Nokia’dan yeni satın alım: ABD’li yazılım üreticisi artık

Nokia, ABD’li yazılım üreticisi SpaceTime Insight’ı satın aldı. Anlaşmanın ayrıntılarına dair bir açıklama yapılmadı.

Nokia’nın bu satın alma adımı, akıllı telefon öncesi dönemde telekomünikasyon sektörüne damga vuran şirketin telekom dışına açılma arzusunun bir göstergesi olarak nitelendi.

Nokia, son dönemde yazılım alanında bazı küçük ve orta ölçekli şirketleri satın almıştı.

Nokia’nın yazılım birimi Nokia Software’in Başkanı Bhaskar Gorti de, “Geleneksel olarak birçok telekom şirketi daha fazla ağ ekipmanı satmak için yazılım geliştiriyor. Bu, sektörün B2B açılımı açısından önemli” dedi.

SpaceTime, sanayi tüketicilerinin ağlarındaki varlıklarını ve milyonlarca cihazı yönetmesini sağlayan yazılımlar üretiyor. Şirkerin müşteri arasında FedEx, ABD’nin 2 numaralı demiryolu operatörü Union Pacific, elektiril şirketleri Entergy, NextEra Energy ve Singapore Power bulunuyor.

Kaynak: Reuters

NASA ile Uber’den uçan taksi ortaklığı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) ile Uber, ABD’deki şehirlerin semalarında uçan taksi için keşif yapılması konusunda anlaşma imzaladı.

NASA’dan yapılan açıklamada, Uber ile uçan taksi için keşif yapılması konusunda anlaşıldığı ve NASA’nın, dağıtım amacıyla kullanılan insansız hava araçlarını (İHA) da içeren “şehir hava devinim” araçları için simülasyonlara başlayacağı belirtildi.

Açıklamada, anlaşmanın hedefinin, Uber kullanıcılarının araç çağırmakta kullandığına benzer bir sistemin küçük uçaklara uygulanması için ortaklaşa kullanım ağının yaratılması olduğu bildirildi.

Los Angeles’ta düzenlenen Uber Elevate Zirvesi’nde Uber’in 2020’de uçurmayı umduğu uçan taksi prototipleri sergileniyor. AA

Uber teams up with U.S. Army, NASA to develop flying taxis https://t.co/hjsCSyQaZqpic.twitter.com/1vq8SeoeuD

— Mashable (@mashable) May 9, 2018

PlayStation 5’i bekleyenlere kötü haber

Sony’nin Amerika CEO’su Shawn Layden, E3 2018 kapsamında tanıtılması beklenen PS5’in bu yıl çıkmayacağını paylaştı.

Japonya merkezli teknoloji devi Sony’nin, Playstation 4 Pro’nun çıkışıyla rötar yapan PlayStation 5 için çalışmalara başladığı bir süredir dile getiriliyordu.

PS5’in bu yıl düzenlenecek olan E3 2018 etkinliğinde tanıtılması bekleniyordu. Fakat Sony’nin CEO’su Shawn Layden PlayStaion’ın 5’inci sürümü için Oyunseverleri yakından ilgilendiren bir açıklamada bulundu.

Layden, E3 2018’in PS5 için doğru bir yer olmadığını, konsolun bu yıl tanıtılmayacağını ve bu yılın oyun odaklı olacağını dile getirdi.

PS5’te 4K (en az 3840 x 2160) çözünürlükteki oyunlara destek olacak PlayStation VR entegrasyonu bulunuyor.

PS5, piyasadaki en büyük rakibi Xbox One gibi televizyon ve akış gibi fonksiyonlara sahip hepsi bir arada konsolla karşımıza çıkabilir.

Sony hala PlayStation 5 için bir tarih vermedi. Ancak şirkete yakın kaynaklara göre, Sony, 2020’de yeni PS konsolunu görücüye çıkarabilir.

Cihazın ABD fiyatının ise 499 dolar olması bekleniyor.

Bloomberg: Yatırımcıların Erdoğan’ın ekonomisine inancı kalmadı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uluslararası yatırımcılarla da biraraya geldiği Londra temaslarının ardından ekonomi ağırlıklı haber kuruluşu Bloomberg’de bir değerlendirme yayımlandı: Erdoğan’ın seçim zaferi, piyasalar için politika devamlılığı anlamına geldiğinden olabilecek en kötü ihtimal.

ABD merkezli haber kuruluşu Bloomberg’in yayımladığı makalede, yatırımcıların 24 Haziran erken seçimleri öncesi Türk varlıklarını sattığı belirtildi.

‘İSTİKRAR VAADİ BİTTİ’

Bugüne dek Erdoğan ve AKP’nin tek parti iktidarının araştırma raporlarında ve yatırımcı notlarında istikrar vaat ettiği için tercih edildiğini, ancak artık bu istikrar önermesinin yatırımcılar nezdinde geçerli olmadığını dile getiren Bloomberg, bunun en büyük gerekçesi olarak Erdoğan’ın büyüme odaklı politikalarda ısrarcı olmasını gösterdi.

Londra merkezli ‘Fidelity International’ adlı fonda 2 milyar dolarlık gelişen piyasalar fonunu yöneten Paul Greer, Bloomberg’e, “Erdoğan’ın zaferi piyasalar için politika devamlılığı anlamına geldiğinden olabilecek en kötü ihtimal. Gerçi bu sonuç Türk piyasaları için en az şaşırtan ihtimal olacaktır” dedi.

‘BATI’DAN UZAKLAŞMA’

Başka bazı fon yöneticileri de Erdoğan yönetiminde görülecek bir devamlılığın artık piyasalar tarafından olumlu görülmediği yorumunda bulundu.

Makalede nisan sonunda açıklanan teşvik paketinin endişeleri katmerlediği, para politikasının gevşek olduğu, cari açığın sürdürülebilir olmadığı ve Erdoğan’ın düşük faizdeki ısrarı yüzünden enflasyonun kontrol altına alınamadığı sıralandı.

Aynı zamanda Türkiye’nin Almanya ve ABD gibi Batı’daki geleneksel dostlarından uzaklaşmasının da yatırımcılar nezdinde olumsuz görüldüğü belirtildi.

‘YAVAŞ VE DENGELİ OLSUN’

Londra’daki ‘ Aberdeen Asset Management’ firmasında 14 milyar dolarlık gelişen piyasalar fonunu yöneten Viktor Szabo, “Erdoğan’ın zaferi şimdiki politikaların süreceği anlamına geliyorsa, bu, iyi bir yatırım durumu değil. Ani yükselişler ve düşüşler yerine daha yavaş ve dengeli bir büyümeyi teşvik edecek politika değişikliğini tercih ederim” dedi.

Szabo, Türkiye’nin AK Parti iktidarı öncesindeki istikrarsız, öngörülemeyen dönemlere geri dönmesinin Erdoğan’ın görevde kalmasından daha kötü bir senaryo teşkil etmesinden dolayı yatırımcıların zor bir tercihle yüz yüze kaldığını iddia etti.

‘NORMALLEŞME BEKLEMİYORUZ’

Bloomberg de bazıları için en iyi seçeneğin Erdoğan’ın söylemini değiştirmesi olduğunu öne sürdü.

ABN Amro’dan ekonomist Nora Neuteboom, yatırımcıların seçimlerden sonra hükümetin geri adım atmasını beklediğini, ancak kendilerinin böyle bir normalleşmenin olmasını beklemediğini belirtti.

Londra’daki RAM Capital’dan Ogeday Topcular da “Türkiye ekonomik olarak son 3-4 yıldır, hatta daha fazla bir süredir zorlanıyor. Bu hükümet tarafından alınan siyasi ve ekonomik kararlar ülkeyi eskisinden daha kötü durumlara soktu” diye konuştu.

Fitch: Türkiye, en kırılgan 3 ülkeden biri

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, ABD’de faiz oranlarının artmayla sıkılaşan finansal koşulların, toplam borcu 19 trilyon dolara ulaşan gelişen ekonomilere – en çok da Ukrayna, Türkiye ve Arjantin’e zarar verebileceğini söyledi.

Fitch raporunda on yıl önce toplam borcu 5 trilyon dolar olan gelişmekte olan ülkelerin borcunun 19 trilyon dolara fırladığını vurguladı şu tespit ve öngörüleri paylaştı:

  • “ABD Merkez Bankası’nın 2019 sonuna kadar en az altı kez faiz artırmasını öngörüyoruz”
  • “Eğer gevşek finansal koşullar beklenenden daha hızlı bir şekilde sıkılaştırılırsa gelişmekte olan ekonomilerin borcu baskı altına girebilir.
  • “Eğer gelişen piyasalara yönelik risk iştahı tersine dönerse, sermaye çıkışları kurlar üzerinde veya döviz rezervleri üzerinde baskı oluşturabilir.
  • “ABD tahvillerinin getirilerinin artması da ABD’li ve küresel yatırımcıları gelişen piyasalardan çıkmaya itebilir.
  • “Bu durum zaten cari açıklarını veya dış borçlarını yeniden finanse etmeye çalışan hükümetlerin üzerindeki baskıyı artırır.
  • “En kırılgan gelişen piyasalar Ukrayna, Türkiye ve Arjantin.
  • “Fitch Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Peru ve Kazakistan’da da dış borca bağımlılıklarından dolayı risk görmekte.
  • “Çin orta riskli bir ülke olarak değerlendiriliyor ve en büyük zorluğun orta ölçekli bankaların likidite durumları ve ekonomideki yüksek borçluluk olarak görülüyor.
  • “Brezilya’nın en büyük inşaat şirketlerinden Andrade Gutierrez SA Fitch’in bu yıl başından bu yana kaydettiği tek gelişen ülke borç iflası. 2017 yılında ise beş iflas gerçekleşti.”

Dolar ve Euro akşam saatlerinde yeniden yükselişe geçti

Merkez Bankası’nın dünkü “Gerekli adımlar atılacaktır” açıklaması sonrası rekor düzeylerinden 8-10 kuruş gerileyen ABD Doları, euro ve sterlin akşam saatlerinde lira karşısında değer kazandı.

DHA’nın haberine göre, Merkez Bankası’nın dünkü açıklaması öncesi; dolar 4.5011, Euro 5.3251, sterlin de 6.0698 lira ile yeni tarihi rekor düzeylerini görmüştü. Dolar akşam saatlerinde 4.46- 4.47 lira, Euro 5.27 – 5.28 lira ve sterlin de 6.03 – 6.04 lira aralığında seyretti.

Borsa İstanbul Endeksi de ( BİST100) yüzde 0.44 artışla 102 bin 611 puandan başladığı günü, yüzde 0.28 düşüşle 101 bin 869 puandan kapattı.

Merkez Bankası’ndan dün yapılan açıklamada, “Piyasalarda gözlenen sağlıksız fiyat oluşumları yakından takip edilmektedir. Gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki etkileri de dikkate alınarak gerekli adımlar atılacaktır” denmişti.

TCMB, anketini açıladı: Yıl sonu dolar kuru beklentisi 4,4352

TCMB Beklenti Anketi’nde 2018 yıl sonu dolar kuru beklentisi açıklandı. 2018 yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 4,22 TL iken, bu anket döneminde 4.4352’ye yükseldi. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla 4,33 TL ve 4,58 TL olarak gerçekleşti.

Mayıs 2018’de 12 Ay Sonrası Enflasyon Beklentisi %10,2, 24 Ay Sonrası Enflasyon Beklentisi %9 oldu https://t.co/EWocwxqJVhpic.twitter.com/cq1TOaavVt

— Merkez Bankası (@Merkez_Bankasi) May 18, 2018

TCMB Beklenti Anketi’ni açıkladı; dolar ve avro fırladı

Merkez Bankası’nın önceki günkü “Gerekli adımlar atılacaktır” açıklaması ve beklenti anketi sonrası rekor düzeylerinden 8-10 kuruş gerileyen dövizler, yeniden zirveye yaklaştı.

Haftanın son işlem gününde dolar 4.4927 liraya, avro 5.2983 liraya 6.0594 liraya kadar yükseldi.

Merkez Bankası’nın önceki günkü açıklaması öncesi;

  • dolar 4.5011 lira ile,
  • avro 5.3251 lira ile,
  • sterlin 6.0698 lira ile yeni tarihi rekor düzeylerini görmüştü.

Merkez Bankası’ndan önceki gün yapılan açıklamada, “Piyasalarda gözlenen sağlıksız fiyat oluşumları yakından takip edilmektedir. Gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki etkileri de dikkate alınarak gerekli adımlar atılacaktır” denildi.

Perşembe gününü yüzde 0.28 düşüşle 101 bin 869 puandan kapatan Borsa İstanbul Endeksi de (BİST100) haftanın son işlem gününde günlük yüzde 0.39 artışla 102 bin 270 puandan işlem görüyor.

İş Yatırım “Dünyadan negatif ayrışmaya devam ediyoruz…” başlıklı günlük piyasa bülteninde dolar’da meydana gelen yeni bir alım potansiyeli tekrardan piyasalarda fiyatlamaların değişmesine yol açtığı belirtildi ve şu değerlendirmeler yapıldı:

“ABD Philadelphia Fed İmalat Endeksi 34.4 artış ile bir önceki ay verisinin oldukça üzerinde gerçekleşirken, haftalık işsizlik maaşı başvurularında sınırlı artış yakalandı. EURUSD gün içerisinde 1.18 seviyesi sınırında fiyatlandı. ABD 30 yıl vadeli hazine tahvil faizlerinin 3 yılın zirvesine tırmanmasıyla Ons Altın fiyatları satış baskısı altında kaldı. ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin de yaklaşık 3.12 seviyesi üzerinde tutunmalarını sürdürdüğünü görüyoruz.

“1290 seviyesi altında fiyatlanan değerli metalde kısa vadeli toparlanmaların başarılı olmadığını söyleyebiliriz. Bir başka gündem maddesi ise İngiltere Başbakanı Theresa May’in İngiltere’nin gümrük birliğinden ayrılacağını açıklaması idi. Bu açıklama sonrasında GBPUSD paritesinde tekrardan 1.35 seviyesi altı fiyatlamalar gündeme geldi.

“Çin’den gümrük tarifelerine karşın ABD’ye yeni bir teklif gelirken, Trump Kuzey Kore Konusunda Libya modelinin söz konusu olmadığını dile getirdi. Euro Bölgesi tarafında ise İtalya’daki popülist liderler hükümet programında anlaştı ancak başbakanın kim olacağı konusu belirsizliğini korumaya devam ediyor.

“Yurtiçinde önemli bir veri akışı bulunmazken, gün içerisinde Türk Lirası’nın kısmi de olsa toparlanma çabası içerisine girdiğini gördük. Ancak bu toparlanmaya rağmen Dolar/TL 4.4530 seviyesi üzerine yerleşme çabaları içerisine girerken, Euro/TL’de tekrardan 5.25 seviyesi üzeri fiyatlamalar dikkat çekti.”

Bilkent Üniversitesi, tüm kampüslerde sigara içmeyi yasaklıyor

Bilkent Üniversitesi Senatosu, 2022 yılı eylül ayından itibaren üniversitenin 3 bin dönümlük üniversite kampüsünün içinde sigara içmeyi yasaklama kararı aldı.

Bilkent Üniversitesi Prof. Dr. Abdullah Atalar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sigaranın büyük bağımlılık yapan ve sağlığa çok fazla zararı bulunan kimyasal bir madde ve bir nevi zehir olduğunu söyledi.

Sigaranın büyük bir bağımlılık yaptığına işaret eden Atalar, “Nasıl kokain, eroin gibi uyuşturucu maddeler bağımlılık yapıyor, sigara da bağımlılık yapıyor. İnsan sağlığına zararı artık ispatlanmış bir nesne bu.” değerlendirmesini yaptı.

“O günlerden bugünlere geldik”

Türkiye’de 1980’lerde üniversitelerde derslerde, sınavlarda sigara içmenin serbest olduğunu hatta üniversite sınavında bile rahat bir şekilde sigara içilebildiğini belirten Atalar, “O günlerden bugünlere geldik. O gün ‘Bir gün sınıflarda sigara içmek yasaklanacak’ dense kimse inanmazdı.” ifadesini kullandı.

ODTÜ’de öğretim üyesi olduğu yıllarda sınav salonlarının birinde sigara içimini yasakladığını ve bu salona çok talep gelmesi üzerine salon sayısını ikiye çıkardığını aktaran Atalar, daha sonra Bilkent Üniversitesinde görev yapmaya başladığında dönemin rektörü Prof. Dr. Mithat Çoruh ile görüşerek üniversitenin senato ve diğer toplantılarda sigara içimini yasaklayarak üniversitelerde bir ilki hayata geçirdiklerini vurguladı.

Atalar, kapalı alanlarda sigara içiminin yasak olmadığı o yılları, “Türkiye’de kapalı alanlarda sigara içme yasağı yoktu. Biz bu yasağı ilk getiren üniversitelerden biriyiz. Düşünün o yıllarda asansörlerde sigara içilirdi ve biz bunu da yasakladık. Hocaların odalarını sigaralı, sigarasız diye böldük. Zaman geçti, binaların içinde sigara içmeyi yasakladık.” sözleriyle anlattı.

Dünyanın birçok ülkesinde sigaradan gençleri uzak tutmak için çalışmalar yapıldığına dikkati çeken Atalar, Yeni Zelanda gibi bazı ülkelerin ise 2030 yılında ülkede sigara içmeyi tümüyle yasaklayacağını açıkladığını, Nepal’in komşusu Butan’da ise sigara içmenin tümüyle yasak olduğunu bildirdi.

“Bu nesneden gençlerimizi uzak tutmamız lazım”

Atalar, ABD’de 2 bin 500 üniversitede sigara, bin 600 üniversitede ise her türlü tütün mamulunu içmenin yasak olduğunu belirterek, “ABD’de akla gelen hemen bütün üniversitenin kampüslerinde sigara içmek yasak. Türkiye ise bu konuda geride kaldı.” dedi.

Rektör Atalar, Bilkent Üniversitesi olarak öncülük yapmak istediklerinin altını çizerek, şöyle devam etti:

“Geçen hafta üniversite senatosu ve yönetim kurulunun oy birliği ile aldığı kararla 2022 yılında yani 4 yıl sonra eylül ayından itibaren üniversitemizin kampüsünün içinde herhangi bir yerinde sigara içmek yasak olacak. Yasağın uygulanacağı alan 3 bin dönüm.

Şu anda bina girişlerinde sigara içmek yasak. Bunları zamanla geliştireceğiz. Dünyadaki bazı ülke örneklerine bakarsak sigara içmenin yasak olduğu yerleri giderek büyütmüşler. Araştırmalar şunu gösteriyor, üniversitede bir yerde serbest bırakırsanız bu öğrencilerin sigara içmesine engel olmuyor, hatta orası sosyal mekan oluyor, herkes oraya gidiyor. Sigara içmenin çok zor olması lazım.

Araştırmalar, bir kere sigaraya başlayanların maaşlarının beşte birini sigaraya vermekten çekinmediklerini gösteriyor. Bu nesneden gençlerimizi uzak tutmamız lazım. Bir de sigaraya başlanırsa bırakmak çok zor. En doğrusu hiç başlamamak. Öğrencilerin sigaraya genelde üniversite yıllarında başladıklarını biliyoruz. Biz üniversitemizi sigarasız bir yer haline getirerek, öğrencilerimizin sigaraya hiç başlamamalarına ön ayak olmak istiyoruz.”

“Hiç başlamamasına neden olacak”

Atalar, sigara yasağının herkesi kapsayacağını vurgulayarak, “Hocaları, öğrencileri, çalışanları, işçileri, bahçıvanları, güvenlik görevlilerini ve herhangi bir konu için kampüse gelenleri de kapsayacak. Bu yaklaşık 15 bin kişi anlamına geliyor. Sigara içmek isteyen kampüs dışına çıkacak. Bu da hiç başlamayan birisi için başlamamasına neden olacak. Öğrencilerimizin büyük kısmı zamanlarının çoğunu kampüste geçiriyor. Yani sigara içmek kolay olmayacak.” diye konuştu.

ABD’deki üniversitelerde arabanın içinde de sigara içiminin yasak olduğunu ifade eden Atalar, “Bizde de bu detaylar nasıl şekillenecek, zaman içinde göreceğiz. Bir komite kurduk, bu komitenin içinde öğrenci konseyimiz de var. Görevimiz, aldığımız kararın önemli olduğunu öğrencilere inandırmak ve koyacağımız kurallara onların uymasını sağlamak.” dedi.

Kampüslerinin girişine 2022 tarihinden itibaren “Burası dumansız kampüstür” yazısının olacağını bildiren Abdullah Atalar, şunları kaydetti:

“Bildiğimiz kadarıyla bu konuda ilk ya da ilklerden biriyiz. Projemizi başlattık. Bu konularda da diğer üniversitelere örnek olmayı umuyorum. Onların da bunları takip edeceğini umuyorum, tahmin ediyorum. Gençleri sigaradan uzak tutmak bence üniversitelerin ve üniversite yöneticilerinin bir görevi.” AA

ABD’li profesörden ‘Selahattin Eyyubi’nin ölüm nedeni tifo’

Pensilvanya Üniversitesi’nde tıp profesörü olan Stephen Gluckman 12. yüzyılda yaşayan Selahaddin Eyyubi’nin ölümü için en olası sebebin tifo olduğunu öne sürdü.

Doktor Gluckman bakteriyel bir hastalık olan tifonun bölgede çok yaygın olduğunu belirtiyor.

Eyyubi’nin modern antibiyotikler ile kurtulabileceğine dikkat çeken ABD’li doktor, 12. yüzyılda bu ilaçların henüz keşfedilmediğini söylüyor.

Salmonella türü bakterinin sebep olduğu tifo genellikle kirli içme suyu ve yiyeceklerle bulaşıyor. Bakteri vücuda girdikten 1-2 hafta sonra hastalık ortaya çıkıyor.

ABD’li doktor teşhisini Maryland Üniversitesi’nde düzenlenen 25. yıllık tarihsel klinik patoloji konferansında duyurdu.

Tarihi isimlerin yakalandığı hastalıkların incelendiği konferansta daha önce Lenin, Darwin ve Abraham Lincoln gibi önemli isimlerin hastalıkları araştırılmıştı.

Selahaddin Eyyubi 2 Ekim 1187 tarihinde Kudüs’ü Haçlılar’ın elinden almıştı.

Eyyubi’nin ölümü, 800 yıldır çözülemeyen bir gizem halini aldı. 1193’te 56 yaşındayken aniden hastalanan Eyyubi iki hafta içinde vefat etmişti.

Posted by in Genel

Tags: ,

Permalink Leave a comment

Orjinal Stag Geciktirici Sprey porno 64 türk porno