ABD Senatosu, Gina Haspel’in CIA Direktörlüğünü onayladı

ABD Başkanı Donald Trump’ın CIA Direktörü adayı gösterdiği ‘işkenceci’ lakaplı Gina Haspel, ilk onayı Senato İstihbarat Komisyonu’ndan aldı.

CIA’deki 33 yıllık kariyerinde Direktör Yardımcısı konumunda bulunan Gina Haspel’in, Dışişleri Bakanı atanan Mike Pompeo’dan boşalan Direktör koltuğuna oturması önündeki ilk engel kalktı.

11 Eylül 2001 saldırıları sonrası ‘terör’ zanlılarının kaçırılıp esir alınarak işkenceden geçirmesi programının yöneticilerinden biri olan Gina Haspel, 9 Mayıs’ta başlayan onay sürecinde, bugün Senato İstihbarat Komisyonu’ndan geçiş aldı.

İKİ DEMOKRAT LEHTE OY VERDİ

Senato İstihbarat Komisyonu’nda kapalı kapılar ardında yapılan oylamada kadın istihbaratçıya 5’e karşı 10 olumlu oy verildi.

Senato İstihbarat Komisyonu’nun Trump’ın Cumhuriyetçi Parti’sinden 8, azınlıktaki Demokrat Parti’den 7 üyesi var.

7 Demokrat üye içinden Komisyon Başkan Yardımcısı Mark Warner ve Joe Manchin, Cumhuriyetçi üyelere katılarak Haspel’den yana oy kullandıklarını belirtti.

NİHAİ ONAY BEKLENİYOR

Haspel için bu hafta ya da gelecek hafta Senato Genel Kurulu’nda oylamaya gidilecek. Genel Kurul’da da bir dizi Demokrat senatör Haspel’e destek açıkladığından artık beklentiler nihai onayın verileceği yönünde. Muhalefet eden sadece iki Cumhuriyetçi senatör var: Rand Paul ve John McCain.

‘ETİK SINAVINI GEÇEMEDİ’

Haspel 9 Mayıs’ta Komisyon’a verdiği ifadede 11 Eylül sonrasındaki süreçte CIA’in işkenceye başvurmasından pişmanlık ifade edip başa geçerse programı yeniden başlatmama sözü vermişti. Ama savaş karşıtları ve insan hakları örgütleri Haspel’in CIA Direktörü olmasına kesin dille karşı çıkmaya devam ediyor.

Bazı önde gelen askerlerin de ‘sonradan pişmanlığın fayda etmediğini, olaylar sırasında etik sınavından geçemediğini’ söylediği Haspel, nihai onayı alırsa, ilk kadın CIA Direktörü olacak.

Kimya bozulunca yok olmak kaçınılmazdır!..

Önceki gün malum kişinin açıkladığı güya(!) manifestoyu duyunca herhalde kendimizden şüphe ettik.

“Biz bu kişiyi daha önce hiç görmedik galiba” diye…

•••

Öyle şeyler söylüyordu ki; sanki 16 yıldır ülke iktidarında uzaylılar vardı!..

Ve bizler de Türkiye’de yaşamıyorduk.

Bizim köyde; ‘herkesi aptal, kendini akıllı zannedene’ ketkoda derler!..

Hele hele ‘olmayanı olmuş’ gibi gösterenle şıltahçı diye alay ederler…

•••

“Bu ülkenin namusunu işgalcilere çiğnetmedik!” dediğinde;

Irak’ta ‘askerlerin başına çuval geçirilmesi’,

‘Kendi topraklarımızdan Süleyman Şah türbesinin kaçırılması’,

Ve de ‘Ege’de Türkiye’nin sahip olduğu 18 ada ve kayalığın Yunanlar tarafından alınması’ hemen aklımıza geliyor…

Bu bey o sırada neredeydi acaba?

Tüm olaylardan haberi yoktu ve ülkenin namusu bozulmamıştı öyle mi?

Ona göre ‘şahlanan Türkiye’ dünyaya örnek oluyordu…

Evet. İşgalciler yurdumuzu çiğnememişlerdi.

Çünkü zaten bizim memlekete sayelerinde yerleşmişlerdi…

•••

Vesayetin yok edileceğine, demokrasinin var olacağına, hukuk devletine ulaşılacağına atıfta bulunanlar aslında 16 yıldır bunları yapmadıklarını itiraf da ediyorlar…

Çünkü AKP iktidarı boyunca askeri vesayet yerine Saray vesayeti kuruldu.

Demokrasinin kuralları kaldırıldı. Demokrasi sadece sandığa indirgendi.

Devlet kaynaklarını denetleyen kurumlar boşa çıkarıldı.

İktidarı denetleyen, yurttaşları koruyan tüm kuruluşlar fiilen yok edildi…

Anayasa Mahkemesi başta olmak üzere yüksek yargı kayıtsız, şartsız iktidara bağlandı. “Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımıyorum” noktasına ulaştı….

Böylece, Türkiye 2016 yılında Dünya Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde 113 ülke arasında 99. sıraya geriledi…

Yargısız infazlar arttı, iktidar üzerinde en az denetimin olduğu ülkeler kategorisinde de 113 ülke arasında 6. sıraya yükseldi…

Bu şu demektir; yargı iktidarın elindedir!..

Ülkenin bu hale düşmesinin nedeni olan kişiler şimdi, kurtarıcı gibi ortaya çıkıyorlar..

****

Açıklanan metinde “One Minute” övülüyordu.

Ama ‘Mavi Marmara’ gemisinde ölenler için İsrail’in ödediği 25 milyon dolara tav olunduğu söylenmiyordu…

Yerli ve milli duruştan bahsediliyor ancak, Türkiye’deki 30 banka ve tüm finans kurumlarının, üretimde ilk 500’e giren şirketlerin yabancıların eline geçtiğinden bahsedilmiyordu…

•••

Küresel şahlanıştan, lider ülke olma hedefinden dünyanın 5’den büyük olmasına varıncaya kadar bir dizi kelimeler sıralanıyor ancak, ülke ekonomisinin çöküşünden söz edilmiyordu…

Nasıl söylensin ki; 15 yılda devletin borcu 242 milyar TL’den 876.6 milyar TL’ye çıkmış…

İç borç stoku 149 milyar TL’den 535 Milyar TL’ye, özel sektörün dış borç stoku 43 milyar dolardan 307 milyar dolara çıkmış.

Cari açık ise 52 yılda 43.7 milyar dolar iken 16 yılda 561.6 milyar dolar, dış ticaret açığı 80 yılda toplam 247 milyar dolar iken 16 yılda toplam 960 milyar dolar olmuştu…

•••

Tüketicilerin borcu 6.6 milyar TL’den 499.5 milyar TL’ye, çiftçilerin borcu ise 5.1 milyar TL’den 85.5 milyar TL’ye çıkmıştı.

Yoksulluk sınırı 1.155TL’den 5.238 TL’ye, açlık sınırı ise 380 TL’den 1.608 TL’ye ulaşmıştı.

Asgari ücretin 1.604 olduğu ülkede milyonlarca insan açlık sınırında yaşar hale gelmişti.

Benzin 2002’de 1.66 TL iken 2017’de 6.2 TL’ye, mazot ise 1.3 TL’den 5.73 TL’ye yükselmişti.

Üretmeyen ekonomi, sadece beton dökerek ayakta tutulunca işsizlik misliyle artmıştı…

•••

Şimdi deniliyor ki; “Ekonomik ivme hız kazanacak. Faizler enflasyon ve cari açık düşecek. Dar gelirli vatandaşlarımızın hayat standartları mutlaka artacak. Vergi sistemi daha adil hale gelecek. Dar gelirli vatandaşın üstündeki vergi yükü düşecektir.”

Türkiye’yi tüketenler dalga geçer gibi ekonomiyi düzelteceklerini iddia ediyorlar…

•••

Aynı metin,15 Temmuz emperyalist beslemelerini yok ettiklerini övünerek anlatıyordu…

Şaşkınlıkla dinledik…

15 Temmuz beslemelerini yani FETÖ’cüleri devlete yerleştirdiklerini bizim unuttuğumuzu sanıyorlar galiba!..

160 general ve amiralin terfisinin altında AKP Gn. BŞ. RTE’nin imzası olduğunu bilmediğimizi zannediyorlar herhalde!..

Kamudan dışlanan on binlerce üst düzey görevlinin kararnamesini bunların çıkardığını hatırlamadığımızı düşünüyorlar.

Yani kendilerini akıllı bizi aptal sanıyorlar!..

•••

Oysa hâkim-savcı pazarlıklarını; Yargıtay, Danıştay operasyonlarını; kumpas davalarını hatırlıyoruz.

Başbakanlığın zıhlı araçlarını yandaş savcılara verdiğini ve şimdi o savcıların da kaçak olduğunu unutmuyoruz…

“NE İSTEDİNİZ DE VERMEDİK!” sözleri hâlâ kulaklarımızda çınlıyor…

Geriye doğru baktıkça, ‘emperyalist beslemeler’ tanımını 16 yıldır iş başında olanların özeleştirisi olarak görmek gerektiğini daha iyi anlıyoruz!..

•••

Herkesle kavgalı bir ülke haline getirildik…

Saygınlığımız kalmadı!..

Tek adam rejimi için Yüksek Seçim Kurulu’na bile şaibe karıştırdılar.

Şimdi yasama, yargı ve yürütme “daha güçlü ve daha tarafsız olacak diyorlar! Hak, hukuk ve adalet oluşacak!..”

Her türlü usulsüzlüğü ve yolsuzluğu şiar edinmiş bir anlayışın bu tümcesine inanmak mümkün değildir…

Hele hele bugüne kadar laik demokrasi, eşitlik ve özgürlük kavramlarını yok saymış; Kürtleri, Alevileri, devrimcileri, Kemalistleri hatta kendi gibi inanmayan ve de ibadet etmeyen insanları yurttaş olarakinkar etmiş;kin ve nefret tohumları saçarak toplumu bilinçli olarak bölmeye çalışmış bir kişinin “Demokrasi tüm kurallarıyla eksiksiz işleyecek” sözü hepten doğru değildir!..

•••

Kısaca Cumhurbaşkanı adayı AKP Gn. Bş. RTE’nin 16 yıldır yaptıklarının tam tersini söylemesinin yorumu çok açıktır.

Ülkeye yeni gelmiş bir havari gibi yaptığı açıklamaların nedeni, diğer adaylardan korktuğunun özetidir! …

Çünkü bu manifesto, RTE ve AKP’nin bugüne kadar yaptıklarının tam tersini vaat etmektedir. Bu da kendilerini inkâr edişini göstermektedir.

Böylelikle ikinci bir ruh haliyle halkı kandırmaya çalışıyorlar!..

Anlaşılan CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, ince ince Erdoğan’ın kimyasını bozmaya başlamış!…

Financial Times, Türkiye’deki enflasyonu yazdı

Türkiye’de enflasyon yükselirken doların TL’ye karşı yeni bir rekor kırması yurt dışında da dikkat çekti.

İngiliz ekonomi gazetesi Financial Times, “Türkiye’nin para birimi, Perşembe günü verilerin enflasyonu Aralık’tan bu yana en yüksek düzeyde göstermesinin ardından rekor düşük düzeye geriledi” diye yazıyor.

Liranın yılın başından bu yana yüzde 10’a yakın değer kaybettiğinin altını çizen gazete, yıllık enflasyonun ise beş aylığın en yüksek düzeyi olan yüzde 10.85’e çıktığını belirtikten sonra şu yorumu yaptı:

“Veriler, birçok iktisatçının, liranın zayıflamasının, enflasyonu körükleyerek potansiyel bir değer kaybı sarmalı için sahne hazırlayacağı yönündeki kaygılarına vurgu yapıyor. Birkaç analiste göre, Türk hükümetinin Haziran ayı erken seçim öncesi harcamaları artıracak bir dizi kararı alması, ateşi körükledi.”

FT, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın enflasyonu yüzde 5’lik hedefe yaklaştırma çabası ile geçen ay başlıca politika faizlerinden birini yükselttiğini ancak bunun sadece kısa bir rahatlama sağladığını da yazdı. (ANKA)

İlk Türk yapımı Netflix dizisinin adı açıklandı

Netflix’in bir süre önce duyurduğu ve başrolünü Çağatay Ulusoy’un üstleneceğini açıkladığı ilk Türk yapımı orijinal dizisinin adı ve yeni detayları belli oldu.

Netflix’in Roma’da düzenlediği “See What’s Next?” etkinliğiyle birlikte ortaya çıkan detaylar, ilk Türk yapımı Netflix orijinal dizisinin adının The Protector olacağını gösteriyor. Aynı zamanda dizi dünyanın en büyük film ve dizi platformu IMDb’de listelendi.

Netflix’in ilk Türk yapımı dizisi The Protector, sadece Türkiye’de değil tüm dünyada dublaj ve altyazı seçenekleriyle yayınlanacak. Konuyla ilgili açıklama yapan Netflix yetkilileri, Netflix’in bugüne dek yerli yapımlarla birçok yabancı içeriği dünya genelinde izletmeyi başardığını belirtiyor.

Dizi, tarihte kendisine verilmiş gizli bir görevle İstanbul’u korumak zorunda olduğunu öğrendikten sonra tüm dünyası altüst olan Hakan karakterinin serüvenini anlatacak. Dizinin başrolünde Çağatay Ulusoy yer alırken Hazar Ergüçlü, Okan Yalabık, Ayça Ayşin Turan ve Mehmet Kurtuluş ise diziye yön verecek diğer karakterleri canlandıracak.

Bir dizi daha reyting kurbanı oldu!..

Milliyet’te yer alan habere göre Limon Yapım imzalı, başrollerini Özlem Yılmaz, Engin Hepileri, Ushan Çakır, Gülçin Santırcıoğlu, Elifcan Ongurlar, Nihat Altınkaya, Anıl İlter, Başak Daşman ve Altan Erkekli gibi isimlerin paylaştığı Kara Ekmek dizisinin erken final yaparak ekrana veda etti.REYTİNGLERDE DÜŞÜŞ YAŞAMIŞTI

Burcu Biricik ve Birkan Sokullu yu buluşturan dizi

Milliyet’te yer alan habere göre geçen hafta Riva’da başlayan çekimlerin ikinci durağı Berlin oldu.BİRKAN SOKULLU (FOTO GALERİ)

Orjinal Stag Geciktirici Sprey porno 64 türk porno