Google’ın gizli araştırması sızdı

İngiltere’de yayımlanan Times gazetesi, Google’ın X adındaki gizli araştırma birimi tarafından 2016 yılında hazırlanan sekiz dakikalık bir videonun dışarıya sızdığını bildirdi.

BBC Türkçe’nin Times’ın Salı günkü sayısından aktardığı haberde, “Google, insanların davranışlarını manipüle etmek ve tüm canlıların faydasına olacak sonuçlar elde etmek için bireyler hakkında topladığı devasa büyüklükteki verileri kullandığı bir gelecek tahayyül ediyor” denildi.

Haberde, sekiz dakikalık videoda, Google’ın elindeki verilerin “bir kayıt defteri” olarak tanımlandığı ve bunların pasif kayıtlar olmaktan çıkarılarak, insanların eylemlerini şirketin “değerlerine” uygun bir şekilde etkileyebileceğinin belirtildiği vurgulandı.

Haberde, “Google’ın bir kişi hakkında yeterli bir veriye sahip olmadığı durumlarda da algoritmasının bu kişiye hakkında veri toplamak için cazip bir ürün geliştirmesi öngörülüyor” denildi.

Google ise videonun mevcut ya da ileriye dönük herhangi bir planı yansıtmadığını ve tamamen “bir düşünme deneyi” olduğunu söyledi.

Ancak analistler, bu videoda tarif edilene benzer bir geleceğin olasılık dahilinde olduğunu söylüyor.

The Times, şirketin aralarında “kullanıcı davranışındaki potansiyel hataları tespit eden ve düzelten” bir teknoloji de dahil olmak üzere yaptığı patent başvurularında benzer fikirlerin yer aldığına dikkat çekti.

Google ‘herkesi manipüle edeceği’ bir gelecek hayal etmiş

İngiltere’de yayımlanan Times gazetesi, Google’ın X adındaki gizli araştırma birimi tarafından 2016 yılında hazırlanan sekiz dakikalık bir videonun dışarıya sızdığını bildirdi.

Gazetenin Salı günkü sayısında yer alan haberde, “Google, insanların davranışlarını manipüle etmek ve tüm canlıların faydasına olacak sonuçlar elde etmek için bireyler hakkında topladığı devasa büyüklükteki verileri kullandığı bir gelecek tahayyül ediyor” denildi.

Haberde, sekiz dakikalık videoda, Google’ın elindeki verilerin “bir kayıt defteri” olarak tanımlandığı ve bunların pasif kayıtlar olmaktan çıkarılarak, insanların eylemlerini şirketin “değerlerine” uygun bir şekilde etkileyebileceğinin belirtildiği vurgulandı.

Haberde, “Google’ın bir kişi hakkında yeterli bir veriye sahip olmadığı durumlarda da algoritmasının bu kişiye hakkında veri toplamak için cazip bir ürün geliştirmesi öngörülüyor” denildi.

Google ise videonun mevcut ya da ileriye dönük herhangi bir planı yansıtmadığını ve tamamen “bir düşünme deneyi” olduğunu söyledi.

Ancak analistler, bu videoda tarif edilene benzer bir geleceğin olasılık dahilinde olduğunu söylüyor.

The Times, şirketin aralarında “kullanıcı davranışındaki potansiyel hataları tespit eden ve düzelten” bir teknoloji de dahil olmak üzere yaptığı patent başvurularında benzer fikirlerin yer aldığına dikkat çekti. BBC Türkçe

Salyangoza ‘anı’ nakledildi

Bilim kurgu filmlerinin her daim gözde konularından biri olan hafıza nakli, giderek bilimsel bir gerçeklik haline geliyor.

Bilim insanları Ribonükleik asit (RNA) adı verilen genetik bilgiyi bir salyangozdan diğerine aktararak anı naklini gerçekleştirmeyi başardı.

BBC’den Shivani Dave’in haberine göre, eNeuro isimli bilim dergisinde yayımlanan ve hafızanın fiziksel temelleri konusunda yeni ipuçları sağlaması umulan deneyi yürüten bilim insanları, Aplysia adı verilen bir deniz salyangozuna düşük dozda elektrik vererek tepkilerini araştırdı.

Bu sonuçlara göre, sürekli elektrik verilen salyangozlar 50 saniye süren kasılmalar göstermek suretiyle bir savunma tepkisi oluştururken elektrik verilmeyenlerin kasılmalarının yalnızca bir saniye sürdüğü gözlemlendi.

Bu sayede elektrik verilen salyangozlar uyarıcıya karşı duyarlı hale getirilmiş oldu.

Sonrasında ise elektrik şoklarına duyarlı hale getirilen bu salyangozların sinir sisteminden elde edilen RNA, süreç dışı hemcinselerine aktarıldı.

Bu transfer sonrası deneye ikinci aşamada katılan salyangozların da benzer savunma kasılmalarını yaklaşık 40 saniye boyunca gösterdikleri gözlemlendi.

Araştırmayı kaleme alan ekipteki California Üniversitesi’nden Profesör David Glanzman, sonuçlar için “sanki hafıza naklettik” ifadesini kullandı.

Glanzman, salyangozların deney sırasında zarar görmediklerinin altını çizerek şöyle devam etti: “Bunlar deniz salyangozları ve alarm durumuna geçtiklerinde kendilerini avcılardan koruyacak bir pembe mürekkep salıyorlar. Bu deneyde yer alan salyangozlar da alarm durumuna geçerek mürekkep salgıladılar ama elektrik şoklarından fiziksel olarak zarar görmediler.”

Alzheimer tedavisi için de aşama olabileceği umuluyor

Geleneksel olarak uzun dönemli anıların beynin sinir kavşaklarında depolandığı düşünülüyordu. Her bir nöronun birkaç bin sinir kavşağı bulunuyor.

Ancak Profesör Glanzman,” Eğer anılar sinir kavşaklarında depolanıyorsa bizim yaptığımız bu deneyin işe yaramasının hiçbir şansı olamazdı.” diyor.

Glanzman, sinir kavşakları yerine, anıların, nöronların özünde depolandığı görüşünü savunuyor.

Araştırmacılar salyangozların 20 binine karşın insanların merkezi sinir sisteminde 100 milyar nöronu olduğunu hatırlatmakla birlikte iki canlının benzer moleküler ve hücresel oluşumları bulunduğunu ifade ediyor.

Bilim insanları araştırma sonuçlarının Alzheimer ve travma sonrası stres bozukluğu gibi hastalıkların tedavisi yönünde bir adım olduğu görüşünde.

NASA, yeni uzay aracıyla Mars’ın yer altını inceleyecek

Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA), Mars gezegenine göndereceği yeni uzay aracı InSight birkaç saat sonra California’daki üsten uzaya fırlatılacak.

BBC Türkçe’nin haberine göre,InSight özellikle Kızıl Gezegen’in yer altını inceleyecek. Araç, robot kollar yardımıyla Mars yüzeyine sismometreler (depremölçer) yerleştirecek.

Projeyi yürüten bilim insanları, Mars’tan toplanacak sarsınstı verileriyle, gezegenin nasıl oluştuğuna dair bilgi edinmeye çalışacak.

Deprem bilgileri yoluyla da, yer altındaki kaya tabakalarının nasıl konumlandığı anlaşılmaya çalışılacak.

Bu, Mars’ın iç yüzeyini incelemeye yönelik ilk proje.

Uzay aracı Vanderberg Hava Üssü’nden Atlas roketi ile yerel saatle 04:15’te (TSİ 14:15) fırlatılacak. Aracın Kasım ayında Mars’a varması bekleniyor.

NASA Kızıl Gezegen’e 1970’lerdeki Viking uzay araçlarıyla da depremölçer göndermiş ancak depremölçerler uzay araçlarının gövdesine yerleştirilmiş olduğu için sarsıntıları ölçmekte başarısız olmuştu.

‘Yüksek karbonhidratlı beslenme, erken menopoza yol açıyor’

İngiltere’de yapılan bir araştırmada, yüksek karbonhidratlı beslenme alışkanlığına sahip olan kadınların daha erken menopoza girdiği sonucuna varıldı.

Çalışmada, makarna, pirinç ve ekmek gibi yüksek karbonhidratlı besinleri yoğun bir şekilde tükeden kadınların, İngiltere’deki ortalama menopoza girme yaşı olan 51’den birbuçuk yıl önce bu süreci yaşadıkları görüldü.

BBC Türkçe’nin haberine göre, Leeds Üniversitesi’nde 914 kadın üzerinde yapılan araştırmada ayrıca, yağlı balık, bezelye ve fasulye gibi gıdaları bolca tüketen kadınların menopozu geciktirebileceği de saptandı.

Ancak uzmanlar, genetik miras gibi diğer birçok faktörün de menopozun zamanlamasını etkilediğini söyledi.

Uzmanlar, beslenme alışkanlıklarının menopozun zamanlamasına nasıl bir etkisi bulunduğunun net olmadığını ve bu araştırmanın sonuçlarına dayanarak gıda tercihlerini değiştirmemeleri gerektiğini de vurguladı.

Bir buçuk yıllık gecikme

Epidemiyoloji ve Kamu Sağlığı adlı bilimsel dergide yayımlanan araştırmaya katılan kadınlara beslenme alışkanlıkları soruldu.

Bezelye, fasulye, mercimek ve nohut gibi baklagilleri bolca tüketen kadınların menopoza girişi ortalama birbuçuk yıl geciktirdikleri görüldü.

Özellikle makarna ve pirinç gibi rafine karbonhidratlarla beslenen kadınları ise menopoza yine ortalama birbuçuk erken girdikleri tespit edildi.

Araştırmacılar, kadınların kilo, üreme sağlığı geçmişi ve hormon tedavisi görüp görmemeleri gibi faktörleri de hesaba katarken, menopozun zamanlamasında etkili olan genetik unsurları dikkate almadı.

Uzmanlar, baklagilerde kadınlarda yumurtlama süresini uzatabilecek antioksidanlar bulunduğunu ve yağlı balıklarda bulunan Omega 3 yağ asitlerinin antioksidanlar içerdiğini söylediler.

Rafine karbonhidratlarsa insülin direncini arttırarak, cinsellik hormonu üretimini bozuyor ve östrojen seviyelerini arttırıyor. Bu durum da yumurtlama sıklığını arttırıyor, ve yumurtaların daha hızlı tükenmesine yol açıyor.

Araştırma ekibinden Beslenme Epidomiyolojisi Profesörü Janet Cade, menopoza giriş yaşının bazı kadınların sağlığında “ciddi etkilerinin olabileceğini” söyledi.

Erken menopoza giren kadınlarda kemik erimesi ve kalp hastalıkları riski artıyor, geç girenlerdeyse gögüs, rahim ve yumurtalık kanseri riskleri artıyor.

Yeni geliştirilen ilaç, ‘kelliğe çare olabilir’

Bir kemik hastalığı olan osteoporozun tedavisi için geliştirilen bir ilaç kelliğe çare olabilir.

Araştırmacılar, ilacın laboratuvar ortamında saç kökleri üzerinde gözle görülür bir etkisi olduğunu ve saçların uzamasını sağladığını ortaya çıkardı.

BBC Türkçe’nin haberine göre, ilaç ile saçların uzamasını engelleyen ve kellikte etkili olan bir protein hedef alınıyor.

Projenin başında bulunan Manchester Üniversitesi’nden Dr. Nathan Hawkshaw, ilacın saç kaybından şikayetçi insanlar için büyük bir fark yaratabileceğini söyledi.

PLOS Biology adlı dergide yayımlanan araştırmada 40 saç nakli sürecinde olan erkek yer aldı.

Hawkshaw, araştırmanın laboratuvarda gerçekleştirilmesi dolayısıyla klinik bir denemenin de uygulanması gerektiğini aktardı.

Kadınlar ve erkeklerde minoksidil, erkeklerde finasterid olmak üzere kelliğin tedavisinde şu an için iki ilaç kullanılıyor.

Bu ilaçların yan etkileri olması ve çoğu zaman etkili olmamaları gerekçesiyle insanlar genelde saç nakli operasyonunu tercih ediyor.

Saç dökülmesi ne zaman endişe yaratmalı?

Saç dökülmesi genelde dert edilmemesi gereken bir durum. Ancak uzmanlar şu durumlarda doktorunuzu görmenizde fayda olduğunu söylüyor:

  • Ani saç dökülmesi
  • Kafa derisinde çıplak alanların oluşması
  • Yığınlar halinde saç kaybı
  • Kafanın yanması ve kaşınması
  • Saç dökülmesiyle ilgili kaygı durumu

Posted by in Genel

Tags: ,

Permalink Leave a comment

Beyrut’taki Onur Haftası etkinlikleri iptal edildi

Lübnan’da LGBTİ bireylerin haklarına dikkat çekmek amacıyla yapılan Onur Haftası etkinlikleri, etkinlik organizatörünün gözaltına alınması sonrası iptal edildi. Etkinlikleri düzenleyen Hadi Damien’ın, Pazartesi akşamı bir etkinliğe gelen polisler tarafından karakola götürülerek gözaltına alındığı ifade edildi.

BBC Türkçe’nin aktardığı haberine göre Damien, serbest bırakılmak için Onur Haftası’nın geri kalan etkinliklerini iptal etmeye zorlandığını açıkladı.

ONUR HAFTASI ETKİNLİKLERİ DÜZENLEYEN TEK ARAP ÜLKESİ OLMUŞTU

Lübnan geçen yıl Onur Haftası düzenlenen tek Arap ülkesi olmuştu. Beyrut’taki 2. Onur Haftası etkinlikleri Cumartesi günü başlamıştı.

İlk etkinlik, eşcinsel olduğunu açıklayan çocuklarına destek olan aileler için düzenlenen kahvaltı oldu. 9 gün boyunca konuşmalar ve çeşitli kültürel aktiviteler yapılması planlanıyordu.

Patlayan elektronik sigara ölümüne sebep oldu

ABD’de 38 yaşındaki Tallmadge D’Elia’nın, patlayan elektronik sigarasından kopan parçaların kafatasına saplanması sonucu öldüğü belirtildi.

BBC Türkçe’nin haberine göre, D’Elia’ya yapılan otopsi sonucu, vücudunun yüzde 80’inin yanmasıyla sonuçlanan yangına da patlayan elektronik sigaranın sebep olduğu sonucuna varıldı.

D’Elia’nın bedeni Florida’nın St Peterburg bölgesindeki evinin yanan yatak odasında itfaiyeciler tarafından bulundu.

Kayıtlara kaza olarak geçen ölümün, ABD’de elektronik sigara kaynaklı kayıtlara geçen ilk can kaybı olduğu sanılıyor.

Adli tıp uzmanları, D’Elia’nın ölüm nedeninin kafatasına isabet eden parçalar olduğunu tespit etti.

Otopsiye göre, kafatasında eletronik sigaranın iki parçası bulundu.

İtfaiyecilerin yatak odasında büyük bir yangın hasarı oluştuğunu, ancak minimum düzeyde dumanla karşılaştıklarını rapor ettiği bildirildi.

’38’i ağır 133 yaralı’

Elektronik sigaranın Smok-E Mountain şirketi tarafından imal edildiği belirtildi.

Amerikan İtfaiyesinin verilerine göre 2009-2016 arasında elektronik sigara kaynaklı 195 farklı patlama ve yangın oldu ve bu olaylarda 38’i ağır, 133 kişi yaralandı.

2915’te Colorado eyaletinde patlayan bir elektronik sigara 29 yaşındaki bir erkeğin boynunu kırıp, dişlerini dökmüştü.

Ocak ayında Denver Havaalanı’nda yaşanan bir yangının da elektronik sigaradaki pilden kaynaklandığı tespit edilmişti.

Eurovision’da Çin krizi

Avrupa Yayın Birliği (EBU), Çin’in en çok izlenen televizyon kanallarından Mango TV’nin, Eurovision’da LGBTİ sembollerini sansürlediği gerekçesiyle yayın hakkını iptal etti.

Mango TV, Salı günü düzenlenen Eurovision yarı finalinde LGBTİ sembolü olan gökkuşağı bayrağını ve dövmeli sanatçıları buzlayarak sansürledi.

Çin televizyonu ayrıca eşcinsel aşkı konu edinen İrlanda’nın performansıyla, dövmeli sanatçılarla katılan Arnavutluk’un performansını yayınlamama kararı almıştı.

BBC Türkçe’nin haberine göre Çin kısa bir süre önce dövmeli sanatçıların televizyona çıkmasını yasaklayan bir düzenleme getirmişti.

Mango TV’nin Eurovision yayın hakkını iptal eden Avrupa Yayın Birliği, sansür uygulamanın ‘farklılıkları kapsayan değerlerine aykırı’ olduğunu söyledi.

Birlik’ten yapılan açıklamada, “Yayıncı kuruluşla ortaklığımızı üzülerek derhal sona erdiriyoruz. İkinci Yarı Finali ve Büyük Finali yayınlamalarına izin verilmeyecek” dendi.

Çin televizyonunun uyguladığı sansür sosyal medyanın da tepkisini çekti.

Demirtaş: Bugün artık beni başkan yaptıracağız

HDP’nin (Halkların Demokratik Partisi) cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, tutuklu bulunduğu Edirne Cezaevi’nden avukatları aracılığıyla BBC Türkçe’nin sorularını yanıtladı.

HDP’nin Türkiye partisi olması konusunda geçmişten daha iddialı olduklarını söyleyen partinin eski Eş Genel Başkan Demirtaş, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ikinci tura gidilmesi durumunda İnce, Akşener ve Karamollaoğlu’na kendisini destekleme çağrısı yaptı.

Demirtaş, seçimlere iki sağ ittifakla gidildiğini, tek sol adayın kendisini olduğunu söyledi.

‘Sıfır imkânla kampanya yürütüyorum’

Söyleşinin başında Demirtaş, tutuklu bir siyasetçi olarak cezaevinden nasıl kampanya yürüteceğiyle ilgili BBC Türkçe’nin sorularını yanıtladı.

‘Kendisinin ve binlerce partilinin siyasi rehine olarak cezaevinde tutulduğunu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin de dosyalarıyla ilgili ihlâl kararlarını geciktirdiğini’ belirten Demirtaş, kampanyanın dışarıdaki gençler ve kadınlar tarafından üstlenileceğini söyledi:

“Burada imkânlarım yok denecek kadar azdır. Sadece avukatlarımla ve posta yoluyla dışarıya mesaj gönderebiliyorum. Bunlar da cezaevindeki idarenin denetimine tabii maalesef. Ancak benim adıma partim HDP ve milyonlarca genç arkadaşım gönüllü olarak bu kampanyayı üstlenecektir.

“Mevcut Cumhurbaşkanı, devletin ve medyanın bütün imkanlarını kullanıp kampanya yürütürken, ben burada sıfır imkanla, sadece kadınların ve gençlerin yüreğine, cesaretine ve inancına güvenerek kampanya yürütüyorum. Ama buna rağmen kendimi şanslı hissediyorum, çünkü halkın gücü zorbalığı yenecektir.”Demirtaş, kampanyada hangi konuların ön plana çıkacağını anlatırken “demokrasi, ekonomi, adalet, eşitlik ve barıştan” bahsetti:

“Çünkü Türkiye şu anda bütün bu başlıklarda derin bir kriz yaşıyor. Devlette ve toplumda tam demokrasi, ekonomide üretime dayalı kalkınma ve adil bölüşüm ile işsizliğin, yoksulluğun ortadan kaldırılması, yargı başta olmak üzere bütün devlet kurumlarında adaletin tesisi ile ülke içinde ve dışında barış politikalarına dair çözüm projelerimizi kampanya süresince anlatacağız.

“Elbette bütün inanç ve etnik kimliklerin, kadınların eşit birer yurttaş olmaları için yapacaklarımızı da detaylarıyla anlatacağız. Bütün bu sorunların çözümünü de demokratik parlamenter sistem ve yeni bir anayasa ile gerçekleştireceğiz.”

‘HDP güçlü bir Türkiye partisi, bu konuda daha iddialıyız’

HDP’nin, özellikle 7 Haziran 2015 genel seçimleriyle birlikte yürüttüğü strateji partinin yalnızca Kürt siyasetine endeksli olmayan bir Türkiye partisi olduğu yönündeki algısını güçlendirmişti.

Ancak çözüm sürecinin sonlanması ardından çatışmaların yeniden başlaması, Suriye’nin kuzeyindeki gelişmeler ve HDP’lilere yönelik tutuklama dalgalarının bu algının değişmesine neden olduğu yorumları yapılıyor.

Bu tür yorumlara katılmayan Demirtaş ise bu konuda artık daha iddialı olduklarını söyledi:

“HDP güçlü bir Türkiye partisidir. Bu konuda bugün dünden daha iddialıyız. Koşullar HDP’nin ne kadar önemli bir siyasi çizgi olduğunu ortaya koymuştur. 2015’ten bu yana yaşanan toplumsal kutuplaşma ve gerilimler ile Kürt sorununda yeniden çatışmalı sürece girilmiş olması HDP’yi daha da önemli hale getirmiştir.

“24 Haziran seçimleri HDP’yi önceki seçimlere kıyasla çok daha ileri bir noktaya taşıyacaktır. Bu seçimin sürprizi HDP’dir. Herkes bizi yakından takip etsin, bunun kof bir iddia olmadığı görülecektir.”

‘Sadece seçim dönemi değil tümüyle silahlar susmalı’

Demirtaş, 7 Haziran 2015 seçimlerinden kısa süre sonra PKK’ye ateşkes çağrısı yapmıştı.

Bugünkü süreçteki çatışmaları ve olası ateşkes çağrılarını yorumlayan HDP’li siyasetçi, “Silahlar tümüyle susmalı” dedi:

“Sadece seçim dönemleri için değil tümüyle silahların susmasını ve demokratik siyaset yoluyla sorunların çözümünü savunuyorum. Demokratik siyaset sadece bir dönemin taktik yöntemi değil asıl ve stratejik mücadele biçimi olmalıdır. Türkiye’de bunun imkânları çok sınırlı olmasına rağmen ben şiddet ve silah yöntemini benimsemiyorum, bu nedenle demokratik siyasetteyim zaten.

“Ama hükümetin de Kürt sorununu bir terör sorunu olarak tanımlaması ve askeri yöntemlerle yok etmeye çalışmasını da doğru bulmuyor, kabul etmiyorum. Kürt sorunu ancak müzakere yoluyla ve demokratikleşme ile çözülebilir.

“PKK’ye de hükümete de her zaman açıkça bu çağrıları yapan bir parti olarak, bu seçim sürecinde zaten Türkiye’ye bu yönüyle de onurlu, kalıcı bir barış vaat ediyoruz. Türkiye’nin birliği içerisinde Kürt sorununu barışçıl yollarla en kısa zamanda çözebilecek tek siyasetçi, tek çizgi biziz. Bu konuda samimi ve kararlıyız.”

‘Tek sol aday benim’

Seçim sürecinin başlaması ardından AKP, MHP ve BBP Cumhur ittifakında bir araya geldi. Diğer yandan CHP, İP, DP ve SP ise parlamento seçimleri için ittifak kararı aldı.

Bu iki ittifakı da sağ ittifak olarak yorumlayan Demirtaş, tek sol cumhurbaşkanı adayının kendisi olduğunu söyledi:

“Her iki sağ ittifak nereye kadar bizi yok saymaya devam edecek, hep birlikte göreceğiz. Tek sol aday ve ittifak gücü olarak ben ve partim HDP her koşulda bütün ezilenlerin çıkarlarını savunmaya ve kazanımları için mücadele etmeye devam edeceğiz.”

‘HDP’ye vebalı muamelesi yapan anlayışlarla yol yürümek mümkün değil’

Ankara’da, muhalefetin ortak bir cumhurbaşkanı adayı gösterememesinin en önemli nedenlerinden birinin İYİ Parti ve Meral Akşener’in HDP ile yan yana gelmek istememesi olduğu yorumları yapılıyor.

Demirtaş, Akşener ve İYİ Parti’yi yorumlarken Akşener’i tanıdığını ve kendisine karşı herhangi bir önyargısının olmadığını ancak HDP’yi yok sayan anlayışlarla yol yürümenin mümkün olmadığını söyledi:

“Siyasette diyaloga ve çözüm için ilkeli işbirliklerine inanıyorum. Sayın Akşener’i parlamento çalışmaları döneminden tanıyorum, tanışıyoruz. Kendisine karşı herhangi bir önyargım yok tabii ki. Ama ülkenin temel sorunlarına dair çözüm önerileri konusunda henüz tek bir cümle duymuş değiliz.

“HDP’yi yok sayan, vebalı muamelesi yapan anlayışlarla yol yürümek, sorunların çözümünü konuşmak da mümkün olmaz. Ülkenin ve toplumun sorunlarının çözümü noktasında ilkeli ve ahlaklı bir duruşumuz vardır. Bu çerçevede kapımız hiç kimseye kapalı olmaz. Siyaset intikam değil çözüm zeminidir.”

Bu temel yaklaşımlarının CHP için de geçerli olduğunu ekleyen Demirtaş ekledi:

“Bizim derdimiz ezilen haklarımız için üzüm yemektir, bağcıyı dövmek değil. Herkesin ne söylediğini, ne söyleyeceğini ve samimiyetini bu seçim döneminde toplum dikkatle izleyecektir, biz de büyük bir dikkatle takip ediyor olacağız.”

‘İkinci turda İnce, Akşener ve Karamollaoğlu’nun desteğini bekliyorum’

Peki seçimler ikinci tura kalırsa HDP’nin tavrı ne olacak? Demirtaş bu durumda adaylardan birinin kendisi olacağından emin:

“Umarım kaliteli, toplum adına yararlı, kutuplaşmayı azaltan bir seçim dönemi yaşarız. Tabii adaylar meydanlardayken ben hücrede olacağım. Bu bir adaletsizlik yaratıyor olsa da, ikinci turda diğer bütün adayların desteğini bekliyorum.

“Sayın İnce, Sayın Akşener ve Sayın Karamollaoğlu ikinci turda beni desteklerse, hep birlikte ülkede demokratik bir yönetim ve adaletli bir sistem inşa edebiliriz.”

‘Bugün artık beni başkan yaptıracağız :)’

Demirtaş son olarak, Mart 2015’te sarf ettiği ve tartışma yaratan “Seni başkan yaptırmayacağız” açıklamasıyla ilgili sorumuzu yanıtladı.

Bu sözünün bugün de arkasında durup durmadığını sorduğumuz Demirtaş buna esprili bir yanıt verdi:

“Bugün artık ‘beni başkan yaptıracağız’ :)”.

Orjinal Stag Geciktirici Sprey porno 64 türk porno