Rusya’dan Kudüs açıklaması

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, ABD büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınması hakkında konuştu. Zaharova, Moskova’nın tutumuna göre Kudüs’ün hem Filistin hem de İsrail’in başkenti olması gerektiğini söyledi.

Rusya’nın Kudüs’le ilgili tutumunun değişmediğini belirten Zaharova, “Kent, hem Filistin hem de İsrail’in başkenti olmalı ve tek tanrılı üç dinin inananları için açık olmalı” dedi.

“Rusya, diyaloğu esas alan yaklaşımını sürdürecek. Şiddet sarmalının sona ermesi için BM Güvenlik Konseyi ve BM Genel Kurulu ile Arap Barış İnisiyatifi’nin kararları temelinde kapsamlı ve sonuç odaklı müzakere süreci en kısa sürede başlatılmalı” diye devam eden Zaharova, şöyle konuştu:

‘ULUSLARARASI TOPLUM ADİL BİR DÜNYA İÇİN ÇALIŞMALI’

“Uluslararası toplumun rolü, iki devletli çözümün uygulanması için gerekli koşulların oluşmasını engelleyen tek taraflı adımlar atmak değil, Filistinlilere ve İsraillilere uzun vadeli adil ve her iki tarafın çıkarlarını gözeten bir dünya kurmaya yöneltmektir.”

Rusya, Kudüs’ün statüsü konusunda BM kararlarına bağlılığını koruyor. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Nisan 2017’de yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullanmıştı: “Doğu Kudüs’ün statüsünün Filistin devletinin başkenti olarak ele alındığı BM’nin çözümün ilkeleriyle ilgili kararlarına bağlılığımızı teyit ediyoruz. Bununla birlikte, Batı Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak gördüğümüzü de belirtmeliyiz.”

Haziran 2017’de İsrail yönetimi, Rusya’ya büyükelçiliğini Kudüs’e taşımasını önermişti. Ancak Moskova, Filistin ve İsrail arasında ilişki tesis edilinceye kadar bu yönde adım atma niyetinde olmadığı yanıtını vermişti.

Kim-Trump Zirvesi iptal edilebilir

Washington, nükleer silah programının sonlandırılmasında ısrar ediyor, Pyongyang yönetimi ise 12 Haziran’da gerçekleşecek tarihi randevuyu gözden geçirebileceği tehdidini savurdu. Güney Kore ve ABD’nin ortak tatbikatı yeniden gerilimi zirveye taşıdı, resmi haber ajansı KCNA gövde gösterisinin bir ‘işgal provası’ olduğunu duyurdu. Resmi açıklamada ise “ABD’nin saçma açıklamalar yaparak zirve öncesi bizi provoke etmesi çok talihsiz” denildi.

Kuzey Kore, Washington’ın nükleer silahlardan vazgeçmesinde ısrar etmesi halinde, ABD Başkanı Donald Trump ve Kuzey Kore lideri Kim Jong-un arasında yapılması planlanan tarihi zirveye katılmayı yeniden değerlendirebileceğini söyledi. Trump ve Kim zirvesinin 12 Haziran’da Singapur’da yapılması planlanıyor. Zirve kararı, Kuzey Kore’nin Kore Yarımadası’nın nükleer silahlardan arındırılmasına bağlılığını ifade etmesinden sonra alınmıştı.

Kuzey Kore Resmi Haber Ajansı KCNA’ya göre, Dışişleri Bakan Yardımcısı Kim Kye-gwan “ABD bizi köşeye sıkıştırır ve tek taraflı olarak nükleer silahlarımızdan vazgeçmemizi isterse, görüşmelere olan ilgimizi kaybederiz ve beklenen Kuzey Kore-ABD zirvesine katılıp katılmamayı yeniden değerlendirmemiz gerekir” dedi.

Bakan Yardımcısı Kim, zirvenin Kore Yarımadası’ndaki gerginliğin azaltması için büyük umutlar taşıdıklarını ve harika bir geleceğe yönelik büyük bir adım olarak gördüklerini söyledi. Ancak Kim “Fakat, ABD’nin saçma açıklamalar yaparak zirve öncesi bizi provoke etmesi çok talihsiz” diye de ekledi.

Kuzey Kore daha önce de dün Güney Kore’yle yapılması planlanan üst düzey görüşmeleri, Güney Kore’nin ABD’yle birlikte yaptığı ortak askeri tatbikata duyulan öfkeyi gerekçe göstererek iptal etmişti. Resmi haber ajansı KCNA tatbikatın bir ‘provokasyon’ ve ‘işgal provası’ olduğunu bildirdi.

ABD Dışişleri Bakanlığı ise zirveye yönelik hazırlıkların sürdüğünü ve Kuzey Kore’nin tutumundaki herhangi bir değişiklikten haberleri olmadığını belirtti.

Almanya’nın reddettiği vize sayısında artış

Almanya’da geçtiğimiz yıl daha fazla sayıda vize başvurusunun geri çevrildiği açıklandı. Dışişleri Bakanlığı’nın Sol Parti’nin verdiği bir soru önergisine yanıtına göre, 2015 yılında reddedilen başvuru oranı yüzde 6,1 iken, bu oranın 2016’da yüzde 6,7’ye ve 2017’de de yüzde 8,5’e yükseldi. Bu tablo, 205 bin başvurunun geri çevrildiğine işaret ediyor.

Deutsche Welle Türkçe’nin Rheinische Post gazetesinin haberinden aktardığına göre, olumsuz yanıt alan vize başvurularının sahiplerinin büyük çoğunluğunu Afrika ülkelerinden ve vatandaşlarının ağırlıklı olarak sığınma başvurusunda bulunduğu ülkelerden gelenler oluşturuyor. Buna göre, reddedilen başvuruların yüzde 43’ü Nijeryalılara, yüzde 40’ı Angolalılara, yüzde 28’i Afganlara ve yüzde 36’sı da Iraklılara ait.

Sol Parti Meclis Grup Başkanvekili Sevim Dağdelen, “Özellikle Afrika’nın yoksul ülkelerinin vatandaşlarının Almanya için vize alabilmelerinin zor olduğunu” söyledi.

Öte yandan toplam rakamlara bakıldığında Almanya’nın onayladığı vize sayısında da artış görüldü. 2016’da 2,1 milyon kişiye vize verilirken, güncel rakamın 2,4 milyona çıktığı açıklandı. Onaylanan vize başvurularının 2 bine yakınının Afganlara, 22 binden fazlasının da Iraklılara ait olduğu belirtildi.

Açıklanan rakamlar arasında aile birleşimi vizesi verileri de yer alıyor. 2017’de 37 bin kadına aile birleşimi vizesi verilirken, bunlardan yaklaşık 10 bin 500’ünü Türk vatandaşlarının oluşturduğu ifade edildi.

Mike Pompeo’nun İran müzakereleri başlıyor

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Kuzey Kore ziyaretinin hemen ardından İran’a yönelik nükleer ve füze programlarını durdurmaları için müttefiklerle müzakere masasına oturacak. Reuters’ta yer alan habere göre ABD’li yetkililer, yeni Dışişleri Bakanı Pompeo’nun Kuzey Kore dönüşünün hemen ardından Avrupa, Ortadoğu ve Asya’daki müttefiklerle İran’a yönelik nükleer ve füze programlarını durdurması için müzakerelere başlayacağını açıkladılar.

ABD Dışişleri Bakanlığı’ndaki üst düzey bir yetkili, Başkan Trump’ın geçtiğimiz Salı akşamı nükleer anlaşmadan çekileceğini açıklamasından bu yana İngiltere, Fransa, Almanya, Japonya, Irak ve İsrail ile görüşmelerin devam ettiğini belirtti.

Söz konusu yetkili, görüşmelerin Pompeo ve İran konusundaki baş müzakerecilerden ABD Dışişleri Bakanlığı Siyaset Planlama Dairesi Başkanı Brian Hook tarafından gerçekleştirileceğini belirterek, “Dünyayla bağlantı kurmak ve çıkarlarımızı koruyan ortaklarımızla konuşmak için bir çaba olacak” dedi. Yetkili, görüşmelerin İran üzerindeki baskının onları müzakere masasına oturtacak şekilde nasıl yoğunlaştırılacağına odaklanacağını da ekleyerek “Nihai hedef, herkesin yeni bir anlaşma için müzakere masasına dönüşünün temellerini atmak” dedi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Yakın Doğu İlişkiler Dairesi’nde görevli William Peek, İran’ı baskı altına alma kampanyasının rejimi değiştirmeyi amaçladığını reddederken telekonferans aracılığıyla katıldığı basın toplantısında, “Biz rejimi değil rejimin tutumunu değiştirmeye çalışıyoruz” dedi. Yetkili ayrıca, Washington’un müttefiklerini İran’a yeniden yaptırım uygulamaya ikna etmek için diplomatik yolları kullanacağını da vurguladı.

Orjinal Stag Geciktirici Sprey porno 64 türk porno