tezat oluşturduğunu ve bu adımın sonuçlarının iyi analiz edilmesi gerektiğini söyledi.

Moskova’da Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Lavrov, “ABD yönetiminin Ortak Kapsamlı Eylem Planı (JCPOA) olarak da bilinen nükleer anlaşmadan çıkma kararı Rusya’da derin bir endişe yaratıyor. Aynı zamanda bu adım, BMGK’nın 2231 sayılı kararını ciddi şekilde ihlal ediyor” dedi.

Lavrov, “İran’ın bu karara verdiği orantılı tepkiyi takdir ediyoruz. Zira Washington’un adımının tüm sonuçlarının analiz edilmesi gerekiyor. Acele etmek muhtemelen fayda sağlamazdı. Rusya, Almanya, Fransa, İngiltere, Çin ve İran’ın bu analizi yapması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Lavrov, Rusya’nın bunun üzerinde çalıştığını ve en kısa sürede görüşlerini açıklayacağını da vurguladı.

Play-off maçlarında VAR uygulanacak

FIFA’nın Rusya’daki 2018 Dünya Kupası’nda kullanacağı Video Yardımcı Hakem (VAR) Sistemi, online olarak Türkiye’de resmi bir maçta ilk defa Spor Toto 1. Lig Play-Off müsabakalarında uygulanacak.

Bu sezon çevrim dışı ve çevrim içi olarak test uygulamaları gerçekleştirilen VAR’ın hayata geçmesi için Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu, Play-Off maçları öncesinde statü değişikliği yaptı.

Bu karar sonrasında Spor Toto 1. Lig’de 11 ve 15 Mayıs tarihlerinde oynanacak Play-Off yarı finalleri ile 19 Mayıs’ta yapılacak Play-Off finalinde Video Yardımcı Hakem Sistemi online olarak hayata geçecek.

Tüm kararlarda yüzde 100 doğruluk elde etmeyi değil, futbolun akışı bozmadan adaleti sağlamayı hedefleyen VAR sistemi TFF, FIFA ve IFAB arasında yapılan protokoller uyarınca gerçekleşecek. VAR uygulamasının Spor Toto 1. Lig Play-Off müsabakalarında kullanılması için katılımcı 4 kulüp de mutabakat sağladı.

Rusya’ya zehir komplosu çöktü

Eski çift taraflı Rus ajanı Sergei Skripal ve kızının mart ayında zehirlenmesiyle başlayan ve İngiltere ile Rusya arasında diplomatik krize yol açan gelişmede uzun süredir bir sessizlik var. Kriz ilk patladığında İngiltere’nin ortalığı ayağa kaldırması sonucu birçok ülke, Rus diplomatları sınır dışı etmiş, Rusya belki de daha önce karşılaşmadığı bir biçimde böylesine toplu bir dışlamayla karşı karşıya kalmıştı.

İngiltere, Rus ajan ile kızının Rusya tarafından zehirlendiğini ileri sürüyor, eylemin egemen bir ülkenin topraklarında yapılmasından ötürü de Rusya’ya yönelik uluslararası kurumları göreve çağırıyordu. Baba-kızı zehirleyen maddenin, yani Novichok sinir gazının Soğuk Savaş yıllarından kalma çok tehlikeli bir kimyasal olduğunu belirtiyor, bunun da ancak Rusya tarafından üretildiğini iddia ediyordu.

Söz konusu kimyasal madde, tüm kimyasal silahlar gibi organizmaların sinir sistemlerini felce uğratarak ölüme neden olan bir madde. Sergei Skripal ve kızı, bir pizza restoranında yemek yedikten sonra bir parkta baygın olarak bulunmuşlardı. Uzun süre hastanede kalan Skripaller ölümün kıyısından dönmüşlerdi.

İngiltere, Rusya’nın olayın suçlusu olduğuna ilişkin kanıtını Novichok’un dünyada sadece Rusya tarafından üretildiği iddiasına dayandırıyordu. Rusya, Skripallerin kendileri için bir hedef olmadığını, ayrıca Skripal’in bir İngiliz ajanı olduğunu belirtiyor, söz konusu maddenin de sadece kendileri tarafından üretilmediğini söylüyordu. Ancak İngiltere bu konudaki iddiasından vazgeçmiyordu, kanıtları inceleyen İngiltere’deki Porton Down laboratuvarının Skripallerin maruz kaldığı Novichok sinir gazının nerede üretildiğini tespit etmelerinin mümkün olmadığını söylemelerine rağmen. Askeri sınıfta bir sinir gazı kullanımı nedeniyle saldırının arkasında muhtemelen bir devlet olduğunu belirtmişti laboratuvar, Novichok’un nerede üretildiğini tespit etmelerinin kendi görevleri olmadığını da kaydetmişti.

rusya-ya-zehir-komplosu-coktu-460884-1.

Birden sessizleşti

Rusya’nın daha geniş bir araştırma yapılması önerisine yanıt vermeyen İngiltere, Skripaller ölmeyince krizi soğutur bir tutum aldı fark ettiyseniz. Şimdi, zehir kurbanları tamamen kendilerine gelirlerse anlatacakları çok önemli. İngiltere’nin bundan çekindiği bir şey olabilir mi acaba?

Zehirli maddeyi sadece Rusya’nın ürettiği iddiası İngiltere açısından başından beri zayıf bir iddiaydı. Eski bir Rus ajanı Kommersant gazetesine yaptığı açıklamada “Ben de size bu maddeyi yapabilirim, herkes yapabilir” demişti.

Çek Cumhurbaşkanı oyunu bozdu

İngiltere’nin iddialarını çürütecek en önemli tanıklık hiç beklenmedik bir yerden, Çekya’dan geldi. Çekya Cumhurbaşkanı Miloş Zeman, 2017’de az miktarda Novichok ürettiklerini, sonra da imha ettiklerini açıkladı. Bu açıklama söz konusu maddedin sadece Rusya’da üretildiği iddiasını çürüten bir açıklama oldu. Kaldı ki Rusya defalarca bu maddenin Çekya, İsveç ya da Slovakya’da üretilmiş olabileceğini de söylemişti. Zeman’ın söylediği sadece bu değil. Daha ilginç bir bilgi verdi ki bu her şeyi değiştirebilecek bir bilgi. Zeman, kendi ürettikleri Novichok’un Skripal ile kızının zehirlenmesinde kullanılmış olabileceğini de belirtti. Bu bilgi, Rusya’yı olayın dışında tutmaya yetiyor. Bu, Skripal ile kızının İngiltere’de yaşayan, birbirleriyle de ilişkileri iyi olmayan zengin Ruslar arasındaki çatışmaların kurbanı olabilecekleri anlamına geliyor.

Bu açıklama İngiltere’nin Rusya’ya yönelik iddialarına büyük darbe oldu kuşkusuz. Rus parlamenter Aleksey Puşkov, Twitter hesabından “Novichok’un Çekya’da üretilip depolanmasının ortaya çıkması Londra’nın iddialarının nasıl kontrolden çıktığını da gösteriyor” dedi.

Çek Başbakanı Andrej Babis, Rusya’nın zehirli maddenin üretildiği üç ülkeden birinin Çekya olduğu iddiasının yalan olduğunu söylemiş, İngiltere’yle dayanışmak için ülkesindeki üç Rus diplomatı sınır dışı etmişti. Ancak ne Çek Başbakanı ne Çek istihbaratı Çek Cumhurbaşkanı Zeman’ın açıklamaları ile ilgili yorum yaptı.

Peki Çekya’nın “az miktarda” Novichok üretmesi Skripallere suikast girişiminde parmağı olduğu anlamına gelir mi? Bu kadar az miktar neye yarar? Çekya’nın parmağı var mı bilinmez ama Kimyasal Silahlar Yasaklama Örgütü’ne göre Skripal ve kızı Yulia’ya düzenlenen saldırıda 100 gram sıvı madde kullanılmış. Yani çok fazla değil.

rusya-ya-zehir-komplosu-coktu-460886-1.
Çekya Cumhurbaşkanı Miloş Zeman

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü Başkanı Ahmet Üzümcü, New York Times’a yaklaşık yarım fincan sıvı Novichok’un araştırma amacından ziyade bir silah olarak kullanılmak üzere yaratıldığını belirtti.

Üzümcü, Novichok’un sıvı veya aerosol olarak da uygulanabileceğini belirterek “Örneğin, beş ila 10 gramlık bir miktar araştırma faaliyeti için uygun olabilir, Skripal olayında daha fazla kullanıldığı görülüyor” diyor.

Moskova, suçlamaları başından beri reddediyordu. Skripallerin zehirlenmesinden İngiltere’nin sorumlu olduğunu, olayın Rusya ile Batı arasındaki diplomatik ilişkileri bozmak için kullanıldığını ileri sürüyordu. Rusya’nın Londra Büyükelçisi Alexander Yakovenko, Sergei ve Yulia Skripal’e Porton Down’da üretilen sinir gazının İngiliz makamları tarafından enjekte edilmiş olabileceğini öne sürmüştü.

İngiltere’nin Skripalleri zehirleyen gazın sadece Rusya’da üretildiği iddiası tamamen çökmüş bulunuyor. Bunu, “Biz 2017’de ürettik. Zehirlenmede bizim ürettiğimiz gaz kullanılmış olabilir” diyen Çekya Cumhurbaşkanı Zeman kanıtlamış oldu.

Şimdi suçlamaları Lahey’e götürmek istediğini söyleyen Rusya’nın eli daha da güçlendi.

Baba kız iyice kendine gelip, konuşmaya başladıklarında bakalım ne olacak.

Tabii bir kazaya kurban gitmezlerse.

‘Dış güçler’ Reis’e karşı falan değil, kimse hikâye anlatmasın

Seçim yaklaşırken iktidarın kullandığı söylem standart, “dış güçlerin hizmetinde iç güçler birleşmişler, Recep Tayyip Erdoğan’ı devirmeye çalışıyorlar.” Ayağımın tozuyla geldiğim Brüksel’den bildireyim, durum hiç de öyle değil. Aksine Erdoğan, Brüksel’in işine bile geliyor.

Avrupa Birliği’nden ilkeler ve prensipleri çıkardığınızda geriye ordusu bile kalmadığını da düşünürsek aslında özünde hiçbir şey kalmıyor. Avrupa Birliği, romantik bir hayal değil, İkinci Dünya Savaşı sonrası ilkeler üzerinde yükselen yeni dünyanın parlayan yıldızıydı. Şimdi ise insanlık İkinci Dünya Savaşın’dan edindiği tecrübeyi unutmuş gibi. Ne idealler ne de ilkeler kimsenin umurunda. Brüksel’de ideallerden geriye köhne bir yapı ve para peşinde pragmatistler kalmış. Bu yeni düzene ise aslında en çok bir lider olarak Recep Tayyip Erdoğan uyum sağlıyor.

Her şeyden önce Türkiye bu halde, astığı astık kestiği kestik rejimiyle Avrupa Birliği’ne üye olmak değil, üyeliğinin gündeme bile gelmesi imkânsız. Bu en çok Türkiye’yi Batı’da istemeyenlerin işine geliyor. Türkiye’yi almamak için artık bahane bile üretmelerine gerek yok.

Hiçbir fasıl açılmıyor, kimse Türkiye’ye artık fasıl aç bile demiyor. Sadece ticaret devam ediyor.

Brüksel’in bu aralar en fazla yaptığı şey Türkiye’de propaganda değil de haber yapabilen üç beş gazeteciyi çağırmak ve ölen Türkiye demokrasisi için ah vah diye ağlaşmak. Onun dışında kimsenin bir şey yapası da yok, yapacağı da.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AB’ye karşı oynadığı en iyi kart Suriyeli mülteciler kartı. Avrupa, Türkiye yeter ki Suriyelileri sınırını açıp Avrupa’ya “salmasın” diye, Türkiye’deki iktidar ne isterse vermeye hazır. Paraysa para, tavizse taviz.

Süregiden ticaretten de herkes memnun. Avrupanın en çok vurguladı şey, Türkiye’nin bir numaralı ticari partneri olmak. Bu aslında aynı zamanda, demokrasiye dönüş için yaptırım gücü anlamına da geliyor ama bu gücü, Brüksel’de kimsenin kullanmaya takati yok.

Geçen sene katıldığım kapalı bir toplantıda Dünya Bankası fon yöneticilerinden biri, açık açık anlatmıştı: “30 yıldan uzun süredir Türkiye’de fon yönetiyorum. Recep Tayyip Erdoğan bizim çok işimize geliyor. Tek adamlı sistemlerde işimizi çözmek kolay. Başka bir iktidar şimdi bizim için risk anlamına gelir” demişti. Velhasıl Brüksel de meseleye böyle bakıyor, alan memnun veren memnun. Arada bir ayıp olmasın diye eleştirel raporların yazıldığı kenarda tutulan, Rusya’ya da tam kaptırılmayan Türkiye. Türkiye’de demokrasinin günden güne ölümünü izleyip yalandan ah vah derken, para hesabı yapan Avrupa. “Dış güçlerin” ahval ve şeraiti budur. Kimse “Avrupa Reis’e karşı” yalanını atmasın. Brüksel’in oy hakkı olsa tutar oyunu “Reis”e verir.

Orjinal Stag Geciktirici Sprey porno 64 türk porno