TCMB Beklenti Anketi’ni açıkladı; dolar ve avro fırladı

Merkez Bankası’nın önceki günkü “Gerekli adımlar atılacaktır” açıklaması ve beklenti anketi sonrası rekor düzeylerinden 8-10 kuruş gerileyen dövizler, yeniden zirveye yaklaştı.

Haftanın son işlem gününde dolar 4.4927 liraya, avro 5.2983 liraya 6.0594 liraya kadar yükseldi.

Merkez Bankası’nın önceki günkü açıklaması öncesi;

  • dolar 4.5011 lira ile,
  • avro 5.3251 lira ile,
  • sterlin 6.0698 lira ile yeni tarihi rekor düzeylerini görmüştü.

Merkez Bankası’ndan önceki gün yapılan açıklamada, “Piyasalarda gözlenen sağlıksız fiyat oluşumları yakından takip edilmektedir. Gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki etkileri de dikkate alınarak gerekli adımlar atılacaktır” denildi.

Perşembe gününü yüzde 0.28 düşüşle 101 bin 869 puandan kapatan Borsa İstanbul Endeksi de (BİST100) haftanın son işlem gününde günlük yüzde 0.39 artışla 102 bin 270 puandan işlem görüyor.

İş Yatırım “Dünyadan negatif ayrışmaya devam ediyoruz…” başlıklı günlük piyasa bülteninde dolar’da meydana gelen yeni bir alım potansiyeli tekrardan piyasalarda fiyatlamaların değişmesine yol açtığı belirtildi ve şu değerlendirmeler yapıldı:

“ABD Philadelphia Fed İmalat Endeksi 34.4 artış ile bir önceki ay verisinin oldukça üzerinde gerçekleşirken, haftalık işsizlik maaşı başvurularında sınırlı artış yakalandı. EURUSD gün içerisinde 1.18 seviyesi sınırında fiyatlandı. ABD 30 yıl vadeli hazine tahvil faizlerinin 3 yılın zirvesine tırmanmasıyla Ons Altın fiyatları satış baskısı altında kaldı. ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin de yaklaşık 3.12 seviyesi üzerinde tutunmalarını sürdürdüğünü görüyoruz.

“1290 seviyesi altında fiyatlanan değerli metalde kısa vadeli toparlanmaların başarılı olmadığını söyleyebiliriz. Bir başka gündem maddesi ise İngiltere Başbakanı Theresa May’in İngiltere’nin gümrük birliğinden ayrılacağını açıklaması idi. Bu açıklama sonrasında GBPUSD paritesinde tekrardan 1.35 seviyesi altı fiyatlamalar gündeme geldi.

“Çin’den gümrük tarifelerine karşın ABD’ye yeni bir teklif gelirken, Trump Kuzey Kore Konusunda Libya modelinin söz konusu olmadığını dile getirdi. Euro Bölgesi tarafında ise İtalya’daki popülist liderler hükümet programında anlaştı ancak başbakanın kim olacağı konusu belirsizliğini korumaya devam ediyor.

“Yurtiçinde önemli bir veri akışı bulunmazken, gün içerisinde Türk Lirası’nın kısmi de olsa toparlanma çabası içerisine girdiğini gördük. Ancak bu toparlanmaya rağmen Dolar/TL 4.4530 seviyesi üzerine yerleşme çabaları içerisine girerken, Euro/TL’de tekrardan 5.25 seviyesi üzeri fiyatlamalar dikkat çekti.”

Gözler bugün görülecek Hakan Atilla davasında

ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımları beş ayrı suç kapsamında ihlal ettiği karara bağlanan Halk Bankası eski genel müdürü Mehmet Hakan Atilla’nın hüküm duruşması, bugün New York Güney Bölgesi mahkemesinde görülüyor. Ankara’nın ve piyasaların gözü bu duruşmada olacak. Uzmanlara göre “Halk Bank’a ceza çıkarsa ödenir ama sistemden çıkarılmak çok daha vahim sonuçlar doğurur.”

Cumhuriyet’ten Şebnem Arsu’nun haberine göre, savcılık, yaklaşık 14 aydır tutuklu bulunan Atilla hakkında Nisan ayında verdiği yazılı mütalasında 15 yılı aşan bir ceza talep ederken, savunma tarafı oldukça uzun bir açıklama ile bu sürenin adil olmadığını belirtti.

Avukatlar Victor Rocco ve Cathy Fleming’in başını çektiği savunma ekibine göre Atilla’nın hiç ceza almaması, alacaksa da cezanın 5 senelik alt sınır baz alınarak belirlenmesi gerek.

Puanlama usulü yapılan yazılı değerlendirmede, Atilla lehine unsurlar arasında yasadışı şebekenin lideri olmadığı, suça katılımının minimal düzeyde olduğu ve önceden sabıkası olmadığı vurgulandı.

Savcılık ise mütalasında Atilla’nın şebekeye bizzat destek verdiğini, para dolaşımını kontrol ettiğini ve bankacılık deneyimini kullanarak işlemlerin ABD sistemince fark edilmemesi için yöntem geliştirdiğini tekrarladı.

Hukukçular, şimdiye kadar bankalar nezninde işlenen ABD yaptırım ihlallerinde hiç bir banka çalışanına ceza davası açılmadığının altını çiziliyorlar.

“Elimizde ihlale karışan bankaların personeline verilen örnek bir ceza kararı olsaydı talep edilen süreyi kıyaslayabilirdik ancak bir tane bile yok,” diyor, dava sürecini takip eden bir hukukçu.

“Bu davada savunma tarafına hakikaten çok mu yükleniliyor yoksa savcılar içtihat mı oluşturmaya çalışıyorlar, bilemiyorum.”

SİYASİ BİR DAVA MI?

Davayı başlatan eski New York savcısı Preet Bharara’nın görevine zamanında vekalet eden Joon H. Kim’in karar sonrası yaptığı açıklama niyetlerini açıklayıcı nitelikteydi.

“Yabancı bankalar ve bankacıların bir seçeneği var; Ya kendi isteğinizle İran’a ve diğer yaptırım altında olan devletlere Amerikan yasalarını delmede yardım edersiniz ya da ABD doları üzerinden işlem yapan uluslararası bankacılık toplumunun bir parçası olursunuz. İkisini birden yapma şansınız yok.”

İhlal davalarında mevcut içtihatın Atilla aleyhine bozuluyor olmasının siyasi nedenleri de konuşuluyor.

Salı günü Londra’da Bloomberg haber ajansına bir mülakat veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atilla’nın suçsuz olduğunu ve bankacıya verilecek cezanın “Türkiye Cumhuriyeti’ni suçlu olarak ilan etmek anlamına” geleceğini söyledi.

“Umarım Türkiye-ABD ilişkilerini tamamen yerle yeksan etmeyecek bir sonuç çıkar,” şeklinde konuşan Cumhurbaşkanı, nihai kararın halihazırda gergin bir seyir izleyen ikili ilişkilere etkisi olacağını belirtti.

ABD tarafı ise, davanın başından bu yana, Ankara’nın benzer çıkışlarını ülkedeki yargının bağımsızlığına atıf yaparak yanıtlamakta.

Columbia Üniversitesi Hukuk profesörü Daniel Richman, Cumhuriyet gazetesine verdiği bir demeçte, özellikle New York Güney Bölgesi savcılarınının siyasi baskıya boyun eğmemekle tanındıklarını vurgulamıştı.

Ankara, her ne kadar bu davanın Fethullah Gülen ve uzantılarının hükümete karşı ABD’de kullandığı bir silah olduğunu iddia etse de, buradaki yerleşik anlayış, sürecin yaptırım ihlallerine karışan tüm siyasiler ve devlet kurumlarına ciddi bir uyarı niteliği taşıdığı yönünde.

Unutulmaması gereken nokta ise bu davanın baş rolünde İran’ın olduğu.

“Bunun siyasi bir dava olduğu söylenemez,” diyor Washington merkezli Freedom House kuruluşu uzmanlarından Nate Schenkkan.

“Burada mesele tam olarak İran ve İran’a uygulanan yaptırım rejimi. Türkiye’nin davaya dahil oluşu da bu konu üzerinden. Türkiye bu davayı ‘Amerika’nın saldırısı’ olarak resmedene kadar da öyleydi.”

Sarraf’in başını çektiği yasadışı düzenin dış cepherinde yer alan Atilla gibi sicili temiz bir yetkilinin ceza davasına konu olmasını ise Schenkkan, Halk Bankası’nın yaptırıma uymayı defaatle reddetmesine bağlıyor.

“ABD’li hazine yetkilileri aslında 17-25 Aralık öncesinde bile Halk Bankası’nda olan bitenin farkındalardı. Defalarca farklı şekillerde ‘durun’ denilmesine rağmen Halk Bankası devam etti ve bu noktalara gelindi.”

HALK BANKASI VE CEZA İHTİMALİ

Geçen yıl Kasım ayında başlayan davanın merkezindeki İranlı altın tüccarı Rıza Sarraf, savcılıkla anlaşarak oldukça kapsamlı bir ‘etkin pişmanlık anlaşması’ imzalamıştı.

Bu imza kapsamında verdiği ifadesinde, İran’dan alınan doğalgaz ve petrol karşılığı Halk Bankası’nda toplanan fonların sahte belgelerle nasıl ABD doları cinsinden uluslararası dolaşıma sokulduğunu anlattı.

Sarraf, aynı zamanda Vakıfbank ve Arap Türk Bankası’nın da İran’la ticarete aracı olmak istediklerini, onayın ise zamanın Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve Hazine’den sorumlu eski bakan Ali Babacan’dan geldiğini aktarmıştı.

Halk Bankası başta olmak üzere adı geçen bankalara ABD Hazinesi tarafından ciddi cezalar kesilebileceği konuşuluyor.

Atilla’nın savunma ekibinin davanın yargıcı Richard Berman’a sunduğu bir listede, şimdiye kadar yaptırım ihlallerine karışan on banka içinde BNP Paribas, ödediği yaklaşık 9 milyar ABD doları tutarındaki ceza ile başı çekiyor.

Bazı uzmanlara göre, Halk Bankası’nın ödeyeceği ceza miktarı Atilla’ya verilecek cezanın tonunu da belirleyebilir.

“Halk Bankası’na yüksek bir ceza kesilirse Atilla daha az bir ceza alabilir,” diyor New York merkezli dolandırıcılık denetim kurumu Bard Dynamic’in kurucusu Ozan Gürel.

“Daha da önemlisi bankanın ABD bankacılık sisteminden ihraç edilip edilmeyeceği. Nihayetinde bankalar miktar ne olursa olsun cezayı öder ama sistemden çıkarılmak çok daha vahim sonuçlar doğuracaktır.”

Diplomatik dokunulmazlığı olan siyasiler dışında adı geçen kişilerin ise, uluslararası dolaşımlarının engellenebileceği, isimleri bizzat ABD kurumlarınca yaptırım listesine alındığında Türkiye dışındaki ülkelerdeki mal varlıklarına el konulabileceği belirtiliyor.

Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Avrupa Birliği eski Bakanı Egemen Bağış ve Halk Bankası eski genel müdürü Süleyman Aslan iddialarda ismi geçen yetkililerden.

SARRAF NE YAPIYOR?

Ambargo altındaki İranlı kurumların yurtdışı ödemelerinde yüksek komisyon bedelleri keserek ciddi bir servet edinen Sarraf için yargı süreci halen devam etmekte.

Adına henüz bir hüküm duruşma tarihi belirlenmemesi, eski sanığın, korunaklı bir cezaevinde FBI yetkililerine, bildiklerini son harfine kadar anlatmaya devam ettiği anlamına geliyor.

Kurduğu yasadışı şebekeler vasıtası ile eindiği maddi kazanımları ABD’ye iade etmekle kalmayıp tüm bildiklerini şüpheye yer bırakmaksızın anlatması, tüccarı özgürlüğe bir adım daha yaklaştırabilir.

Sarraf’ın mevcut siyasi konjektürde savcılar için değeri artmış olabilir.

İran ile 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmadan ABD’nin aniden çekilmiş olması yaptırım rejimini yeniden gündeme getirdi.

Reuters haber ajansının Salı günkü haberine göre, ABD Hazine Bakanlığı, İran’ın, kritik önemdeki bankacılık sektörünü kullanmasını engellenmek amacı ile yeni ekonomik yaptırımlar getirildiğini açıkladı.

Bu gelişme Sarraf’ın bildiklerini ve bağlantılarını daha anlamlı kılabilir.

Yüksek korumalı bir cezaevinde tutulduğu konuşulan Sarraf’ın, gozaltina alinip tutuklandigi dönemde gardiyana içki ve telefon kullanımı karşılığında rüşvet verdiğini kabul etmesi ardından açılan dava devam ediyor.

Tüccar hakkında, eski koğuş arkadaşı 62 yaşındaki Arap asıllı Fildişi Sahilli vatandaşı Faozi Jaber tarafindan cinsel istismar ve tecavüz iddiasıyla acilan davanin ise 22 Mayıs tarihinde karara baglanmasi bekleniyor.

ABD basında yer alan haberlere göre İranlı tüccar iddiaları hayal ürünü olarak nitelemişti.

GERİ GELEN YAPTIRIMLAR ATİLLA’NIN CEZASINI ETKİLER Mİ?

Hüküm duruşması öncesi prosedürler kapsamında Atilla’nın ailesi, akrabaları, iş arkadaşları ve diğer yakınları Yargıç Berman’a onlarca mektup göndererek, adalet ve merhamet istediler.

Sanığın duruşma boyunca sergilediği iyi hal, Metropolitan Islahevinde gardiyanlarla uyumlu ilişkileri, sabıkasının olmaması ve diğer hafifletici unsurların karara etki etmesi bekleniyor.

Yargıç Berman’ın Mayıs ayı başında savcılığın cevaplandırmasını talep ettiği sorular arasında, Atilla’nın ihlal ettiği yaptırımların halen gündemde olup olmadığı da yer almıştı.

Savcılar, sözkonusu yaptırımların yürürlükten kaldırılmış olduğunu ancak uygulamanın halen devam edip etmemesinin işlenen suç kapsamında önem taşımadığına vurgu yapmışlardı.

Mevcut siyasi gelişmeler ise iddia makamının hüküm ve sonrasında temyiz sürecinde elini güçlendirebilir.

“Tamamen dava dışında gelişen bir durum var,” diyor davayı takip eden hukukçu, yaptırım rejimin yeniden yürürlüğe gündeme gelmesine ilişkin.

“Takip etmeye çalışıyoruz; bir şekilde etkisi olur mu, olmaz mı diye ancak somut bir cevabım yok. Olur ise, ‘hakim hakimliği bıraktı siyaset yapmaya başladı’ anlamına gelir.”

​​’Erdoğan, Arınç’a başkan yardımcılığı teklif etti’

Yeniçağ gazetesi Ankara temsilcisi Ahmet Takan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç arasındaki görüşmede bir ‘başkan yardımcılığı’ konusunun geçtiğini iddia etti. Takan’ın aktardığına göre Erdoğan, Arınç’a ‘Birlikte çalışabiliriz’ diyerek başkan yardımcılığı teklif etti.

Takan’ın “Koş vatandaş koş… Sarayda başkan yardımcılığı dağıtılıyor!..” başlıklı yazısından öne çıkanlar şöyle:

Muhalefette çatlak ve sürekli bir itiş kakış görüntüsü var, koltuk kavgası var algısı yaratmak isteyenler için bulunmaz fırsat oldu. R. Erdoğan da, “keşke muhalefetin ortak adayı Abdullah Gül olsa da çok yorulmadan şu seçimleri kazansam” diye içinden geçirirken önüne gelen altın değerindeki pası gole çevirebilmek için hiç vakit kaybetmedi. “Abdullah Gül’e karşı etrafını güçlendiriyor” algısını yayarak küskün olduğu, damadı FETÖ’cülükten içeri alınan Bülent Arınç’ı huzura çağırdı. Böylece, barış sinyalleri verilen malum çevrelere de güzel(!) kamuflajlı mesaj oldu.

Aslında bilinmiyordu ki, Arınç’tan birkaç gün önce Başbakanlıktan azlettiği Ahmet Davutoğlu ile de sarayda görüşmüştü. Medya manipülasyonlarından dolayı Davutoğlu, sadece Gül ile görüşmüş olarak biliniyordu. Gerçek olan ise Davutoğlu’nun önce Erdoğan’a ardından Gül’e gittiğiydi. Bilinmeyen Erdoğan- Davutoğlu görüşmesinden çok az bilgi sızdı.

‘DAVUTOĞLU BAŞKAN YARDIMCILIĞINA VEYA KONYA’YA FİT’

Kısaca özetlemek gerekirse, Davutoğlu, milletvekilliği istemiyor ama gönlünden geçen Başkan Yardımcılığı, olmazsa Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığına fit. Bülent Arınç, Erdoğan ile görüşmesinden sonra “Ak Partiliyim. Benim partim burası” diyerek tavrını net koydu. Arınç’ın yakın çevresinden edindiğim bilgilere göre, Erdoğan ile görüşmenin önemli bir bölümü Abdullah Gül ile birlikte diğer adayların değerlendirilmesine ayrıldı. Gelecek planlamaları yapıldı. Erdoğan, Arınç’a “birlikte çalışabiliriz” diyerek ima yolu ile Başkan Yardımcılığı teklif etti. Kaynağımın anlattığı şöyle;”Bülent Bey, aktif siyaseti milletvekilliği boyutunda bitirdi ama bu Başkan Yardımcısı olmayacağı anlamına gelmiyor. Yarınlarda olabilecek bir teklifi değerlendirebilecek durumda.”

‘NİŞANTAŞI BARONLARININ GÜL MANİPÜLASYONUNA RAĞMEN AKŞENER, ERDOĞAN’IN KARŞISINDA EN GÜÇLÜ ADAY’

Köşesinde hükümete de anketler yapan MAK Danışmanlık’ın araştırmasını paylaşan Takan, şunları yazdı:

Abdullah Gül; 15, Kemal Kılıçdaroğlu; 17, Meral Akşener 19, Temel Karamollaoğlu 7, Muharrem İnce; 9, Yılmaz Büyükerşen; 4, Abdullatif Şener; 2, Selahattin Demirtaş; 9, İlhan Kesici; 6, Öztürk Yılmaz; 2, Diğerleri; 5, Görüş yok/Kararsız; 5.

Gördüğünüz gibi, Nişantaşı baronlarının, Abdullah Gül lehine yaptığı tüm manipülasyonlara rağmen iktidara yakın bir araştırma şirketinin yaptırdığı en sıcak ankette bile kaçınılmaz olarak Meral Akşener, Erdoğan’ın karşısında en güçlü aday olarak çıkıyor. Abdullah Gül, Erdoğan’ın biraz daha fazla İngilizce bilen hali olduğuna göre!.. Hangi ata oynanıyor?.. Gerçekte kazanan kim olacak?.. Temel’in dediği gibi mi?.. “Ha bizim uşak ha uşak bizim… O da bizim uşak bu da bizim uşak” mı!..

73 üncü Altın Küre adayları belli oldu

Los Angeles’ta açıklanan adaylıklar için ödüller, 14 dalda sinema, 11 dalda ise televizyon alanında olmak üzere 25 kategoride sahiplerini bulacak.

Yönetmenliğini Deniz Gamze Ergüven’nin yaptığı, Fransa’nın Oscar aday adayı Mustang filminin 2016 Altın Küre Ödülleri’nde aday gösterilmesi Türkiye için en dikkat çekici ayrıntı oldu. Todd Haynes’in yönettiği Carol ise yine şaşırtmadı ve 5 dalda adaylıkla en çok öne çıkan film oldu.

Hollywood Yabancı Basın Birliği tarafından belirlenen ve Oscar’ın habercisi olarak da bilinen ve Altın Küre ödül töreni bu yıl 10 Ocak’ı 11 Ocak’a bağlayan gece Ricky Gervais’in sunuculuğunda gerçekleştirilecek. 73. Altın Küre Ödül Töreni, Beverly Hilton Otel’inde düzenlenecek görkemli bir törenle sahiplerini bulacak. Tören ülkemizde FOXLIFE kanalından canlı olarak da izlenebilecek.

73. Altın Küre Adayları:

En İyi Film (Drama)CarolMad Max: Fury RoadThe RevenantRoomSpotlight

En İyi Film (Müzikal/Komedi)The Big ShortJoyThe MartianSpyTrainwreck

En İyi YönetmenTodd Haynes | CarolAlejandro Gonzalez Inarritu | The RevenantTom McCarthy | SpotlightGeorge Miller | Mad Max: Fury RoadRidley Scott | The Martian

En İyi Erkek Oyuncu (Drama)Bryan Cranston | TrumboLeonardo DiCaprio | The RevenantMichael Fassbender | Steve JobsEddie Redmayne | The Danish GirlWill Smith | Concussion

En İyi Kadın Oyuncu (Drama)Cate Blanchett | CarolBrie Larson | RoomRooney Mara | CarolSaoirse Ronan | BrooklynAlicia Vikander | The Danish Girl

En İyi Erkek Oyuncu (Komedi/Müzikal)Christian Bale | The Big ShortSteve Carell | The Big ShortMatt Damon | The MartianAl Pacino | Danny CollinsMark Ruffalo | Infinitely Polar Bear

En İyi Kadın Oyuncu (Komedi/Müzikal)Jennifer Lawrence | JoyMelissa McCarthy | SpyAmy Schumer | TrainwreckMaggie Smith | The Lady in the VanLily Tomlin | Grandma

En İyi Yardımcı Erkek OyuncuPaul Dano | Love & MercyIdris Elba | Beasts of No NationMark Rylance | Bridge of SpiesMichael Shannon | 99 HomesSylvester Stallone | Creed

En İyi Yardımcı Kadın OyuncuJane Fonda | YouthJennifer Jason Leigh | The Hateful EightHelen Mirren | TrumboAlicia Vikander | Ex MachinaKate Winslet | Steve Jobs

En İyi SenaryoThe Big Short | Adam McKay ve Charles RandolphThe Hateful Eight | Quentin TarantinoRoom | Emma DonoghueSpotlight | Tom McCarthy ve Josh SingerSteve Jobs | Aaron Sorkin

En İyi Özgün MüzikCarol | Carter BurwellThe Danish Girl | Alexandre DesplatThe Hateful Eight | Ennio MorriconeSteve Jobs | Daniel PembertonThe Revenant | Alva Noto ve Ryichi Sakamato

En İyi Özgün ŞarkıLove Me Like You Do | Fifty Shades of GreyOne Kind of Love | Love & MercySee You Again | Furious 7Simple Song #3 | YouthWriting’s On the Wall | Spectre

En İyi AnimasyonAnomalisaThe Good DinosaurInside OutThe Peanuts MovieShaun the Sheep Movie

En İyi Yabancı FilmThe Brand New TestamentThe ClubThe FencerMustangSon of Saul

Altın Koza nın adı değişiyor

Adana Büyükşehir Belediye Meclisi’nde konuşan Başkan Hüseyin Sözlü, Altın Koza Film Festivali’nin Adana’nın sembollerinden biri olduğunu belirtti. Festivalde büyük ödülün ‘Altın Koza Ödülü’ olarak verilmeye devam edilmesinin planlandığını kaydeden Sözlü şöyle konuştu:”Önümüzdeki yıl 23’üncüsü gerçekleştirilecek ‘Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nin adı, kentin daha iyi tanıtılması için ‘Uluslararası Adana Film Festivali’ olarak değiştirilecek. Ancak büyük ödül ‘Altın Koza Ödülü’ olarak verilecek. Böylece festivalin şehrimizin mesajını daha iyi vereceğini, bu isimle anılmasının kente daha iyi katkı koyacağını düşünüyorum. Söz konusu isim değişikliği için gerekli çalışmaları başlattık.”BU YIL BURUK GEÇTİBu yıl ülkede yaşanan terör olayları nedeniyle, törenlerden arındırılmış olarak yapılan 22’nci Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nde yarışan filmler düzenlenen basın toplantısı ile açıklandı. Her yıl programı içindeki konserler ve ünlülerin katıldığı kortejle, kente bayram havası yaşatan Altın Koza Film Festivali buruk geçti.

Murat KİBRİTOĞLU – DHA

Altın Portakal ödül tahminlerim

Bu yılki yarışma seçkisini bir çırpıda gözden geçirince ‘heyecan verici bir kuşak’ın çıktığını söylemek çok kolay değil. Daha ziyade tek tük becerikli ismin arasında bir şeylerin döndüğünü söyleyebiliriz. Klasik temelden kopma adına yapılan yeni denemelerin fazlasıyla zorlama durduğu da görülebiliyor. Ama Özcan Alper, Selim Evci, Tolga Karaçelik ve Emre Şahin’in bir gelenek oluşturduğu kesin.EN İYİ FİLM ‘SARMAŞIK’Bu kadar olanakla her genç yönetmenin yetenekli olamayacağı da aslında 12 filmin çıkardığı resim. Denemeler arasında günümüz ilişkilerine, kırsaldaki yaşama, maço kültürüne ve daha nicesine bakış derken, seyirciyle ilişkiyi iyi kurma sevdası da var. Minimalist sinemanın ise yavaş yavaş gerilediği, miadını doldurduğu kesin.

Bana kalırsa “Sarmaşık” her açıdan bu seçkinin en düzgün filmiydi. Onun ardından “Saklı” ve “Kalandar Soğuğu” gelir. İlk film olarak ise “Çırak” dikkat çekti. En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo gibi majör dallarda nasıl bir dağılım olur bilinmez. Ama seçkinin zayıflığı sebebiyle belli bir seviyeye ulaşan “Takım: Mahalle Aşkına” ve “Rüzgarın Hatıraları” yabana atılamaz. Özcan Alper ‘yönetmen’ olarak en beğenilen isim olabilir.Aslında en şaşırtıcı çıkışı Mustafa Kara’nın “Kalandar Soğuğu” yaptı. Onun sürpriz bir ödül almasına şaşırmaz kimse. Atalay Taşdiken’in “Arama Motoru” ile “Dondurmam Gaymak” (2006) modeline el atması, ama fazlasıyla tökezlemesi beğeni toplayabilir. Sosyal sorumluluk projesi “Artık Hayallerim Var”la birlikte Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü için şansları olabilir.

OYUNCU DALLARINDA NELER OLUR?Açıkçası ‘En İyi Erkek Oyuncu’da Haydar Şişman, Nadir Sarıbacak ve Hakan Atalay en ağırlıklı performanslar. Sarıbacak daha yakın, diğerlerine de kimse şaşırmaz. ‘En İyi Kadın Oyuncu’da Hasibe Eren ve Leyla Göksun dışında bir isimden söz edemiyoruz. Kadın karakter sıkıntısı belirgin. Eren daha yakın.En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu’da Özgür Emre Yıldırım iki filmde var. ‘En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu’da ise Selen Domaç ve Türkü Turan çekişebilir. Turan, başrolde de düşünülebilir. Böylesi ağırlıklı bir performans, bu kategoride yarışa girerse kesin ödülü kazanır.

TEKNİK DALLARDA NE GÖZÜKÜYOR?En İyi Sinematografi en çekişmeli dallardan. “Kalandar Soğuğu”, “Rüzgarın Hatıraları”, “Saklı” ve “Çırak” var. İlk ikisi daha güçlü elbette. En İyi Kurgu’yu ise “Çırak”, “Takım Mahalle Aşkına” veya “Sarmaşık” alabilir. Ben ilkini tercih ederim.En İyi Müzik’te “Takım: Mahalle Aşkına” daha baskın. ‘En İyi Sanat Yönetimi’nde zafer “Rüzgarın Hatıraları”na giderse çok trajik olur. “Kalandar Soğuğu” ve “Sarmaşık” daha mantıklı gibi…JÜRİ KARARLARI BELİRLEYİCİ OLACAKAçıkçası tüm bu ödüllerin dağılımından Naz Erayda, Mirsad Herovic, Şebnem Bozoklu, Şerif Sezer, Tarık Tufan, James Ulmer ile Ömer Vargı’yı içeren jüri üyeleri sorumlu. Onların kararlarıyla da daha ‘Yeşilçam geleneği’ne yatkın, eğlendiren, rahat izlenen, ama bunu bir formülle ve temiz yapan filmler öne çıkacak gibi. Elbette Herovic, Tufan ve Ulmer’in kararları belirleyici olacak.Bu sebeple “Takım: Mahalle Aşkına” ve “Arama Motoru” sürpriz yapabilir. “Sarmaşık” ve “Kalandar Soğuğu” ise es geçilmez diye düşünüyorum. En İyi İlk Film’de “Kümes” ile “Çırak” arasındaki yarıştan ne çıkacağını tahmin etmek kolay değil. Birincisi genelde daha çok seviliyor, benim favorimse ikincisi…

Kerem Akça’ya göre ödülleri alacaklar:En İyi Film: Takım: Mahalle AşkınaEn İyi İlk Film: KümesEn İyi Yönetmen: Özcan Alper (Rüzgarın Hatıraları)En İyi Senaryo: SarmaşıkEn İyi Erkek Oyuncu: Nadir Sarıbacak (Sarmaşık)En İyi Kadın Oyuncu: Hasibe Eren (Kümes)En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Türkü Turan (Saklı)En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Özgür Emre Yıldırım (Sarmaşık / Takım: Mahalle Aşkına)En İyi Görüntü Yönetimi: Kalandar SoğuğuEn İyi Kurgu: ÇırakEn İyi Sanat Yönetimi: SarmaşıkEn İyi Müzik: Takım: Mahalle AşkınaDr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü: Arama Motoru ekibiBehlül Dal Jüri Özel Ödülü: Pınar Balkış (Muna)Seyirci Ödülü: Arama MotoruKerem Akça’ya göre ödülleri alması gerekenler:En İyi Film: SarmaşıkEn İyi İlk Film: ÇırakEn İyi Yönetmen: Selim Evci (Saklı)En İyi Senaryo: SarmaşıkEn İyi Erkek Oyuncu: Nadir Sarıbacak (Sarmaşık)En İyi Kadın Oyuncu: Hasibe Eren (Kümes)En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Türkü Turan (Saklı)En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Özgür Emre Yıldırım (Sarmaşık / Takım: Mahalle Aşkına)En İyi Görüntü Yönetimi: Kalandar SoğuğuEn İyi Kurgu: ÇırakEn İyi Sanat Yönetimi: Kalandar SoğuğuEn İyi Müzik: Takım: Mahalle AşkınaDr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü: Arama Motoru ekibiBehlül Dal Jüri Özel Ödülü: Pınar Balkış (Muna)Seyirci Ödülü: Takım: Mahalle AşkınaKerem Akça’ya göre Antalya Film Festivali’nin yarışmasındaki filmlerin sıralaması:1-Sarmaşık2-Saklı3-Kalandar Soğuğu4-Çırak5-Takım: Mahalle Aşkına6-Rüzgarın Hatıraları7-Arama Motoru8-Kümes9-Misafir10-Muna11-Artık Hayallerim Var12-Pia

Altın Portakal ın ilk sahipleri belli oldu

52’nci Uluslararası Antalya Film Festivali’nde ilk ödüller, Ebru Cündübeyoğlu’nun sunumuyla Antalya Kültür Merkezi’nde düzenlenen gecede sahiplerini buldu. Festivalin ulusal uzun metraj film yarışmasında yer alan 12 film arasında Ömer Vargı başkanlığında Şebnem Bozoklu, Naz Erayda, Mirsad Herovic, Tarık Tufan ve James Ulmer’den oluşan jürinin yaptığı değerlendirme sonucunda ilk geceye ‘Takım: Mahalle Aşkı’na damgasını vurdu. Film geceden 3 ödülle ayrıldı. 

Altın Portakal da En İyi İlk Film Çırak

52. Uluslararası Antalya Film Festivali kapsamında Altın Portakal Geleneksel ödülleri sahiplerini buldu.

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 52’ncisi düzenlenen festivalin Uluslararası Yarışma’daki ödüllerin arttırılması ve ikisi özel olmak üzere toplam 34 ödül verilecek olmasından dolayı, bu yıldan itibaren iki ayrı tören düzenlenecek.

Bu kapsamda Antalya Kültür Merkezi Aspendos Salonu’nda düzenlenen ilk ödül töreninin, sunuculuğunu Ebru Cündübeyoğlu yaptı.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, törenin açılışında yaptığı konuşmada, bir haftadır sadece perdede görünen yıldızlarla ve sanatçılarla değil aynı zamanda perdenin arkasında sinemanın mutfağında olan emekçilerle, yapımcılarla, senaristlerle sinema büyüsü denen mucizeyi hep birlikte hissettiklerini belirtti.

“Hem 52 yıllık Altın Portakal geleneğini en güzel şekilde yaşattık hem büyük Antalya Film Forum’a yeni bir gelişim sağladık” diyen Türel, Antalya Film Forum’a büyük bir adım attıklarını ve büyük bir iş başardıklarını söyledi.

Türkiye’de festivallerin Türk sinemasına katkısının inkar edilemeyeceğinin altını çize Türel, şunları kaydetti:

“Bağımsız sinema yeni akımların ortaya çıkmasında festivallerin rolü her zaman önemli olmuştur fakat sinema gibi kolektif bir sanatın gelişmesi sadece klasik festival ödülleriyle desteklenemez. Felsefeyi, edebiyatı sinema ekollerini, müziği, ışık bilimini, görsel teknolojileri kapsayan büyük bir mutfağı da desteklememiz gerekiyor. Antalya Film Forum, Türkiye’de sinema mutfağının perde arkasını, perdede görünmeyen sinema emekçilerini, genç sinemacıları desteklemek misyonuyla yola çıkmış bir projedir.”

Antalya Film Forum’da yer alan Sarmaşık, Rüzgarın Hatıraları gibi filmlerin başarısının doğru yolda olduklarını gösterdiğini anlatan Türel, bu yıl foruma Belgesel Pitching Platformu’nun da eklendiğine dikkati çekti.

Film forumun her yıl daha büyük yeniliklerle büyümesini, küresel bir sinema mutfağına dönüşmesini arzu ettiklerini vurgulayan Türel, “Öyle ki Antalya Film Forumu, küresel sinemanın vazgeçilmez merkezlerinden birisi olmalı, burada yeni sinema ekolleri da olmalı. Bu bir hayal olabilir ama en iyi sizler biliyorsunuz ki sinema da hayalle başlar” şeklinde konuştu.

Başkan Türel, festivalin “Altın Portakal” ödül törenlerini bu yıldan itibaren iki ayrı tören haline getirdiklerini belirterek, “Bu yıl festivalimizde ikisi özel olmak üzere 34 ödül verilecek. Bütün ödüllerin tek bir törende verilmesi takdir edersiniz ki kolay bir iş değil, biraz imkansız hale geldi. Ödülleri özenle sunabilmek ve ödül alanlara hak ettikleri değeri vermek, bir konuşma imkanını sağlamak için dünyadaki benzer örneklerde olduğu gibi iki ayrı ödül töreni düzenledik” dedi.

Festival Direktörü ve Yapımcı Zeynep Özbatur Atakan da festivalde her yıl daha iyilerini yapmaya çalışacaklarını söyledi.

– Altın Portakal Ödülleri

Antalya Film Festivali’nin “En İyi İlk Film” ödülünün sahibi Emre Konuk’un yönettiği “Çırak” filmi olurken , “Yardımcı Kadın Oyuncu” ödülünü ise “Çırak” filmindeki rolüyle Çiğdem Selışık aldı.

“En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” ödülünü “Muna” filmindeki rolüyle Kaan Çakır’ın aldığı törende, “En İyi Sanat Yönetimi” ödülünü “Takım: Mahalle Aşkına” filmiyle Uykura Bayyurt, “En İyi Kurgu” ödülünü “Takım: Mahalle Aşkına” ile Emre Şahin ve “En İyi Görüntü Yönetimi” ödülünü de “Rüzgarın Hatıraları” filmiyle Andreas Sinanos elde etti.

Behlül Dal Jüri Özel Ödülünü “Takım: Mahalle Aşkına” filmindeki rolüyle Yağız Can Konyalı, Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü’nü “Kalandar Soğuğu” filmi, Film-Yön En İyi Yönetmen Ödülünü “Saklı” filmiyle Selim Evci, Belgesel Film İzleyici Ödülünü Uluç Erdem Ersen’in yönettiği “Zerk” ve Kısa Film İzleyici Ödülü’nü Mehmet Aksum Akyel’in yönettiği “Zilan” filmi aldı.

– Antalya Film Forum ödülleri

Gecede ayrıca Antalya Film Forum (AFF) ödülleri de sahiplerini buldu. Work in Progress dalında “Digiflame Renklendirme ve Görsel Efekt Ödülünü “İyilik” film projesi, Finansal Destek Ödülünü de “Rauf” film projesi aldı.

Kurmaca Pitching Platform Villa Kult Berlin Artistik Destek Ödülü’nü, “Yurt” film projesi alırken, Belgesel Pitching Platform Juri Özel Ödülünü “Antoine Köpe’nin Anıları”, Finansal Destek Ödüllerini ise “Mr. Gay Suriye” ve “Olimpiyat” film projeleri elde etti.

Kurmaca Pitching Platformu Juri Özel Ödülü’nü “Mirina Hespen Reş (Siyah Atların Ölümü)” filmi alırken, Finansal Destek Ödüllerini ise “Kelebekler” ve “Yatılı Okul” filmleri aldı.

Sinan Özmüş, Ayşe Yıldız – AA

Orjinal Stag Geciktirici Sprey porno 64 türk porno