İzmir’de tatlıcılardan 4 günlük eylem: Bugün fıstık yok, boykot

İzmir Ticaret Odası (İZTO) 10’uncu Pasta ve Şekerleme Meslek Komitesi Meclis üyeleri, 17- 20 Mayıs günlerinde fıstıklı baklava üretmeyerek, fıstık fiyatlarını protesto etme kararı aldı. İZTO Meclis üyesi Veysel Murat ile birlikte basın açıklaması yapan İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, 2017 yılı başlarında 60 lira olan fıstık fiyatlarının bugün karaborsa yüzünden 220 liraya kadar yükseldiğini söyledi. Bu artışa karşın baklava sektöründe, tüketici düşünülerek, ürünlere zam yapılmadığını aktaran Özgener, “Ürün olduğu halde birkaç stokçunun fıstıkları stoklayarak piyasaya sunması serbest piyasa koşullarına uygun değil. Bu durumdan vatandaşlarla birlikte herkes büyük zarar görüyor. Buna seyirci kalamayız. Böylesine haksız bir kazanca karşı sektör olarak mücadele başlatacağız” dedi.

‘İTHALATIN ÖNÜ AÇILACAK’

İTO üyelerinin 17- 20 Mayıs günlerinde fıstıklı baklava üretmeyip, fıstık fiyatlarını protesto kararı aldığını kaydeden Özgener, daha sonra gelişmelere göre yeni değerlendirme yapacaklarını belirterek, şöyle konuştu:

“Fiyatlar yükselmeye devam eder ve buna karşın herhangi bir önlem alınmazsa sektör üretim, istihdam ve ihracat kayıplarıyla karşılaşabilir. Stokçuluk yaparak yüksek fiyatlarla satış yapan firmaların ilgili bakanlıklar tarafından denetlenmesi gerekir. Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci’den fiyatlar makul seviyeye inene kadar destek sözü aldık. Aksi taktirde ithalatın önünü açacak düzenlemeler yapılacak. Biz ithalatın açılması taraftarı değiliz. Fiyatların yükselmesini istemiyoruz. Süreçte bir düzeltme olmazsa girişimlerimiz devam edecek.”

‘FİYATLARDA SUNİ ARTIŞ’

Gaziantep’in mutfağı ile ünü tescil edilmiş ve sofraların incisi olan fıstıklı baklavanın karanlık tablonun içine düştüğünü kaydeden İZTO Meclis üyesi Veysel Murat ise 1,5 yıl içinde fıstık fiyatlarının yüzde 250 yani 3,5 kat arttığını söyledi. Bu durumun hiçbir gerçekçi sebeple izah edilemeyeceğini savunan Murat, “Tatlı sektörü hem yarattığı istihdamla hem de kullandığı ham maddeler ve diğer yardımcı maddeler ile ülke ve bölge ekonomimize önemli katkılar sağlamaktadır. Baklava sektörümüzün en önemli ham maddelerinin başında gelen fıstıktaki aşırı ve suni fiyat artışları, baklava sektörünü tehdit eder duruma gelmiş ve biz baklava üreticilerini fıstıklı baklava üretimini durdurma kararını almaya zorlamıştır” diye konuştu.

Karaborsacı 5-10 fıstık tüccarı eliyle sektörün büyük tehdit altına girdiğini ileri süren Murat, şöyle devam etti:

“İçinde bulunduğumuz bu yıl fıstık mahsulünün bol olduğu bir yıl olarak gerçekleşecektir. Ancak ürün satıcıları piyasa oluşturmak adına kendi aralarında alışveriş yaparak, fiyatları suni olarak artırma gayreti içerisine girmişlerdir. Maalesef ki bu rakamlardan fıstık üreticileri değil vurguncular kazanç sağlamaktadır. Biz İzmirli tatlıcılar olarak fıstık fiyatlarındaki bu anlamsız artışı, ürünlerimize yansıtarak müşterilerimiz karşısında zor durumda kalmaktansa fıstıklı baklava üretimini durdurma kararı almış bulunmaktayız. Bu kararımız 17- 20 Mayıs arasında 400 satış noktasında uygulanacak ve istisnasız olarak fıstıklı baklava satılmayacaktır. Fiyatlar, yeni mahsul çıkana kadar 120 TL’lik makul seviyeye çekilmesinden, yeni mahsulle birlikte 70- 80 TL aralığına inmesi beklenmektedir. Fiyatalar beklentimizi karşılayana kadar boykotumuz devam edecektir. Fıstıkçılar ‘Fiyatlar fora’ diyorsa İzmirli tatlıcılar da üretime mola diyor.”

İZTO Meclis üyesi Murat, bu süreçte fıstık yerine cevizli baklava üretimine devam edeceklerini belirterek, bu hareketin dalga dalga tüm şehirlerde başlayabileceğini dile getirdi.

(DHA)

Merkel’den, Erdoğan ile görüşen Özil ve Gündoğan’a tepki

Almanya Başbakanı Merkel, sözcüsü aracılığıyla yaptığı açıklamada Özil ve Gündoğan’ın Erdoğan ile buluşmasını eleştirdi. Merkel görüşmeyi, “yanlış anlamaya davet çıkaracak” bir durum olarak niteledi.

Deutsche Welle Türkçe’nin aktardığına göre, Alman Milli Futbol takımı için forma giyen Mesut Özil ve İlkay Gündoğan’ın Londra’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile buluşmasına yönelik tepkiler sürüyor.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, sözcüsü aracılığıyla yaptığı açıklamada, Özil ve Gündoğan’ın Erdoğan ile buluşmasını eleştirdi. Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert, Berlin’deki olağan basın toplantısında yaptığı açıklamada, “rol model milli takım oyuncularının” Erdoğan ile buluşmasının “soru işaretleri yaratan ve yanlış anlamaya davet çıkaracak” bir durum olduğunu belirtti.

Gündoğan ve Özil’in konuya ilişkin açıklama yapmalarını da memnuniyetle karşıladıklarını belirten Seibert, Alman Futbol Federasyonu (DFB) içinde de konunun gündeme geleceğinden emin olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Özil ve Gündoğan ile Londra’da buluşmasında çekilen fotoğrafların Adalet ve Kalkınma Partisi’nin sosyal medya hesaplarında yayınlanması Almanya’da tepkiyle karşılanmış ve Erdoğan’a seçim desteği olarak değerlendirilmişti. Hükümet Sözcüsü Seibert, “Merkel de bunu gizli bir seçim desteği olarak mı değerlendiriyor?” şeklindeki soruyu ise yanıtsız bıraktı.

Demirören: Futbola siyaset karıştırmak hata

Özil ve Gündoğan’ın Erdoğan ile buluşmasını eleştirenlerden biri de Alman Futbol Federasyonu (DFB) Başkanı Reinhard Grindel olmuştu.

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Yıldırım Demirören, yaptığı yazılı açıklamada, Grindel’in sözlerini eleştirerek, “Erdoğan hakkında yapmış olduğu karalayıcı açıklamalardan derin üzüntü” duyduğunu belirtti.

“DFB başkanının ifade ettiği düşüncelerin hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini” belirten Demirören, “eski bir futbolcu ve tutkulu bir futbolsever” olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türk asıllı oyuncularla görüşmesinin “son derece olağan bir durum olduğunu” ifade etti. “Hangi milletten olursa olsun, bir ülkenin devlet başkanı tarafından görüşmeye davet edilen futbolcuların, bu çağrıya icabet etmesi çok normaldir” diyen Demirören “Almanya Futbol Federasyonu başkanı örneğinden görüleceği üzere, futbola siyaset bulaştırmak korkunç bir hatadır” ifadesine yer verdi.

DFB Başkanı Grindel Twitter üzerinden yayımladığı mesajda, “futbol ve DFB’nin, Sayın Erdoğan tarafından yeterince dikkate alınmayan değerleri savunduğunu” belirtmiş ve “Bu nedenle milli futbolcularımızın (Erdoğan’ın) seçim kampanyası için istismar edilmesi iyi değil” ifadesini kullanmıştı.

Arap Birliği Filistin gündemiyle toplandı

Arap Birliğinde daimi temsilciler seviyesinde yapılan olağanüstü toplantının ardından Arap Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Husam Zeki, Suudi Arabistan’ın Kahire Büyükelçisi ve Arap Birliği Daimi Temsilcisi Usame Nakla ile Filistin Büyükelçisi ve Arap Birliği Daimi Temsilcisi Diyab el-Luh ortak basın toplantısı düzenledi.

Arap Birliği’nin Filistin toplantısından İsrail ve ABD’ye karşı ciddi bir yaptırım kararı çıkmadı.

Anadolu Ajansı’ndan edinilen bilgiye göre, Genel Sekreter Yardımcısı Zeki, karar tasarısının yarın yapılacak Dışişleri Bakanları Olağanüstü Toplantısı’nda sunulacağını, tasarının ABD’nin büyükelçiliğini Kudüs’e taşıması ve İsrail’in Filistin halkına karşı düşmanca tavırlarına karşı Arap Birliğinin alabileceği “en üst siyasi uygulamayı” kapsadığını söyledi.

Tasarıyla ilgili daha fazla ayrıntı vermeyen Zeki, Filistin halkının da mümkün olan en güçlü şekilde destekleneceğini kaydetti.

Suudi Arabistanlı Büyükelçi Nakla da ABD’nin büyükelçiliğini Kudüs’e taşıması ve İsrail’in Filistin halkına karşı düşmanca tavrının toplantıda değerlendirildiğini ifade etti.

Filistin Büyükelçisi Luh ise ABD’nin Kudüs kararı ve İsrail’in yaptığı katliamlar nedeniyle Filistin’de çok zor bir dönemece girildiğini söyledi.

Bugün daimi temsilciler seviyesinde toplanan Arap Birliği’nin yarın dışişleri bakanları seviyesinde toplanması bekleniyor.

    Sırbistan’da hafif sportif uçak düştü: 2 ölü

    Sırbistan İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, hafif sportif uçağın yerel saat ile 19.20’de düştüğü ifade edilerek, uçaktaki 2 kişinin öldüğü kaydedildi.

    Anadolu Ajansı’nın aktardığı bilgiye göre, Acil Servis Basın Sözcüsü Nada Macura da uçaktaki bir kadın ve erkeğin kazada hayatını kaybettiğini belirtti.

    Kaza yerine çok sayıda polis ve olay yeri inceleme ekibinin sevk edildiği bildirildi.

    Rus savaş gemileri Akdeniz nöbetinde

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Suriye’deki terör tehdidi nedeniyle Kalibr füzesiyle donatılmış Rus savaş gemilerinin Akdeniz’de aralıksız olarak nöbet tutacağını söyledi. Soçi’de askeri üretim faaliyetlerinin ele alındığı bir toplantıda konuşan Putin, “Suriye’deki uluslararası teröristlerin saldırı tehdidinin devam etmesi nedeniyle Kalibr füzeleriyle donatılmış gemilerimiz, Akdeniz’de aralıksız olarak görev yapacak” dedi.

    Putin, başta Akdeniz, Kuzey Atlantik ve Asya-Pasifik olmak üzere son yıllarda Rus donanmasının varlık gösterdiği coğrafyanın belirgin şekilde genişlediğine dikkat çekti. Rus lider, donanmanın yüksek savaşa hazırlık durumunun ve etkinliğinin ülkenin ekonomik güvenliğinin sağlanması, stratejik eşitliğin korunması açısından en önemli faktör ve ulusal çıkarların gözetilmesi açısından kritik bir araç olduğunu vurguladı.

    Bu arada Putin, Rus donanmasının nükleer caydırıcılıktaki rolünü artırmak için stratejik nükleer kuvvetlerin deniz bileşenlerini güçlendirmeye devam edeceklerini ifade etti. Putin, bu amaç doğrultusunda donanmayı en yeni silah, irtibat, istihbarat ve hedef tespit sistemleriyle donatmaya devam edeceklerinin altını çizdi.

    ABD, Deyr ez Zor’da üs kuruyor
    Öte yandan ABD’nin, Suriye’nin kuzeyindeki Deyr ez Zor kentinde yeni bir askeri üs daha kuracağı bildirildi. Sputnik’e konuşan SDG Deyr ez Zor bölgesi basın sorumlusu Mehdi Kobani, ABD’nin Deyr ez Zor kenti kırsalında bir askeri üs daha kurmaya çalıştığını söyledi. ABD’nin Deyr er Zor’da 2, Suriye kuzeyinde ise 20 askeri üssü var. Konuyla ilgili Sputnik’e konuşan SDG’den üst düzey bir yetkili, ABD’nin bu bölgede yeni bir askeri üs kurmaya çalıştığını belirterek, şöyle dedi: “ABD daha önce birlikte IŞİD’den aldığımız Hekul Omer bölgesinde bir askeri üs kurmuştu. Şimdi ise Behra bölgesinde bir askeri üs kuruyor. Yeni kurulacak üs Suriye-Irak sınırında yer alıyor. Üssü Behra bölgesinde kuruyor. Kajine kasabası ve Bahoz köyüne yakın. Üssün içinde şimdi ABD askerleri ve araçları bulunuyor. IŞİD bölgeye yakın olduğu için güvenlik gerekçesi nedeniyle üssün içinde ABD bayrakları bulunmuyor. ABD’nin Deyr er Zor bölgesinde artık 3 askeri üssü bulunuyor. ABD daha önce Hekul Omer ve Teneke bölgesinde üs kurmuştu. ABD bölgedeki askeri varlığını artırıyor.”

    SDG’nin Deyr ez Zor bölgesi basın sorumlusu Mehdi Kobani de Sputnik’e yaptığı açıklamada Deyr ez Zor kenti kırsalında IŞİD’den aldıkları yerde yeni bir askeri üs kurulacağını doğruladı. Sputnik’e konuşan DSG’ye bağlı Deyr ez Zor Askeri Meclisi Genel Komutanı Ahmed Ebu Hewla da ABD’nin IŞİD ile mücadele kapsamında bölgedeki askeri varlığını artırdığını söyledi.

    ABD, Suriye’nin kuzeyinde daha önce PYD’nin elindeki Derik, Tabka, Rimelan, Hol, Şedadi, Kobani, Eyn İssa, Menbiç, Rakka, Haseke ve Tel Abyad’da askeri üsler kurmuştu. Fırat Nehri’nin batı kıyısında yer alan ve bir petrol üretim merkezi olması nedeniyle ülkenin doğu kesimlerindeki en önemli kent sayılan Deyr ez Zor birkaç ay önce Rusya savaş uçaklarının hava desteğiyle Suriye ordusu tarafından IŞİD’den temizlenmişti. Deyr ez Zor’un doğu kırsalındaki birçok bölge ise SDG güçlerinin elinde bulunuyor.

    104 yaşındaki Avustralyalı bilim insanı ötanazi hakkını kullandı

    Avustralya’da yasak olduğu için İsviçre’deki bir kliniğinde doktor yardımıyla ötanazi yapılan Goodall’ın, hiçbir ölümcül hastalığı bulunmuyordu.

    Yaşam standartları kötüleştiği ve görme yetisinde düşüş olduğu gerekçesiyle ötanazi hakkını kullanan Gooddall’ın, ölmeden önceki son öğününde bir İngiliz klasiği olan balık ve patates kızartması yediği, tatlı olarak da kek tercih ettiği belirtildi.

    Goodall’ın yaşamına ölümcül dozda Nembutal isimli uyku ilacı kullanılarak son verildiği kaydedildi.

    Ötanazi öncesi son cümlesi “Ne için bekliyoruz ki?” olan Goodall’a, ölmeden önce son isteği üzerine Beethoven’ın 9. Senfonisi’nin “Ode to Joy” adlı parçasının dinletildiği öğrenildi.

    Torunları yalnız bırakmadı

    Dün düzenlenen basın toplantısında duymakta zorluk yaşamasına rağmen kendisine yöneltilen soruları rahatlıkla cevaplayan Goodall’ın, ölmeden önce baş ucunda ABD ve Fransa’dan gelen torunları yer aldı.

    1914’te Londra’da doğan Goodall, 1948’de Melbourne Üniversitesinde ders vermek için Avustralya’ya göç etmişti.

    Goodall’ın, 3 evliliğinden 4 çocuğu ve 12 torunu bulunuyordu.

    Geçen hafta Avustralya’dan İsviçre’ye tek yön uçak bileti alan Goodall, Fransa’nın Bordeaux kentindeki akrabalarını da son kez ziyaret etme şansı bulmuştu.

    Ekoloji alanında 70 yıldan fazla süredir çok sayıda araştırmaya imza atan 104 yaşındaki bilim insanı, Avustralya hükümetini ötanazi hakkı vermediği için eleştiriyordu.

    104 yaşındaki bilim insanı, ‘ölüm yolculuğu’nu tamamladı

    ‘Yaşam standartlarının kötüleştiği’ gerekçesiyle bu ay içinde İsviçre’de kendi yaşamına son vermek istediğini açıklayan Avustralya’nın en yaşlı bilim insanı 104 yaşındaki David Goodall’ın bu kararı ötanazinin yasadışı olduğu Avustralya’da tartışmalara neden olmuştu.

    104 yaşındaki Ekolojist, yaşanan tartışmaların üzerine İsviçre’nin Basel kentinde ötanazi savunucularıyla bir araya gelerek bir basın toplantısı düzenledi ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Bugün için planlanan ötanazi prosedürüne ilişki detayları bilmediğini belirten Goodall, ötanazi işleminin iğneyle yapılacağını ve bu esnada bazı aile üyelerinin de kendisiyle birlikte olacağını açıkladı.

    “Uygun zaman geldiğinde, ölmeyi seçmek serbest olmalı” diyen Goodall’ın basın açıklamasında giydiği ve üzerinde ‘Utanç verici yaşlanma’ yazılı kazağı dikkat çekti.

    Ötanazi kararına ilişkin “Son 6 yıldır görme yetim, son bir iki yıl içerisinde de yeteneklerim düşüş gösterdi, artık hayata daha fazla devam etmek istemiyorum ve sona erdirme şansım olduğu için mutluyum” diyen Goodall’ın kendisine sorulan soruları duymakta zorlandığı görüldü. Bunun üzerine bazı sorular mikrofonla tekrar edildi ve Goodall soruları net bir şekilde cevaplayabildi. Goodall ayrıca ötanazi kararının medyanın dikkatini İsviçre’ye çekmesine yol açmasından ötürü de üzerinde baskı hissettiğini söyledi.

    YAŞAMA BEETHOVEN’LA VEDA ETMEK İSTEDİ

    Son anlarında dinlemek için herhangi bir müzik seçip seçmediği sorulduğunda ise bunun hakkında pek düşünmediğini belirten Goodall, “Eğer bir şey seçeceksem bu Beethoven’ın 9. Senfoni’sinin final bölümü olurdu” diyerek 9. Senfoni’nin final bölümü olan ‘Ode to Joy’dan bir bölümü Almanca seslendirdi. Goodall’ın bu performansı ise alkışlarla karşılandı.

    Goodall’ın hayatına son verildi.

    BM’den İsrail ve İran’a çağrı

    Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, günlük basın brifinginde BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in dün akşam İran güçlerinin Suriye’den İsrail’e roket attığı yönündeki haberleri ve İsrail’in misilleme saldırılarını derin endişeyle takip ettiğini aktardı.

    Dujarric, ”Genel Sekreter, halihazırda korkunç çatışmaların yaşandığı bölgede yeni bir çatışmanın daha yaşanmaması için tüm düşmanca ve kışkırtıcı eylemlere son verilmesi çağrısı yapıyor” dedi.

    İsrail ordusu, dün akşam İran güçlerinin Suriye’den İsrail’e doğru yaklaşık 20 roket attığını açıklamıştı.

    İran ise “İsrail’e roket saldırısı düzenlediği” iddialarını yalanlamıştı. İsrail, bu saldırıya karşılık Suriye’de İran güçlerinin konuşlu olduğu 26 noktayı savaş uçaklarıyla vurmuştu.

    Lavrov: ABD’nin anlaşmayı bozması BMGK kararıyla tezat

    Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD’nin İran ile P5+1 ülkeleri arasında imzalanan nükleer anlaşmadan çıkmasının BM Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarıyla tezat oluşturduğunu ve bu adımın sonuçlarının iyi analiz edilmesi gerektiğini söyledi.

    Moskova’da Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Lavrov, “ABD yönetiminin Ortak Kapsamlı Eylem Planı (JCPOA) olarak da bilinen nükleer anlaşmadan çıkma kararı Rusya’da derin bir endişe yaratıyor. Aynı zamanda bu adım, BMGK’nın 2231 sayılı kararını ciddi şekilde ihlal ediyor” dedi.

    Lavrov, “İran’ın bu karara verdiği orantılı tepkiyi takdir ediyoruz. Zira Washington’un adımının tüm sonuçlarının analiz edilmesi gerekiyor. Acele etmek muhtemelen fayda sağlamazdı. Rusya, Almanya, Fransa, İngiltere, Çin ve İran’ın bu analizi yapması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    Lavrov, Rusya’nın bunun üzerinde çalıştığını ve en kısa sürede görüşlerini açıklayacağını da vurguladı.

    Mike Pompeo’nun İran müzakereleri başlıyor

    ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Kuzey Kore ziyaretinin hemen ardından İran’a yönelik nükleer ve füze programlarını durdurmaları için müttefiklerle müzakere masasına oturacak. Reuters’ta yer alan habere göre ABD’li yetkililer, yeni Dışişleri Bakanı Pompeo’nun Kuzey Kore dönüşünün hemen ardından Avrupa, Ortadoğu ve Asya’daki müttefiklerle İran’a yönelik nükleer ve füze programlarını durdurması için müzakerelere başlayacağını açıkladılar.

    ABD Dışişleri Bakanlığı’ndaki üst düzey bir yetkili, Başkan Trump’ın geçtiğimiz Salı akşamı nükleer anlaşmadan çekileceğini açıklamasından bu yana İngiltere, Fransa, Almanya, Japonya, Irak ve İsrail ile görüşmelerin devam ettiğini belirtti.

    Söz konusu yetkili, görüşmelerin Pompeo ve İran konusundaki baş müzakerecilerden ABD Dışişleri Bakanlığı Siyaset Planlama Dairesi Başkanı Brian Hook tarafından gerçekleştirileceğini belirterek, “Dünyayla bağlantı kurmak ve çıkarlarımızı koruyan ortaklarımızla konuşmak için bir çaba olacak” dedi. Yetkili, görüşmelerin İran üzerindeki baskının onları müzakere masasına oturtacak şekilde nasıl yoğunlaştırılacağına odaklanacağını da ekleyerek “Nihai hedef, herkesin yeni bir anlaşma için müzakere masasına dönüşünün temellerini atmak” dedi.

    ABD Dışişleri Bakanlığı Yakın Doğu İlişkiler Dairesi’nde görevli William Peek, İran’ı baskı altına alma kampanyasının rejimi değiştirmeyi amaçladığını reddederken telekonferans aracılığıyla katıldığı basın toplantısında, “Biz rejimi değil rejimin tutumunu değiştirmeye çalışıyoruz” dedi. Yetkili ayrıca, Washington’un müttefiklerini İran’a yeniden yaptırım uygulamaya ikna etmek için diplomatik yolları kullanacağını da vurguladı.

    Orjinal Stag Geciktirici Sprey porno 64 türk porno