‘Yüksek karbonhidratlı beslenme, erken menopoza yol açıyor’

İngiltere’de yapılan bir araştırmada, yüksek karbonhidratlı beslenme alışkanlığına sahip olan kadınların daha erken menopoza girdiği sonucuna varıldı.

Çalışmada, makarna, pirinç ve ekmek gibi yüksek karbonhidratlı besinleri yoğun bir şekilde tükeden kadınların, İngiltere’deki ortalama menopoza girme yaşı olan 51’den birbuçuk yıl önce bu süreci yaşadıkları görüldü.

BBC Türkçe’nin haberine göre, Leeds Üniversitesi’nde 914 kadın üzerinde yapılan araştırmada ayrıca, yağlı balık, bezelye ve fasulye gibi gıdaları bolca tüketen kadınların menopozu geciktirebileceği de saptandı.

Ancak uzmanlar, genetik miras gibi diğer birçok faktörün de menopozun zamanlamasını etkilediğini söyledi.

Uzmanlar, beslenme alışkanlıklarının menopozun zamanlamasına nasıl bir etkisi bulunduğunun net olmadığını ve bu araştırmanın sonuçlarına dayanarak gıda tercihlerini değiştirmemeleri gerektiğini de vurguladı.

Bir buçuk yıllık gecikme

Epidemiyoloji ve Kamu Sağlığı adlı bilimsel dergide yayımlanan araştırmaya katılan kadınlara beslenme alışkanlıkları soruldu.

Bezelye, fasulye, mercimek ve nohut gibi baklagilleri bolca tüketen kadınların menopoza girişi ortalama birbuçuk yıl geciktirdikleri görüldü.

Özellikle makarna ve pirinç gibi rafine karbonhidratlarla beslenen kadınları ise menopoza yine ortalama birbuçuk erken girdikleri tespit edildi.

Araştırmacılar, kadınların kilo, üreme sağlığı geçmişi ve hormon tedavisi görüp görmemeleri gibi faktörleri de hesaba katarken, menopozun zamanlamasında etkili olan genetik unsurları dikkate almadı.

Uzmanlar, baklagilerde kadınlarda yumurtlama süresini uzatabilecek antioksidanlar bulunduğunu ve yağlı balıklarda bulunan Omega 3 yağ asitlerinin antioksidanlar içerdiğini söylediler.

Rafine karbonhidratlarsa insülin direncini arttırarak, cinsellik hormonu üretimini bozuyor ve östrojen seviyelerini arttırıyor. Bu durum da yumurtlama sıklığını arttırıyor, ve yumurtaların daha hızlı tükenmesine yol açıyor.

Araştırma ekibinden Beslenme Epidomiyolojisi Profesörü Janet Cade, menopoza giriş yaşının bazı kadınların sağlığında “ciddi etkilerinin olabileceğini” söyledi.

Erken menopoza giren kadınlarda kemik erimesi ve kalp hastalıkları riski artıyor, geç girenlerdeyse gögüs, rahim ve yumurtalık kanseri riskleri artıyor.

Maltepe Belediyesi’nden yurttaşlara ücretsiz sağlık hizmeti

Maltepe Belediyesi’ne bağlı olarak faaliyetlerine sürdüren Küçükyalı Tıp Merkezi, 2018 yılında doktor ve poliklinik sayısını arttırarak, çalışmalarına hız verdi. Çalışmalar kapsamında 2018’in ilk 4 ayında, 37 bin hastaya ücretsiz sağlık hizmeti sunuldu.

Maltepe’de, belediye tarafından hizmete açılan Küçükyalı Tıp Merkezi, başarılı ve ücretsiz çalışmalarını, doktor ve poliklinik sayısını arttırarak sürdürüyor. Tam donanımlı olma noktasında hızla ilerleyen tıp merkezi, 2018’in ilk 4 ayında dahiliye, genel cerrahi, lokal cerrahi, kadın, çocuk, göz ve göğüs hastalıkları, ağız ve diş sağlığı, uzman aile hekimliği, pratisyen hekim ve psikolojik danışmanlık hizmeti alanlarında toplamda 37 bin hastaya sağlık hizmeti sundu. Ağız ve diş sağlığı polikliniğinde 826 kişiye hizmet veren tıp merkezi, radyoloji ve biyokimya hizmetleri alanında da 11 bin 379 vatandaşa laboratuvar hizmeti verdi. 2018’in ilk çeyreğinde 774’ü evlilik raporu, 35’i kan tahlili, 935’i sağlık raporu olmak üzere toplamda bin 752 kişiye ulaşılırken; kan alma, kan şekeri ölçümü, serum takılması, EKG, müşahede, pansuman, tansiyon ölçümü, enjeksiyon ve dikiş alımı gibi hemşirelik hizmetlerindeyse, 12 bin 648 vatandaşının derdine deva olundu.

“DOKTOR SAYIMIZ ARTACAK”

Hastane Müdürlüğü’ne bağlı Küçükyalı Tıp Merkezi’nin çalışmalarıyla ilgili olarak Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç, şunları söyledi:

“Bu merkezi, tam da Türkiye’de hemen hemen neredeyse tüm sağlık hizmetleri ücreti hale getirilirken, vatandaşlarımıza yönelik, özellikle temel sağlık ihtiyaçlarının ücretsiz olduğunu kabul eden bir sosyal belediyecilik anlayışıyla hizmete açmıştık. Geçen aylar, bu kararımızın ne denli isabetli olduğunu gösteriyor. 2018’in ilk yarısında 37 bin kişiye ücretsiz sağlık hizmeti sunduk. Yine sene sona ermeden hem doktor, hem hemşire, hem tıbbi malzeme, hem de poliklinik sayımızı arttırarak, daha donanımlı hizmetleri sunmaya devam edeceğiz.”

ABD Senatosu, Gina Haspel’in CIA Direktörlüğünü onayladı

ABD Başkanı Donald Trump’ın CIA Direktörü adayı gösterdiği ‘işkenceci’ lakaplı Gina Haspel, ilk onayı Senato İstihbarat Komisyonu’ndan aldı.

CIA’deki 33 yıllık kariyerinde Direktör Yardımcısı konumunda bulunan Gina Haspel’in, Dışişleri Bakanı atanan Mike Pompeo’dan boşalan Direktör koltuğuna oturması önündeki ilk engel kalktı.

11 Eylül 2001 saldırıları sonrası ‘terör’ zanlılarının kaçırılıp esir alınarak işkenceden geçirmesi programının yöneticilerinden biri olan Gina Haspel, 9 Mayıs’ta başlayan onay sürecinde, bugün Senato İstihbarat Komisyonu’ndan geçiş aldı.

İKİ DEMOKRAT LEHTE OY VERDİ

Senato İstihbarat Komisyonu’nda kapalı kapılar ardında yapılan oylamada kadın istihbaratçıya 5’e karşı 10 olumlu oy verildi.

Senato İstihbarat Komisyonu’nun Trump’ın Cumhuriyetçi Parti’sinden 8, azınlıktaki Demokrat Parti’den 7 üyesi var.

7 Demokrat üye içinden Komisyon Başkan Yardımcısı Mark Warner ve Joe Manchin, Cumhuriyetçi üyelere katılarak Haspel’den yana oy kullandıklarını belirtti.

NİHAİ ONAY BEKLENİYOR

Haspel için bu hafta ya da gelecek hafta Senato Genel Kurulu’nda oylamaya gidilecek. Genel Kurul’da da bir dizi Demokrat senatör Haspel’e destek açıkladığından artık beklentiler nihai onayın verileceği yönünde. Muhalefet eden sadece iki Cumhuriyetçi senatör var: Rand Paul ve John McCain.

‘ETİK SINAVINI GEÇEMEDİ’

Haspel 9 Mayıs’ta Komisyon’a verdiği ifadede 11 Eylül sonrasındaki süreçte CIA’in işkenceye başvurmasından pişmanlık ifade edip başa geçerse programı yeniden başlatmama sözü vermişti. Ama savaş karşıtları ve insan hakları örgütleri Haspel’in CIA Direktörü olmasına kesin dille karşı çıkmaya devam ediyor.

Bazı önde gelen askerlerin de ‘sonradan pişmanlığın fayda etmediğini, olaylar sırasında etik sınavından geçemediğini’ söylediği Haspel, nihai onayı alırsa, ilk kadın CIA Direktörü olacak.

Sırbistan’da hafif sportif uçak düştü: 2 ölü

Sırbistan İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, hafif sportif uçağın yerel saat ile 19.20’de düştüğü ifade edilerek, uçaktaki 2 kişinin öldüğü kaydedildi.

Anadolu Ajansı’nın aktardığı bilgiye göre, Acil Servis Basın Sözcüsü Nada Macura da uçaktaki bir kadın ve erkeğin kazada hayatını kaybettiğini belirtti.

Kaza yerine çok sayıda polis ve olay yeri inceleme ekibinin sevk edildiği bildirildi.

Japon vekil: Bekar kadınlar devlete yük olur

Japonya’da iktidar partisi milletvekili bekar kadınların devlete yük haline geldiklerini söyledi.

Japonya’da iktidardaki Liberal Demokrat Partisi milletvekili olan Kanji Kato, kadınların birden fazla çocuk sahibi olması gerektiğini ve bekarlığı tercih eden kadınların ileride devlete devlete yük olacağını söylemesinin ardından cinsiyetçilik suçlamalarının hedefine oturdu.

Partisinin bir toplantısında konuşan Kanji, düğünlerde konuşma yapması istendiğinde ‘gelin damatı en az 3 çocuk yapmaya teşvik edici’ ifadeler kullandığını anlattı.

6 çocuğu ve 8 torunu olan Kenji, evlenmeyi istemediklerini söyleyen genç kadınlarla karşılaştığında, onlara ‘evlenmezlerse çocuk sahibi olmayacaklarını ve kendilerini diğer insanların çocuklarının vergileriyle ödenen bir bakımevinde bulacaklarını’ söylediğini aktardı.

Japon vekilin TBS News’e yaptığı açıklama, resmi rakamlara göre 1 Nisan 2018 itibariyle 15 yaş altındaki çocuk sayısının geçen seneye göre 170 bin düşerek 15.53 milyon olduğunun bildirilmesinin ardından geldi.

Geçen yıl 941.000 çocuğun hayata geldiği Japonya’da bu rakam 1899’dan bu yana en düşük sayı oldu.

Ülkede doğum oranları, bütün teşviklere ve finansal desteklere rağmen düşük kalmaya devam ediyor.

Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre 40 milyon ya da daha fazla nüfusu olan 32 ülke arasında Japonya, toplam nüfus içinde çocukların yüzdesi bakımından en düşük sırada yer alıyor.

Kato, kadınların toplumdaki birincil rolünün çocuk doğurmak olduğunu düşünen ilk Japon politikacı değil. 2007’de o zamanki Sağlık Bakanı Hakuo Yanagisawa, kadınları ‘doğum yapan makinalar’ olarak tanımlanmış ve doğum oranını yükseltmenin bir kamu görevi olduğunu söylemişti.

Kadın milletvekillerinin tepkileri karşısında ilk önce söylediklerini savununan Kato, daha sonra ofisi aracılığıyla ‘kadınlara saygısızlık etmeyi amaçlamadıklarını’ söyleyen bir bildiri yayınladı.Sputnik

‘Kritik anlarda zorlukların üstesinden gelerek kupayı kazandık’

Voleybolda Kadınlar CEV Şampiyonlar Ligi’ni kazanan VakıfBank’ın oyuncusu Ayşe Melis Gürkaynak, tecrübeleriyle mutlu sona ulaştıklarını söyledi.

Avrupa voleybolunun kulüpler düzeyindeki bir numaralı organizasyonunda 2’si üst üste olmak üzere 4. kez şampiyonluk yaşayan sarı-siyahlıların 28 yaşındaki oyuncusu, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Dörtlü Final’de daha önce oynamalarının kendilerine avantaj sağladığını aktaran Ayşe Melis, “Dörtlü Final oynamayı bilen ve bunu tecrübe etmiş bir kulübüz. Dörtlü Final’de iki maç oynuyorsunuz. İlk maçı kaybedersek finale çıkamayacağımızı biliyorduk. Bunun telafisi yoktu. Her karşılaşmaya bunun bilinciyle çıktık.” ifadelerini kullandı.

Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen Dörtlü Final’de Imoco Volley ile yaptıkları yarı final maçının çok zor geçtiğini vurgulayan orta oyuncu, “Çabuk oynayan bir rakibimiz vardı. Biz de iyi hazırlık yapmıştık. Kritik anlarda zorlukların üstesinden gelerek kupayı kazandık. Başkanımızın da dediği gibi eğer final setinde skor 13-9 olsaydı maçı çevirmek çok zorlaşacaktı. Bununla iyi başa çıktık. Tecrübeli bir takımız. O sayılarda oynayabilecek çok kuvvetli oyuncularımız var.” şeklinde konuştu.

VakıfBank’ın İtalyan antrenörü Giovanni Guidetti’nin takımı sezon boyunca hep hazır tuttuğunu ifade eden milli oyuncu, “Guidetti, sezon boyunca 14 oyuncusuna da şans veren bir antrenör. Bu yüzden çok şanslıyız. Antrenmanlarda da hep bu şekilde çalıştık. Beni yarı final maçında oyuna aldı. Servis kullanmamı istedi. Ben de hazırlığımı buna göre yapmıştım.” değerlendirmesinde bulundu.

Ayşe Melis Gürkaynak, voleybol kariyerini noktalayan sarı-siyahlı takımın kaptanı Gözde Kırdar hakkında ise şunları kaydetti:

“Ben ilk kez VakıfBank A takımına çıktığımda da Gözde Kırdar vardı. Onunla çok uzun yıllar oynamış şanslı bir sporcuyum. Gözde’nin VakıfBank’a kazandırdığı maçlar ve sayıların haricinde takıma kattığı bir ruh olduğunu düşünüyorum. Gözde, bu ruhu şanslıyız ki bütün oyunculara da anlatabilmiş bir kaptan. Onun ardından tüm sporcuların bir sorumluluğu olacak. Gözde’nin yokluğunu doldurmak, olmadığı bir takımı o aramızdaymış gibi göstermek çok zor. Umarım bunu başarabiliriz.”

Mücadele ettikleri tüm organizasyonlarda her zaman şampiyonluğu hedeflediklerini vurgulayan Ayşe Melis, “VakıfBank her sezon başında aday olduğu bütün kupalara talip bir kulüp. Buraya gelmiş bütün oyuncular bunun bilincinde. Seneye de aynı kupa hedefleriyle başlayacağız. Umarım gelecek sezon da yine bol kupalı bir yıl geçiririz.” ifadeleriyle sözlerini tamamladı. AA

Demirtaş’tan gençler, kadınlar ve emekliler için seçim vaatleri

HDP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, twitter hesabından yaptığı paylaşımlarla seçim vaatlerini duyurdu.

Demirtaş, gazeteci Fatih Portakal’ın twitter hesabından “Liderlerden çözümünü duymak istediğim 3 mesele var: 1- gençlerin geleceklerine nasıl umut olacasınız? 2- Kadın yurttaşlari toplumda nasıl eşit hale getireceksiniz? 3- Emeklilikten sonraki hayatı nasıl daha mutlu kılacaksınız? Süslü cümleler kurmak kolay, bunlara cvp var mı?” sorularını yönelttiği tweet’i alıntılayarak; gençler, kadınlar ve emekliler için vaatlerini sıraladı.

Gönül isterdi ki, bunları sizinle yüz yüze konuşabilelim. Şimdilik, fikirlerimi buradan kısaca belirtmekle yetinmiş olayım. Selamlar, kolaylıklar. @fatihportakalpic.twitter.com/ldO7pvvkyZ

— Selahattin Demirtaş (@hdpdemirtas) May 7, 2018

Demirtaş, gençlere ilişkin vaatlerinde, “Her genç için “Genç Kart’ projesi ile günlük yaşamlarına destek olacağız. Aylık 500 TL kredi yüklenecek olan “Genç Kart’ ulaşım, yemek, kültür, sosyal faaliyetler, iletişim gibi alanlarda kullanılabilecek. Her gence şart aranmaksızın “Genç Kart’ sağlanacaktır.” ifadelerini kullandı.

Kadınların çoğunlukta olduğu bir Cumhurbaşkanlığı yönetim mekanizması oluşturacaklarını vurgulayan Demirtaş, “Kadınlara yönelik şiddet, taciz, tecavüz saldırılarına karşı daha sonuç alıcı idari, hukuki, kültürel tedbirler alacağız. Ancak asıl hedefimiz, şiddeti ortaya çıkaran cinsiyet eşitsizliği ile mücadele etmek olacaktır.” dedi.

Demirtaş, emeklilere yönelik vaatleri ile ilgili de ise şunları yazdı:

“Emekli maaşı olmayan bir milyon yaşlıya, aylık 1.000 lira ödeme yapacağız. En düşük emekli maaşını 3.000 lira yapacağız. Kıdem tazminatı ve emeklilik ikramiyesini güvence altına alacağız. Böylece çalışanlar, zamanları geldiğinde emekli olmaktan imtina etmeyecekler. Bu yolla, gençlere yeni iş alanları da açmış olacağız.”

Demirtaş’ın açıklamalarının tam metni şöyle:

GENÇLER

Türkiye’de gençlerin önündeki en büyük engel AKP iktidarı ile derinleşen yoksulluktur. Yoksulluk ve tüm fırsat eşitsizliklerinin ortadan kaldırılması, gençlerin potansiyellerini açığa çıkaracaktır.
Toplumdaki yoksulluğu ortadan kaldıracak şekilde, gelir dağılımında ve vergilendirmede adaleti sağlamamız çok gereklidir. Toplumda bir yaraya dönüşmüş işe alımlardaki torpili kaldırmak, gençlerin mesleklerine aidiyetini ve geleceğe bakışını güvenli hale getirecektir. Ülkemizde her beş gençten biri işsizdir. Sadece iş hayatındaki çalışma sürelerinin kısaltılmasını, askeri harcamalann kısıtlanmasını ve kamudaki makam arabası, helikopter, uçak gibi israf kalemlerinin bitirilmesini sağlayarak bile gençlere büyük bir istihdam alanı yaratabiliriz. Her genç için “Genç Kart’ projesi ile günlük yaşamlarına destek olacağız. Aylık 500 TL kredi yüklenecek olan “Genç Kart’ ulaşım, yemek, kültür, sosyal faaliyetler, iletişim gibi alanlarda kullanılabilecek. Her gence şart aranmaksızın “Genç Kart’ sağlanacaktır.
“Gençlerin sorunlarını en iyi ben çözerim” demek yerine, bu sorunları “en iyi gençlerin kendisi çözer” demek gerekir. Siyasetçilerin gençlere verebilecekleri en büyük umut “dürüst, ahlaklı, şeffaf ve mütevazı” siyasetçi profili ile siyasete olan saygı, ve ilgiyi arttırmaktır. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nı a,racağız, “Gençlik Bakanlığı” adı altında yeni bir bakanlık kuracağız. Bakanın kendisi gerçelcten de genç olacak ve bu bakanlığın tek amacı gençleri geleceğe en iyi şekilde hazırlamak olacaktır. Gençlik Bakanlığı, diğer bütün bakanlıklan da gençler için özel uygulamalar ve projeler konusunda zorlayacak ve harekete geçirecek bir tür koordinatör bakanlık gibi olacaktır. Gençlerimizin demokrasiyi, kültürün bir unsuru olarak özümsemiş, ülkenin, toplumun ve elbette tüm insanlığın yararına düşünebilen, üretebilen özgür bireyler olarak yetişmelerini sağlamak Türkiye’nin en büyük güvencesi olacaktır. Biz gençleri hiçbir kalıba sokmaksızın, fikirleri ne olursa olsun, kendileı-ini özgürce ifade edebildikleri, geleceklerini başka bir ülkede değil, bu bereketli topraklarda gördükleri bir ülke var edeceğiz.

KADINLAR

Kadınların eşit yurttaş olmaları erkekler tarafından bahşedilecek bir lütuf değildir. Türkiye’de kadınlara yönelik politikalar iktidarın siyaset anlayışının turnusol kâğıdıdır. AKP’nin 16 yıllık politikasının en dip noktası kendini kadınların bedenine, yaşam tazına ve değerlerine yönelik saldırılar olarak gösterdi.
Bize düşen şey kazanılmış olan hakları anayasal, yasal, idari, pratik açıdan güvenceye almaktır. Erkek egemen zihniyetin değişmesi için toplumsal seferberlik başlatmaktır. Örneğin erkek siyasetçiler kadınlara dair konuşurken “kadınlarımız” demeyi bırakmakla ilk adımı atabilirler. Kadınlar bizim değildir, kadın kadındır, bize ait değildir. Hiç “erkeklerimiz” diyen erkek siyasetçi gördünüz mü mesela?
Kadınlar eşit ve özgür olmadan toplum asla özgür olmaz. Demokrasi toplumu olamayız. Cumhuriyetimizin daha fazla demokrasi ile buluşmalı için en önemli başlıklardan biri de kadınların daha özgür ve eşit olmaları mücadelesinin başarıya ulaşmasıdır. Bu bakış açısıyla, kadınların çoğunlukta olduğu bir Cumhurbaşkanlığı yönetim mekanizması oluşturacağız. Kadınlara yönelik şiddet, taciz, tecavüz saldırılarına karşı daha sonuç alıcı idari, hukuki, kültürel tedbirler alacağız. Ancak asıl hedefimiz, şiddeti ortaya çıkaran cinsiyet eşitsizliği ile mücadele etmek olacaktır.
Türkiye, çocuk doğurma oranlarının en yüksek, buna karşın ulaşılabilir çocuk bakım merkezlerinin en az olduğu ülkelerden biri. Bu nedenle ilk adımlardan biri olarak çocuk bakım ve eğitim merkezlerinin sayısını arttıracağız. Böylece kadınların sosyal, ekonomik ve siyasal hayatına katılımının önündeki en önemli engellerden birini ortadan kaldıracağız.

EMEKLİLER

12 milyon emeklinin üçte ikisi hâlâ çalışıyor, Yani aslında emekli olamadılar. Bizler yaşam kalitelerini arttırarak emeklileri emekli edeceğiz. Emekli maaşı olmayan bir milyon yaşlıya, aylık 1.000 lira ödeme yapacağız. En düşük emekli maaşını 3.000 lira yapacağız. Kıdem tazminatı ve emeklilik ikramiyesini güvence altına alacağız. Böylece çalışanlar, zamanları geldiğinde emekli olmaktan imtina etmeyecekler. Bu yolla, gençlere yeni iş alanları da açmış olacağız.
Emekli olup hayatının geri kalanını dinlenerek, gezerek, okuyarak, ailesi ile zaman geçirerek tamamlayacak her insanın sahip olması gereken haklar çalışırken sahip olduklanndan kesinlikle daha fazla olmalıdır. Bu bir sadaka falan değil, emekçilerin ülke ve toplum adına yaptıklanndan dolayı hak ettikleri onurlu bir kazanımdır. Emekliler, uçaklar dâhil ulusal veya uluslararası seyahatlerden yüzde 50 indirimle yararlanacaklar. Ücretsiz sağlık hizmetini evde veya hastanede eksiksiz alacaklar. Şehir içi ulaşım, müze ziyaretleri, tarihi ören yerleri vb. ücretsiz olacak. Emekliler bütün kültürel etkinliklerden indirimli yararlanacak. Turizm Bakanlığı’nın Türkiye’nin her yerinde sağlayacağı anlaşmalı otellerde yüzde 50 indirimle tatil yapabilecek. Yerel yönetimler aracılığıyla emeklilere yönelik müzik, resim, edebiyat, el sanatlan, teknoloji, bilişim atölyeleri açılacak. Her emekli yurttaş aylık standart bir milctarda ücretsiz cep telefonu ile konuşma ve internet hakkına sahip olacak.
Emekliler sendika kurup hükümetle her yıl sosyal ve ekonomik haklar konusunda pazarlık yapma hakkına sahip olacak. Emekli olduktan sonra çalışacak yurttaşların emekli aylığından yapılan kesintiler kaldırılacak. Peki, bunlar neden yapılmalı? Çünkü onlar bu ülkeyi alınlannın teri ile var ettiler. Başka bir gerekçe lazım mı ki? Bütün bunlann kaynağı da, yandaşlara tanınan vergi aflarında, ülkeden kaçırılan paralarda, ödenen yüksek faizlerde, dev israf projelerinde, örtülü ödenek gibi kalemlerdedir.

Bunlarla birlikte, bir de Cumhurbaskanlığının masraflarını kısarsak kaynak yeter de artar bile 🙂 Bunların hepsini de “BEN” yaparım demiyorum, “BİZ” yaparız diyorum. Yeter ki “BİZ” olalım. Selamlar.

RSF, son 10 yılda gazetecilere yönelik saldırıları derledi

Afganistan’ın başkenti Kabil’de 30 Nisan’da gerçekleştirilen çifte intihar saldırısı, işleri rahatsızlığa neden olduğu için medya kuruluşları ve gazetecilere yapılan birçok kanlı saldırının sonuncusu. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) son 10 yılda medya mensuplarına karşı yapılan en kanlı saldırıları derledi.

Kabil’de art arda gerçekleşen iki bombalı saldırı 9 gazetecinin hayatını kaybetmesine neden oldu. En az 9 gazetecinin hayatını kaybettiği, birçok gazetecinin yaralandığı saldırı, 2001 yılında Taliban rejiminin düşüşünden beri yaşanan en kanlı medya saldırısı. IŞİD’in düzenlediği iddia edilen iki patlama, yarım saat arayla Afganistan’ın en büyük istihbarat ajansının merkezinin yakınlarında meydana geldi. İkinci patlama, birinci patlamayı görüntülemeye gelen muhabirlerı hedef aldı. Bu ikili saldırılar militan gruplar tarafından gerçekleştiriliyor.

21 Mart 2018’de Ekvador gazetesi El Comercio’nun iki muhabiri Javier Ortega ve Paul Rivas ile şoförleri Efrain Segarra Ekvador Kolombia sınırı yakınlarında kaçırıldı. Gazeteciler bölgeye hükümet güçleriyle silahlı grupların arasındaki çatışmayı görüntülemek için gitmişlerdi. Kaçırılan 3 kişinin ölü bedenlerinin fotoğrafları 12 Nisan günü internette yayımlandı ve bu haber Başkan Lenin Moreno tarafından doğrulandı.

Afganistan’da İntihar saldırısında 7 Tolo News çalışanı hayatını kaybetti. 20 Ocak 2016’da Televizyon teknikerlerini Kabil’deki evlerine götüren araca şehir merkezinde bomba yüklü bir araçla saldırıldı. Taliban’ın yaptığı iddia edilen saldırıda üçü kadın yedi çalışan hayatını kaybetti. Saldırıdan önce Tolo ve başka bir Afgan televizyon kanalı olan TV1, Taliban tarafından “askeri hedef” olarak duyurulmuştu.

Charlie Hebdo genel merkezinin toplantı salonuna giren iki silahlı saldırgan, sekizi gazeteci olmak üzere on iki kişinin ölümüne neden oldu. Charlie Hebdo 2006 yılında Hz. Muhammed’in bulunduğu bir karikatür yayımladıktan sonra tehdit edilmeye başlanmıştı ve bu nedenle polis koruması altındaydı. Gazetenin ofisi 2011 yılında yakılmaya çalışılmıştı.
Pakistan’ın Belucisyan Eyaleti’nin yönetim merkezi olan Ketta’da art arda gerçekleşen 2 bombalı saldırıda 80 kişi hayatını kaybetmişti. İlk bomba can kaybına neden olsa da bölgeye polisi ve gazetecileri çekmek için tuzak olarak patlatılmıştı. İkinci saldırıda 3 gazeteci hayatını kaybederken 3 gazeteci de yaralandı.

Dubai merkezli uydu kanalı Al-Arabiya’nın Bağdat bürosuna bombalı saldırı düzenlendi. Saldırıda kanalın 4 çalışanı hayatını kaybetti. 2003’te açılan ofis daha önce de terörist saldırıların hedefi olmuştu. 2008 yılında büronun yöneticilerinden Jawad Hattab, arabasının altına yerleştirilen bombadan son anda kurtulmuştu. 2006 yılında büroyu hedef alan bombalı araçlı saldırıda 7 kişi ölmüş 20 kişi ise yaralanmıştı. Maguindanao bölgesi yöneticisi tarafından yönetilen özel milis kuvvetler, otuz ikisi gazeteci olmak üzere elli yedi kişinin ölümüne neden oldu. Nijerya’nın başkenti Abuja’da bulunan gazete ThisDay’e bomba yüklü bir araçla gelen saldırgan 4 kişinin hayatını kaybetmesine ve onlarca insanın yaralanmasına neden oldu.

“Erdoğan gitsin” kuyruğu

BURCU CANSU / [email protected]

İlçe seçim kurullarında hareketli saatler başladı. 24 Haziran’da yapılacak Cumhurbaşkanı seçimlerinde yarışacak adaylar için imza verme işlemi başladı.

Ankara’da Strazburg Caddesi üzerinde bulunan Çankaya İlçe Seçim Kurulu binası önünde de sabah 08.00’den itibaren ciddi bir yoğunluk yaşandı. Adaylarının Cumhurbaşkanı seçimlerinde yarışabilmesi için çok sayıda yurttaş gün boyu ilçe seçim kurulları önünde imza kuyruklarında bekledi.

Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı İlçe Seçim Kurulu binası önünde İYİ Parti ve Saadet Partisi üye kaydı için de standlar oluşturdu.

Kadınlar Akşener için sırada

Özellikle kadınların çoğunlukta olduğu İYİ Parti standında üyelik işlemlerini yapan Hülya, “Ben sıradan bir ev kadınıyım. Gönüllü olarak sabahtan çıktım geldim, görev aldım. Sabahtan bu yana bir çok insanın üye kaydını gerçekleştirdim. İnsanlar Meral Akşener’i merak ediyor. Özellikle de gençler. Çok fazla genç, üye olmadan önce bizlerle uzun uzun sohbet etti. Ayrıca AKP’den ve CHP’den de gelenler oldu. Bazıları üye olmadı ama Akşener’i desteklemek için imza vermeye geldiklerini belirtti” dedi.

En büyük isteğinin Erdoğan’ın ülke yönetiminden olduğunu söyleyen Sevgi ise “Akşener ile yanlışlar düzelecek. Ülkede her şey çok pahalı, adalet yok, yargı yok. Akşener, kararlı ve cesur bir kadın. Bir kadın olarak onu desteklemekten gurur duyarım” dedi.

Gençler merak içerisinde

erdogan-gitsin-kuyrugu-459689-1.

“Tek umudumuz Meral abla” diyerek söze giren Şükran da büyük bir heyecanla şunları anlattı: “İlk defa oy kullanacağım. Evdekilere rağmen ben Meral ablayı destekliyorum. Gençler kutuplaştırılmaktan çok rahatsız. Eğitim sistemi rezalet. Sürekli sınav sistemi değişiyor. Barış içinde yaşamak istiyorum. İşsizlik sorununun çözülmesini istiyorum. Meral abla iktidar olduğunda bütün sorunların çözüleceğine inanıyorum. Kadın bir cumhurbaşkanımız olsun, ülkede bir sürü sorun var, titizlikle çözsün istiyorum. Kadınların umut olacağını gösterelim, istiyorum.”

Canımıza yetti

erdogan-gitsin-kuyrugu-459690-1.

Emekli olduğunu söyleyen Hayri, “Ben yıllarca AKP’ye oy verdim. Memlekette satılmadık yer bırakmadı. Sonra Bahçeli’ye oy verdim. Erdoğan’ın kulu kölesi olduğunu gördüm. Canımıza yetti artık. Ben kendimden geçtim. Torunlar işsiz, emekli maaşı ile geçinmek çok zor. Çarşı-pazar ateş pahası. Geçinmek zorlaştı. Yıllardır memleketi yönetenler bizleri mahvetti. Canıma yetti dedim ve Akşener’i desteklemeye geldim” dedi.

AKP’den Saadet’e dönüş

erdogan-gitsin-kuyrugu-459691-1.

Hurma ikramı yapılan Saadet Partisi standında da üye kayıtları gün boyu sürdü. Üniversite öğrencisi olduklarını belirten Feyza ve Amina, şunları söyledi:

“Saadet Partisi çok köklü bir parti ve bir çok üyemiz Ak Parti’ye gitmişti. ‘Pişman oldum’ diyenler Ak Parti’yi terk edip geri geliyor. Ekonomiden, dış politikaya, eğitimden sağlık alanına kadar her alanda kaos var. Verilen sözlerin hiç biri tutulmadı. Erdoğan sadece tek adam olmak istiyor. Biz istemiyoruz. İnsanların karnı aç. Sürekli üniversite açılıyor ama biz okul bittiğinde nasıl iş bulacağımızı düşünüyoruz. Aldığımız eğitimden memnun değiliz. Meral Akşener’i destekleyenler de biz de Erdoğan gitsin istiyoruz. Ama Meral Akşener’e destek daha çok, yeni bir isim olduğundan onu daha çok merak ediyorlar.”

Yeter artık

“İşsizim” diyen Osman da “Erdoğan’ın yaptıklarını onaylamıyorum. Milli değerlerimizi savunduğunu söylerken yerli ve milli fabrikalarımız satıldı. Ülkede ne var, ne yok sattılar. Tabii ki işsizlik bu kadar fazla olur. Nerede çalışacağız? Ak Parti üyesi olursan iş de var ekmek de olmazsan açsın ve ekmek yok. Yeter artık” diye konuştu.

Stantta görev yapan Ümmügülsüm ise “Ayaklarımda varis olmasına rağmen sabahın 08.00’inden bu yana bekliyorum. İktidar olamasak bile oyları böleriz. Erdoğan gitsin başka da bir duam yok. Hayat pahalı, işsizlik var” dedi.

Piyasalar panik içinde: Sanayide alarm sesleri

Ekonomide üst üste kötü veriler gelmesi, hükümetin ekonomideki bozulma nedeniyle erken seçim kararı aldığına dönük algıyı güçlendirdi. Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi’nin kritik eşik olan 50 seviyesinin altına inmesi, sanayide endişenin büyüdüğünü ve çarkların durma noktasına geldiğini gösterdi. İstanbul’un nisan enflasyonunun yüzde 1,66’ya ulaşması, bugün açıklanacak olan Türkiye’nin nisan enflasyonunun da yüksek çıkacağı endişesini güçlendirdi.

Bunun yanında, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P’nin Türkiye’nin kredi notunu indirmesi de eklenince lirada erime hız kazandı. Dolar 4 lira 16 kuruşu geçerken, avro yine 5 liraya yükseldi. Borsada kayıplar yüzde 1’e dayandı.

Son 24 saat içinde piyasalarda şok dalgası yaşanmasına neden olan ekonomik gelişmeler şöyle sıralandı:

İstanbul’da fiyatlar yine yükseldi
» İstanbul Ticaret Odası verilerine göre, İstanbul’da nisan ayında perakende fiyatlar yüzde 1,66, toptan fiyatlar da yüzde 1,94 arttı. Nisan ayında giyim harcamaları kadın giyimi grubunda yer alan elbise, yüzde 32,98 ile fiyatı en fazla artış gösteren ürün oldu. İstanbul’un enflasyonunda yaşanan artış, bugün açıklanacak olan Türkiye’nin nisan ayı enflasyon verisinin yüksek geleceği beklentisini güçlendirdi.

Sanayi kritik eşiğin altına indi
» İstanbul Sanayi Odası verileri, Türkiye’de sanayinin alarm seviyesine geldiğini gösterdi. İSO’nun açıkladığı Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) nisanda, mart ayındaki 51.8 düzeyinden 48.9 düzeyine geriledi ve sanayide beklentiler negatife düştü. Endeksteki düşüşte toplam yeni siparişler ve istihdamdaki gerileme etkili oldu. Anket verileri hakkında değerlendirmede bulunan ekonomist Gabriella Dickens, “Türkiye İmalat PMI, nisan ayında sektörün daha zorlu koşullarda faaliyet gösterdiğine işaret etti. Bu durum toplam yeni sipariş hacmi ve istihdamdaki yavaşlamadan kaynaklandı” dedi.

S&P not indirdi
» Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor’s (S&P), Türkiye’nin kredi notunu ‘BB’den ‘BB-‘ye, yerli para cinsinden notunu ‘BB+’dan ‘BB’ye düşürdü. Not görünümü ise durağan olarak belirlendi. Kurdaki değer kaybının ve oynaklığın finansal istikrara yönelik bir risk olduğu belirtilerek, Türkiye’deki yüksek enflasyon ile birlikte kötüleşen cari ve mali açık gibi “makro ekonomik dengesizliklere” işaret edildi. Kuruluş tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’nin mali pozisyonunun zayıfladığına da dikkat çekilerek, ekonominin aşırı ısındığı vurgulandı. S&P Kıdemli Direktörü Frank Gill, Bloomberg HT’ye yaptığı açıklamada, not indirimi kararının seçimle ilgisi olmadığını söyledi.

Borsa ve lira dipte
Hükümetin erken seçim kararı almasının ardından piyasalarda oluşan geçici iyimserlik de, ekonomideki bozulmanın şiddetlendiğini gösteren verilerle birlikte yerini panik ortamına bıraktı. Yılın başında 120 bin seviyelerine kadar yükselen Borsa İstanbul dün itibariyle 104 binin de altına geriledi. Dolar 4,16 TL’ye çıkarak yeniden rekoruna yaklaştı. Piyasa faizleri de sert yükseldi. Yaşanan şok karşısında hükümet kanadı ise kamuoyuna ekonominin sağlam olduğunu söylemekle yetindi.

Orjinal Stag Geciktirici Sprey porno 64 türk porno